18 Şubat 2020 - 07:29
Türkiye’nin BAE’ni yeniden suçlaması üzerine

Türkiye İçişleri Bakanı Süleyman Solyu, Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) Türkiye’de fitne çıkarmaya ve Ankara’nın içişlerine karışmakla suçladı.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Türkiye İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ankara yönetimi, BAE Türkiye’ye zarar vermek üzere kışkırttığı bazı unsurları yakaladığını belirtti. Bakan Soylu ayrıca, yakalanan kişilerin Türkiye’nin bazı yörelerinde spekülasyon yapmak ve fitne çıkarmakla uğraştıkları tespit edildiğini ve bu konuda Birleşik Arap Emirlikleri’nin yıkıcı rolü ispat edildiğini vurguladı.

Türkiye iç işleri Bakanı Soylu’nun Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelttiği son suçlama, bundan önce de iki ülke arasında ciddi ihtilafların söz konusu olduğu bir sırada gündeme geliyor.

Türkiye yönetimi şimdiye dek bir kaç kez ve bazı konularda Birleşik Arap Emirlikleri’ni Türkiye’nin içişlerine karışmakla suçladı, ancak BAE yetkilileri şimdiye kadar Türkiye devletini benzer suçlarla suçlamadı. Bunun anlamı Birleşik Arap Emirlikleri’nin Türkiye’ye yönelik saldırgan ve agresif bir tavır sergilediğidir.

Gerçi Birleşik Arap Emirlikleri yetkilileri sosyal paylaşım sitelerinde Türkiye’nin eski liderlerini Medine’de Araplara ait hazineleri çalmak ve İstanbul’a intikal ettirmekle suçladı, ancak bu suçlamalar iki ülkenin ve bölgenin önde gelen medya organları ve sosyal paylaşım sitelerinin ötesine geçmedi.

Türkiye’de 15 Temmuz 2016 başarısız askeri darbe sırasında Ankara yetkilileri bazı belgeleri gündeme getirerek Birleşik Arap Emirlikleri’ni Fethullah Gülen hareketi ve darbecilere Recep Tayyip Erdoğan yönetimini devirmek üzere mali açıdan desteklemekle suçladı. Ankara yönetimi bu bağlamda bazı belgeleri de yayımladı. Ankara yönetimi aynı zamanda darbecilere para transferini sağlayan sanıkların da izini sürerek tutukladı ve ardından adlarını açıkladı. Bu süreçte bazı Arap uzmanlar da Türkiye yönetiminin yardımına geldi ve bu bağlamda bazı ifşaatta bulundu. Örneğin Katar üniversitesi öğretim üyesi ve Batı Asya meseleleri uzmanı Muhtar Şankiti şöyle bir açıklamada bulundu:

Gülen hareketinin üst düzey temsilcileri 15 Temmuz 2016 askeri darbesinden önce 22 kez Birleşik Arap Emirlikleri’ni ziyaret ederek darbe planını BAE yetkilileri ile gözden geçirdi.

Katarlı uzman Şankiti şöyle ekledi:

Ekim 2015’ten Temmuz 2016’ya kadar darbecilere ödenen para üç milyar dolar civarındaydı.

Bundan başka Batılı seçkin gazetecilerden David Hartz da 2016 yılında İngiliz The Guardian gazetesinde bir rapor yayımlayarak, Birleşik Arap Emirlikleri Türkiye’de darbecilere mali destek verdiğini iddia etti.

The Guardian gazetesinin eski genel yayın yönetmeni ve siyaset meseleleri uzmanı David Hartz bu iddianın yanı sıra şöyle demişti:

Birleşik Arap Emirlikleri darbe planı uygulanmadan önce darbecilerle iş birliği yapıyordu ve Fetih hareketinin güçlü üyelerinden biri olan Muhammed Dahlan aracılığı ile Fethullah Gülen’le temas halindeydi.

15 Temmuz 2016 darbesi başarısızlıkla sonuçlandıktan sonra Muhammed Dahlan’da Birleşik Arap Emirlikleri’nin veliaht prensinin danışmanı şeklinde söz edilmeye başlandı.

Her halükarda medya üzerinden yürütülen kavgada ve Türkiye yönetiminin Birleşik Arap Emirlikleri ve bazen de S. Arabistan hakkında yayımladığı belgelerden başka söylenebilecek şey, Türkiye yönetimi Katar yönetimi ile birlikte son yirmi yılda Batı Asya ve Kuzey Afrika bölgelerinde sürekli Müslüman kardeşler adı ile anılan hareketi sürekli desteklediğidir. Oysa Birleşik Arap Emirlikleri ve müttefiki S. Arabistan bu akıma karşı çıkmakla beraber zayıflatılması için ellerinden geleni yapmıştır.

Buna göre Türkiye yönetimi ile başta S. Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere bazı Arap ülkeleriyle ihtilaflarının başlıca nedeni Müslüman kardeşler hareketi olduğu söylenebilir. Bu hareket özellikle Mısır ve Libya başta olmak üzere bazı Batı Asya ülkelerinde faaliyet yürütüyor ve bu ülkede iktidarı ele geçirmek için Türkiye ve Katar’ın desteklerinden yararlanıyor.

...........
340