Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA-Semi’ ve Basiir olan Allah adıyla…
Peygamber ve hidayet önderlerinin en büyük sorunu neydi, sorusuna cevap vermek pek kolay değildir.
Resulullah’ın (s.a.a) Mekke’deki sorunu ve zorlukları; yalnızlık, dostlarının, hak yolcularının azlığı, mevcut müminlerin işkencelere maruz kalması, müminlerin evlerini terk ederek hicret etmek zorunda kalmalarıydı. Medine’de ise en büyük sorun İslam’ın ilerlediğini, prim yaptığını gören müşriklerin yüzlerine nifak perdesi çekmeleriydi. İlahi vahiy, peygamberi münafıklar konusunda uyarıyor ve dikkatli olması gerektiğini belirterek nifakın vuracağı darbeyi azaltıyordu.
Hz. Ali (a.s) ve İmam Hasan (a.s) döneminde bu tehlike o kadar büyüdü ve yaygınlaştı ki, önceki dönemden miras kalan makam- mevki sahibi olmak, mala- servete ulaşmak, itibar ve ekabirden sayılmak İslam toplumunu tehdit etmeye başlamıştı. Müslümanlık, Allah’a iman, takva, Yaradana kulluk, ahirete hazırlık değil maddi imkanlara ulaşmak ve refaha kavuşma vesilesi olarak görülür olmuştu.
Bunların yanı sıra İmamların karşılaştıkları en büyük sorun bu nifak perdesinin yan ısıra dostlarının basiretsizliği ve Müslümanların sözde nifak halifelerinin sözlerine kanmalarıydı.
İmam Hasan (a.s) barışının en önemli kazanımı ve günümüze ders olacak getirisi, nifak perdesini yırtması olmuştur. Müslümanların halifesi makamını işgal eden Muaviye’nin yüzündeki nifak perdesi o kadar kalınlaşmıştı ki Müslümanlar perdenin arkasını göremiyorlardı.
Müslüman ümmetine musallat olmuş Emeviler, en büyük münafık çetesini oluşturuyorlardı. İmam Hasan’ın (a.s), bu perdeyi kaldırması ve onların gerçek yüzlerini ortaya çıkarması gerekiyordu. İşte İmam Hasan (a.s) barışında en büyük zafer nifak perdesini kaldırması olmuştur; barıştan çok kısa bir zaman sonra Emevioğullarının yüzündeki nifak perdesi düştü.
Hz.Ali’nin (a.s) hariciler hakkında buyurduğu: “Bendim fitnenin gözünü çıkardım, benden başka kimse yapamazdı”, sözünün aynısını İmam Hasan (as.) söylemiş oluyordu: “Bendim nifak perdesini yırttım, benden başka kimse münafıkların yüzündeki perdeyi kaldıramazdı”.
Bir taraftan Emevioğullarının yüzündeki nifak perdesi diğer taraftan dostların basiretsizliği imamların mazlumiyetini artırıyordu.
Günümüzdeki Müslüman ümmete musallat olmuş liderler Muaviye’den farksızdırlar; kendi mevki ve koltuklarını sağlamlaştırmak ve gerçek yüzlerini saklamak için her türlü nifak perdesinin arkasına saklanmayı başarıyorlar.
Diğer taraftan, İslam dünyasına musallat edilmiş bu kukla liderlerin nifak perdesini düşürecekleri yerde daha da kalınlaşmasını sağlayan cahil dostlara ne demeli. İmam Hasan’ı (a.s) savunuyor ama Muaviye’ye oy vererek yüzündeki nifak perdesini sağlamlaştırıyor, Kufelilere kızıyor ama kendisi zamanın Muaviye’sinin sözlerine/sloganlarına kanıyor…
İşte yüzünde nifak perdesi olanların yeni oyunu; Gazze için vicdanları rahatlatma zamanı…
İhanet ve nifaklarını örtbas etmek için Filistin halkının yardımına koşmaya davet ediyorlar.
İslamcı diye geçinen yazar çizer ve siyasetçiler yine siyasi hesap hatası yaptılar. Suriye‘deki hesaplarının tutmamasından ders almadılar. Irak konusunda da yanlış hesapları Bağdat‘tan döndü. Şimdi Filistin meselesinde ne davayı üstlenip Filistin’in mazlum halkının yanında yer alıp direnişe destek verdiler, ne de Siyonistleri pratikte kınayabildiler. Kurusıkı bağırmalardan başka bir şey yapamadılar.
Şimdi direnişin Gazze zaferini sahiplenmek istiyorlar; bütün çabaları “ateşkesi sağladık” deyip masa başında yapacakları ihanetlerle barışı sağlamaya çalışıyorlar. Ateşkes ve barış bahanesiyle siyonistleri direnişçi mücahitlerin elinden kurtarmaya çalışırken bir de utanmadan kendilerine Gazze zaferinden pay çıkarmaya çalışıyorlar.
Gazze katliamında sessiz kalman ve halkı aldatmanın verdiği vicdan azabını dindirme girişiminde bulunuyorlar; haydi Gazze‘ye yardım kampanyasına!
Yardım tırlarıyla vicdanlarını rahatlatma peşindeler. Makarna, pirinç, yağ, bisküvi ile vicdanınızın sesini bastıramazsınız.
Göndereceğiniz ilaçlar Gazze yaralılarının bedenlerindeki yaraları sarar ama kalplerindeki yararlara derman olamaz.
Ama merak etmeyin vatan- millet- sakarya diyen kapı kulu âlimler, yalaka yazarçizer, yandaş medya, basiretsiz cahil dostlar yardımınıza koşar, nifak perdenizi maslahat ve birlik-beraberlik zarar görmesin diye sağlamlaştırırlar.
Yüzünüzdeki yeni perde hayırlı olsun, dikkat edin yırtılmasın, yırtılacağı günden korkun çünkü ilahi azap çok şiddetli olacaktır.
Abdullah Özgür