Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - Berlin İmam Rıza İslam Merkezi Hocası Şeyh Sabahattin Türkyılmaz son Cuma hutbesinde Kuzey Irak'ta yaşanan gelişmelere değindi.
Kerkük Irak’ın büyük kentlerinden biri; Şii ve Sünni Türkmenlerle Kürtlerin yaşadığı bir Irak şehridir. Şehrin demografik yapısının zamanla değiştirilmesi sonucunda Kürt nüfusu çoğunluğu oluşturmaktadır.
Barzani ailesinin hakimiyetindeki IKBY , Kerkük‘ün kendilerine ait olduğunu iddia ediyor. Geçen 25 Eylül tarihinde Kuzey Irak Kürt bölgesinde Kerkük’ü de içine alan bir referandum yapılmıştı.
Irak merkezi hükümet bu referandumu kanunsuz tanımlıyarak iptal edilmesini istemesine rağmen Barzani yönetimi geri adım atmamıştı. Şimdiye kadar Siyonist İsrail dışında hiç bir ülke açıkca bu referandumu onaylamamıştır.
Barzani güçlerinin Kerkük’e hakim olmaları ve kendi bayraklarını göndere çekmeleri merkezi hükümet tarafından işgal olarak görüldü ve orduyu Kerkük’e yönlendirdi. Irak ordusu ve halk milis gücü olan Haşdi Şabi Kerkük’e doğru hareket edince Peşmerge bir kurşun dahi atmadan Kerkük’ü terk etti. Kerkük, Irak ordusu tarafından tamamen temizlendi ve merkezi hükümetin kontrolüne geçmiş oldu.
Barzani Peşmergeleri neden bir kurşun dahi atmadan çekildi? Kafalarda oluşan bu sorunun cevabını Irak’daki olayları yönlendiren stratejileri bilmeden vermek mümkün değildir. Amerika yeni oyun mu kuruyor? Yeni strateji mi geliştiriyor?
Aslında Barzani’nin Kerkük’ü de referandum dairesine alarak Kürt bölgesine katma planlarının arkasında hiç kuşkusuz Amerika’nın gizli planları yatıyor.
Amerika Kerkük’ü Irak’tan koparıp bağımsız kılmak istiyor. Böylece Kürt bölgesinden sonra ikinci olarak Kerkük özerkliğine kavuşmuş olarak Amerika’nın kontrolünde olacaktır. Gerçi Amerika için önemli olan Kerkük petrolünün İsrail‘e akmasıdır (ister Irak hükümetinin elinde olsun, ister Barzani’nin elinde olsun isterse bağımsız olsun fark etmez). Aslında Kerkük’ün Barzani güçleri tarafından işgali bir sonraki adıma ön hazırlık niteliğindeydi.
Amerika’nın bu gizli planı ileride Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirecektir. Neden mi?
Çünkü Türkiye ve İran arasında Irak üzerinde ciddi ihtilaflı konular var.
1- Kerkük Meselesi: Türkiye, Kerkük üzerinde hak iddia ediyor, Kürt bölgesine bırakılmasına asla rıza göstermeyecektir. Merkez hükümetin kontrolünde kalması halinde Kerkük’te Türkmenlerin İran’ın çekim alanına girmesine razı olmayacaktır. Dolayısıyla Kerkük ya bağımsız bir bölge olarak ayrılacak veya Türkiye’ye verilmesi istenecek.
İran ise Kerkük’ün Irak merkez hükümetten ayrılmasına asla rızayet göstermiyecektir. Çünkü Kerkük’ün ayrılması demek Amerika’nın emrinde olması demektir.
2-Haşdi Şabi konusu: Ayetullah Sistani’nin fetvası ve Irak devletinin onayı ile kurulan Haşdi Şabi halk ordusunun varlığı Amerika’nın planlarını altüst etmektedir. Bundan dolayı Haşdi Şabi’yi terörsit grup olarak görüyor ve dağıtılarak gücünü devlete teslim etmesini istemektedir. Bundan dolayı hep Irak halkını ve bölge ülkelerini IŞİD’ın yerini Şii milis gücü olan Haşdi Şabi’nin dolduracağı ile korkutmaktadır.
Bu aradaTürkiye’yi de tahrik ederek Haşdi Şabi’ye karşı tavır alamasını istemektedir. Türkiye de eski dozunda olmasa da Haşdi Şabi güçlerini kabullenmekte zorlanıyor.
İran ise Haşdi Şabi’nin Irak devleti tarafından kurulan resmi bir güvenlik gücü olması dolayısıyla bu konuda Irak‘ın karar vermesi gerektiğini savunuyor ve dağıtılmasını asla istememektedir.
3- Amerika, Şii İran ve Sünni Türkiye fitnesiyle, mezhepçiliği gündemde tutuyor. Etnik fitnesi ile mezhepçilik fitnesini bir arada yürüten Amerika Irak’ta, İran ile Türkiye’yi birbirlerine rakip gösteriyor.
Her iki ülke yetkilileri bu oyunun farkına varmaz ve tedbirleirni almazlarsa ileride büyük bir fitneyle karşı karşıya kalacaklardır. Ümid ederiz ki akli selim davranır Amerika’nın oyununu bozarlar.
Vesselamu aleykum verahmetullahi ve berekatuh.
Sabahattin Türkyılmaz