25 Aralık 2015 - 09:01
Türkiye'nin Kuzey Irak’a asker göndermesi, IŞİD'in lehine mi, zararına mı?

Türkiye hükümeti, ilkin Irak başbakanı ve merkezi hükümetten izin aldıklarını, bunun yalanlanması ardından Musul’un Hain ve Kaçak eski Valisi Esil Nuceyfi ve Barzani’den izin aldıklarını, DAEŞ’e Karşı mücadele etmek amacıyla Başika bölgesine asker gönderdiklerini iddia etti.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Türkiye hükümeti, ilkin Irak başbakanı ve merkezi hükümetten izin aldıklarını, bunun yalanlanması ardından Musul’un Hain ve Kaçak eski Valisi Esil Nuceyfi ve Barzani’den izin aldıklarını, DAEŞ’e Karşı mücadele etmek amacıyla Başika bölgesine asker gönderdiklerini iddia etti. CHP genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Musul’a asker gönderme kararını eleştirerek diyor ki; “Musul, Trabzon değil, başka bir ülkenin topraklarıdır. AKP 4 Aralık'ta askerin gönderildiğini bildirdi. 5 Aralık'ta Irak Başbakanı İbadi, 'Türkiye derhal Irak'tan çekilmeli' uyarısında bulundu. Irak 6 Aralık'ta Türkiye'ye 48 saat süre verdi.”

Bilindiği gibi, Irak başbakanı Haydar El-Ebadi ilkin yaptığı açıklamada, Türkiye askerlerinin Irak’tan derhal geri çekilmesi gerektiğini, aksi takdirde sonuçlarına katlanacaklarını söyledi. Haydar El-Ebadi, son olarak Türkiye askerlerinin kuzey Irak’ta işgal gücü olarak konuşlandırılmasıyla, Tekfirci terörist DAEŞ çetelerinin bu bölgelerden temizlenmesine engel olduklarını söyledi. Irak başbakanı, AKP hükümetinin Irak toprak bütünlüğü ve hakimiyet hakkını ihlal ederek, kuzey Irak’ta askeri güç bulundurarak, Musul ile ilgili gizli ve şüpheli hedefler güttüğünü, Arap ülkelerinin Türkiye’nin Irak topraklarına tecavüzünü birlikte kınamaları gerektiğini belirtti. AKP hükümeti, Irak’taki Sünni Arap gurupları etkileyip onları Tekfirci DAEŞ’i desteklemeye sevk etti. Nitekim Türkiye’nin DAEŞ tarafından rehin alınan Musul’taki eski başkonsolosu ve CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz diyor ki: "Türkiye hükümeti bu bölgedeki dengeleri bu süreç içerisinde tutturamadı. Son 5 yılda IŞİD, Musul'u ve Bağdat'ın kuzeyini işgal etmeden önce Irak Devletini bir tarafa bıraktık bütün Sünni aşiretler Türkiye'ye davet ettik. geldi. Yediler, içtiler, konuştular ve planlar yaptılar.. sonra 11 Haziran 2014 tarihinde Hepsi Ebubekir El Bağdadi'ye biat etti. Siyaset böyle bir şey mi?" diye AKP hükümetini eleştirdi. Türkiye hükümeti, uluslar arası hukuku ve iyi komşuluk ilke ve ilişkilerini ayaklara altına alıp, Irak Topraklarına askeri birlikler gönderdi. Bu saldırgan politika, İki komşu ülkenin sadakatli ve iyi ilişkilerinin ve işbirliğinin gelişimini de gölgelemiş bulunuyor. Çünkü komşu ülkeleri arasındaki ilişkiler ve işbirliği karşılıklı saygı, güven ve dayanışma temelinde gelişip korunabilir. Komşu ülkenin işgalci ve saldırgan girişimleriyse, iki ülkeyle bölgesel barış ve güvenliği de tehdit eder niteliktedir. Türkiye hükümetinin Musul’a asker göndermesi, Irak Milli güvenliğini ve tekfirci terörist DAEŞ ile mücadele sürecini de tehdit etmektedir. hunhar DAEŞ terör çeteleri Türkiye’nin askeri varlığına güvenerek ve moral güç alarak, Irak’taki kanlı ve yıkıcı saldırılarını arttırmaktadırlar.

Türkiye hükümetinin DAEŞ ile mücadele bahanesiyle Irak’a asker göndermesi, bölgesel ve uluslar arası terörizmle mücadele süreci de baltalamaktadır. Türkiye sınırlarının katiller sürüsü DAEŞ’in giriş ve çıkışına açık tutulması, DAEŞ petrol tankerlerini Bombalayan Rus Suhu uçağının düşürülmesi, terörizmle mücadele sürecini bozmaya yönelik girişimlerdir. Türkiye Başbakanı Ahmed Davutoğlu DAEŞ’in Irak’taki vahşi katliamlarını ve Musul’un işgal sürecini Sünni öfkesi, DAEŞ komutanlarının soydaş Sünni Türkmenlerden oluştuğunu vurgulayıp, selefi Vahhabi terör örgütü DAEŞ’e açık bir destek vermişti. Erdoğan’da DAEŞ’e mesaj gönderip, “Müslüman…..

Müslümanı öldürmez”, nasihatinde bulunmuştu. Amerika ve Türkiye ile terör devleti Suudi krallık rejimi DAEŞ gladyatörlerini kullanıp, Kuzey Irak bölgelerinden masum Müslüman Şii Türkmenler, Araplar ve Kürtleri katliam edip, veya tehdit ederek, bu ülkelerden kaçıp, Kerbela, Necef ve Bağdat’a sığınmaya zorlamışlardı. Buna ilaveten ezidileri esir alıp, erkeklerini katliamdan geçirip, kadınlarını köle pazarında satmalarına ve sapık DAEŞ teröristlerin kullanımına maruz bırakmış bulunuyor. Bu nedenle Türkiye’nin Musul’a askeri göndermesinin asıl hedefi, DAEŞ terörüyle mücadele değil, Irak devleti ve halkının düşmanları lehine, Irak’ın etnik ve mezhepsel temelde parçalanmasını sağlamak, Irak’ta Musul eksenli selefi Vahhabi-Baasçı Sünni bir devleti kurdurmaktır.

İşte bu nedenle Irak Başbakanı Haydar El-Ebadi, Türkiye’nin Musul ve Kerkük’e yakın bölgede askeri Varlığının DAEŞ ile mücadele değil, şüpheli hedefleri bulunduğunu söyledi.

Ali Keremi/irib