Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Lübnanlı araştırmacı Nasır Kandil araştırdı:Hizbullah bu kararla iki tekfirci ve Siyonist cepheyle savaşabileceğini duyurdu ve buna inanmayan varsa saldırıyı “başlatsın” dedi.
Bölgenin stratejik konuları üzerine analiz yapan Nasır Kandil, Lübnan’ın El-Enba gazetesinde yazdığı bir makalede, Lübnan Hizbullah’ının işgal edilen Şeb’a kırsalında Siyonist devriyelere karşı gerçekleştirdiği operasyona değinerek şunları yazdı: Hizbullah’ın resmi olarak ta üstlendiği Şeb’a kırsalındaki operasyonu, yaklaşık on yıldan bu yana bölgenin şimdiki karmaşık şartlarında gerçekleştirilen ilk operasyondu. Bu operasyon, Suriye, Irak ve Lübnan’da IŞİD gibi terörist yapılarla tehlikeli savaşın sürdüğü bir sırada gerçekleşti. Hizbullah’a göre bu büyük bir savaştır. Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah bu savaşın bölge, Hizbullah ve direniş cephesi için belirleyici olduğunu defalarca açıkladı.
IŞİD, Nusra cephesi ve diğer benzer terörist guruplarla savaşmak genel anlamda Hizbullah için belirleyici değildir; belki Batılı devletlerin özellikle Washington’un Ankara’dan ta Fars Körfezi'ndeki müttefikleriyle çirkin bir işbirliği içinde bu savaşın arkasında olmaları açısından belirleyicidir. Bunlar, IŞİD’e karşı savaşma konusunu teorik olarak ileri sürenlerdir fakat onların asıl amacı IŞİD’i kökten bitirmek değildir. Onların istediği, bu gurubun muharebe süngüsünün ucunu direniş cephesine çevirmektir ve çıkarlarını tehdit ettiği her yerde de bu gurup için kırmızı çizgiler belirlemek istiyorlar. Aynen IŞİD’in Erbil’e ilerlerken yaşanan olay ve aynı olayın tersinin Arsalan, Aynu-l Arap ve Kuneytıra’ da yaşanması gibi.
Bu savaş şu açıdan belirleyicidir ki bu savaşta kazanılacak zafer, söz konusu güçlerin direnişin omuzlarına binmesine neden olacaktır. Her ne kadar Lübnan ve Irak ordusu da bu savaşın sorumluluğunu üstlenmek için bazı çabaları omuzlamışlardır fakat savaşın şartları ve manevi ortamı, Hizbullah’a, Irak, Lübnan ve Suriye’de süren savaşın önemli bir bölümünün kendisine yönelik olduğunu diyebilecek kanıtlar vermektedir.
Hizbullah iyi biliyor ki İsrail bu savaşların kendisiyle yeni bir çatışmaya girecek olan Hizbullah’ın üzerindeki etkisinin ne oranda olduğunu bilmek peşindedir. Oysa, Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah, İsrail ile savaşmak için Hizbullah’ın maddi, manevi ve insani gücünün sürekli en üst ve en iyi seviyede olduğunu defalarca vurgulamıştı. Buna karşı, Hizbullah da İsrail’in bölgedeki bütün savaşların temel etkeni ve hareket ettirici motoru olduğunu, IŞİD ve Nusra cephesiyle çok yakın ilişkiler geliştirdiğini bilmektedir. Golan bölgesindeki gelişmeler bu konuya delalet etmekte ve İsrail’in Güney Lübnan cephesinde direniş güçlerinin oluşturduğu vahşet denklemini ortadan kaldırmayı amaçladığını göstermektedir.
Yine, Hizbullah gerginlik yaşayan Lübnan’ın iç koşullarının çözülmek üzere olduğunu ve ülke içinde karışıklık ve fitne çıkarmak için müsait bir ortamın oluşturulduğunun farkındadır. Elbette ki İsrail bu şartlarda Hizbullah’ın kendisiyle savaşma niyetinde olmadığını biliyor ve bu İsrail için bulunmaz bir fırsattır.
Bu, İsrail için en iyi ve telafisi mümkün olmayan bir fırsat olabilir. İsrail’in güneyde ve Golan’daki saldırganlığı da savaş açmaya dönük olabilir. Fakat İsrail, Lübnan’da savaşma vaktinin henüz gelmediğini biliyor.
Lübnan Hizbullah’ının komuta merkezinin Şeb’a kırsalında düzenlenen yeni operasyonuyla ilgili kararı, 2006 yılında İsrail askerlerini esir alan kararı gibi değildir. Çünkü Hizbullah’ın Siyonist askerleri esir alma operasyonu hala da sürmektedir ve şartlar oluştukça da tekrarlanacaktır. Bu operasyon tek başına yeni bir savaşın başlamasına en yakın bir operasyon olabilir.
Lübnan Hizbullah’ı, Berital, Arsalan, Aynu-l Arap ve Kunaytıra’da yaşanan olaylardan sonra bölge gelişmelerine yönelik stratejisini değiştirmiştir. Bu, Hizbullah Genel Sekreteri'nin IŞİD’i yenilgiye uğratabilecek güçte olduklarını gündeme getirirken kendini Berital’da göstermiştir.
Hizbullah bu kararı alarak her iki tarafla mukabele edebilecek bir çatışmaya girmiştir. “Eğer cesaretiniz varsa saldırıyı başlatarak bu gücü test edin” diye tehditte bulunmuştur. İsrail’in içinde olduğu kriz zaten yetecek derecede derindir ve bu savaşın söz konusu krizi öncekinden daha derin hale getireceğini Hizbullah bilmektedir.
Çev: Mehmet Gönül