Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Yemen bataklığına saplanan Suudi Arabistan kendini kurtarmak için çeşitli bahanelere sarılıyor. Suudi Arabistan’ın Yemen’e karşı koalisyon kurarak bu fakir ülkeye saldırmasının en önemli bahanelerinden biri, Yemen’de olan Ensarullah hareketi’nin İran’a yakın bir hareket olduğu, Sana’da güç kazanması halinde Arabistan’ın toprak ve askeri güvenliği için bir tehdit oluşturacağı idi.
Ensarullah hareketi kimlik açısından aslında Suudi Arabistan ile hüviyet çatışmasında olan Şia bir harekettir. Fakat buna rağmen Ensarullah hareketi Yemen’de sadece Şia güçlerden oluşmuyor; Ensarullah ve müttefik güçleri kapsamında Arabistan’ın ülkelerine tecavüzüne karşı olan Ehli Sünnet de bulunuyor.
Al-ı Suud ise Yemen iç gelişmelerinin etnik çatışmalar olduğunu lanse etmekle bu ülke kamuoyunu Ensarullah’a karşı birleştirebileceğini sanıyordu. Fakat pratikte bu düşünce temelden yanlıştı, öyle ki bir zamanlar dönemin Ali Abdullah Salih hükümetinde görev alan ordu bile hali hazırda Ensarullah’ın yanında yer almıştır.
Arabistan’ın Ensarullah’ı kısa zamanda yenebilme ve zafer hayalindeki başarısızlığı Al-ı Suud’un bir kez daha Yemen gelişmelerine İran İslam cumhuriyetini karıştırarak İran’ın Ensarullah’a askeri ve füze yardımında bulunduğunu iddia etmesine sebep oldu.
Bu bağlamda hatta Amerika’nın da desteğini bile aldı, öyle ki Amerika’nın BM’de dönem elçisi Nikki Haley Washington’da Aralık 2017’de bir basın toplantısı sırasında büyük ve metalden oluşan büyük bir parçayı göstererek bunun “Riyad’a fırlatılan İran yapımı bir füzenin kalıntısı olduğunu” iddia etti.
Suudi Arabistan bu şovun devamını Mayıs 2019’da Mekke kentinde sahneye koydu. Arabistan Mayıs 2019’da Arap Birliği, İşbirliği Konseyi ve İslam İşbirliği Teşkilatı liderlerini ağırladığı oturumda, liderlerin giriş salonunda “silah fuarı” düzenleyerek, sergilenen söz konusu silahların İran’ın Ensarullah’a verdiği silahlar olduğunu iddia etti.
Bu hareket her şeyden önce Ensarullah’ı küçük düşürmek hedefi ile yapıldı ve Al-ı Suud, Arabistan’a yapılan saldırıların İran gibi bölgesel bir güç tarafından yapıldığını böylece dünya kamuoyu nezdinde küçük düşmemeye çalıştı. Fakat Ensarullah’ın sahadaki başarıları ve özellikle Arabistan topraklarının 1200 km derinliklerine karşı Yemen halk komiteleri ve ordunun füze ve İHA saldırıları, Al-ı Suud’un İran’a karşı iddialarının doğru olmadığını, Ensarullah ve müttefiklerinin kendi savunma va İHA kabiliyetlerini geliştirdiğini ispatladı.
Şimdi Al-ı Suud İran’a karşı evhamlarının devamında yeni bir oyun sahnelemeye çalışarak, Yemen müstafi cumhurbaşkanı kalem müdürlüğünün İran İslam cumhuriyeti ile işbirliği yaptığını iddia ediyor. Suudi Arabistan elçisinin Mansur Hadi kalem müdürlüğü tarafından İran’a petrol satışı ile ilgili iddiası, Riyad ve müstafi hükümetin bazı üyeleri arasında ciddi ihtilafların yaşanması ardından gündeme geliyor.
Bu ihtilaflar özellikle 2019 yaz aylarında Birleşik Arap Emirlikleri’ne bağlı Güney Geçiş Konseyi karşısında müstafi hükümetin yenilgisi ardından ortaya çıktı ve hatta Mansur Hadi hükümetinden bazı üyeler Riyad’ı resmen eleştirdi.
Şimdi Arabistan Mansur hadi cumhurbaşkanlık kalem müdürlüğü üyelerine suçlamada bulunarak onları İran’a bağlamaya çalışmakla, Yemen halk komiteleri ve ordusu karşısında aldığı yenilgileri haklı çıkartmaya ayrıca Mansur Hadi ile yaşanan ihtilafları, sırf müstafi hükümetten birkaç üyenin ihaneti ile sınırlı olduğu izlenimi oluşturmaya çalışıyor.
..............
340