31 Mayıs 2020 - 05:43
"yabancıların bölgedeki varlığı, yanlış bir strateji"

İran Savunma Bakanı General Emir Hatemi dün yaptığı açıklamada, "Fars Körfezi bölgesi güvende olursa bölgedeki tüm ülkeler bu güvenlikten yararlanabilir; ancak güvensiz hale gelirse, bölgedeki tüm ülkeler için de güvensiz olacaktır” dedi.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - İran Savunma Bakanı General Emir Hatemi dün yaptığı açıklamada, "Fars Körfezi bölgesi güvende olursa bölgedeki tüm ülkeler bu güvenlikten yararlanabilir; ancak güvensiz hale gelirse, bölgedeki tüm ülkeler için de güvensiz olacaktır” dedi.

Komutan Hatemi, dün Benderabbas limanında Dena Kruvazörü ve Seba isimli mayın tarama gemisinin üretim sürecini yakından inceleme sırasında yaptığı açıklamada, Fars Körfezi güvenliğinin bölge ülkelerin ortak çıkarı olduğunu belirterek, “Fars Körfezi’ne kıyısı olan ülkeler bölgede güvenliği sağlamaktan sorumludur. Komşu ülkelerin ABD'nin bölgeye girmesine izin veresi stratejik bir hatadır” ifadesini kullandı.
İran'ın bölge güvenliğine yönelik politikası, toplu güvenlik doktrinine dayalıdır. Buna göre, İran bölgede her türlü güvensizliği tüm bölge ülkelerinin zararına görüyor. Fars Körfezi güvenliği için de aynı durum geçerlidir.
İran'ın bölge barış ve istikrarı için stratejisi iki düzeyde analiz edilebilir.
Birinci düzey; ülkenin güvenliğine karşı doğrudan tehditlerle mücadele için güvenlik stratejisini içeriyor. Bu bağlamda İran'ın askeri doktrini, caydırıcılık ve tehditleri İran sınırlarından uzaklaştırma çerçevesinde tanımlanmış bulunuyor.
İran'ın güvenlik stratejisinde ikinci düzey ise, bölgesel yakınsama ve işbirliğine vurgudan oluşuyor.
Otak çıkarlardan ortak bir anlayışa dayalı olan güvenli bir bölgenin oluşturulması için, ki sadece Fars Körfezi güvenliği için değil, tüm dünya için zaruridir, bu iki stratejinin bir arada olması gerekiyor.
İran İslam Cumhuriyeti, savaş, terörizm ve deniz güvensizliği dahil çeşitli tehditlere karşı, bölge ülkelerinin ortak güvenlik planlara katılıp, işbirliği yapmalarını her daim istemiş ve bir ülkenin tek taraflı ve zorbalıkla başkalarını hegemonyası altına almasına açık biçimde karşı çıkmış bulunuyor.
İran Deniz Kuvvetleri de, Fars Körfezi'nin güvenliğini iktidarla koruyor ve her türlü tehdide karşı yüksek seviyedeki hazırlığını koruyor. İran Deniz Kuvvetler ayrıca kara sular ve ötesinde güvenliği sağlama konusundaki kabiliyetini ortaya koymuş bulunuyor.
Devrim Muhafızları Komutanı Korgeneral Hüseyin Selami perşembe günü Fars Körfezi'nde 100 adet botun Devrim Muhafızları donanma envanterine katılma töreninde yaptığı konuşmada, İran'ın kendi savunma güç sınırını uzaklara kadar genişletmek istediğini belirterek, Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nin bugün ülkenin bağımsızlığı, toprak bütünlüğü, deniz çıkarlarını koruma ve uzaklarda düşmanı takip edip yok etme konusunda güven verici bir savunma kabiliyetine ulaşıncaya kadar devrim ve nizamın deniz savunma gücü etkisini güçlendirmekle görevlendirildiğini vurguladı.
Bilindiği gibi İran deniz kuvvetleri Fars Körfezi, Umman Denizi, Hürmüz Boğazı ve Hint Okyanusu'nun kuzeyinde gemilerinin güvenliğini sağlıyor ve Atlantik Okyanusu'nda da verilen misyonları yerine getiriyor.
İşte bunlar İran Deniz Kuvvetleri'nin denizdeki kabiliyet ve başarısını gösteriyor. Bu kapasite ve kabiliyetler, İran'ın savunma doktrini çerçevesinde savaşı önlemek için önem arz ediyor.
Yaklaşık yüz yıllık bir deneyim ve tecrübe, yabancıların her daim Fars Körfezi'nde güvenliği sağlama bahanesiyle bu bölgede istikrarsızlık ve krize yol açtıklarını gösteriyor. Onlar, İranofobi ve Fars Körfezi'nde kriz çıkarma ve ardından Fars Körfezi ülkeleri için güvenlik bağımlılığı getirmek suretiyle milyarlarca dolar silah satıp, bölgedeki üslerini korumaya çalışıyorlar.
İran İslam Cumhuriyeti, bölgede veya bölge haricinde hiçbir zaman savaş başlatan taraf olmamıştır, ancak herhangi bir saldırı veya tehdide karşı kendi güvenliğini kudretle savunuyor./




/129