1 Haziran 2020 - 06:59
ABD'nin İran ile uluslararası nükleer işbirliğine yaptırımı

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abbas Musevi dün yaptığı açıklamada, ABD'nin İran nükleer işbirliği programlarını yaptırım listesine almasını BM 2231 sayılı kararının açık ihlali olarak nitelendirdi.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, ABD'nin son günlerde İran nükleer iş birliği programlarına yönelik ambargo uygulamasını BM 2231 sayılı kararı ve BM Antlaşması'nın açıkça ihlali olduğunu belirten Musevi, bu kararı şiddetle kınadı.
Bu kararın İran'ın temel haklarını görmezden geldiğini ve uluslararası genel düzenini bozduğunu kaydeden Musevi, İran'ın bu kararın siyasi ve teknik açıdan etkilerini değerlendirdiğini ifade ederek, 'ABD'nin bu kararının uluslararası senetler ve Nükleer Anlaşma uyarınca İran nükleer hakları üzerinde olumsuz etki oluşturması durumunda, gerekli pratik ve hukuki adımları atacağız' diye konuştu.
 

İran’ın BM Daimi Temsilcisi Mecid Tahti Revançi de Washingto’un İran nüklaeer muafiyetlerine son verme kararının 2231 nolu BM Güvenlik Konseyi kararına son darbe olduğunu ve ABD’nin Kapsamlı Ortak Eylem Planına (KOEP) ortaklığı iddiasının yanlış olduğunu söyledi.

Tahti Revançi, Twitter hesabından yaptığı açıklamada bu konuyu belirtti.

Tahti Revançi, ‘’ İki sene önce Trump ABD’nin KOEP ortaklığına son verdi, bunu sonucu olarak ABD, KOEP ve 2231 nolu kararı çiğneme hareketlerine devam etmekte ve anlaşmanın nükleer bölümlerinin uygulanmasına bile cezlar uygulanması KOEP’e indirilen son darbedir. ‘’ dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo perşembe günü attığı twitte, ABD'nin nükleer anlaşma ile ilgili İran'a yönelik nükleer muafiyetlerini iptal edip, iki İranlı nükleer fizikçiyi yaptırım listesine alacağını duyurdu.

İran'a yönelik nükleer muafiyet, Erak Ağır Su Reaktörü'nün modernizasyonu, Fordu Zenginleştirme Merkezi'nin dönüştürülmesi, Buşehr Santrali Reaktörü ve Tahran Araştırma Reaktöründe yakıt değişimini içeriyor.

Bazı kaynaklar, mevcut şartlarda İran'a yönelik nükleer muafiyetlerin kaldırılmasının mantıklı bir karar olmadığını ve Beyaz Saray'ın dışişleri bakanı Mike Pompeo'nun vesveseleri karşısında teslim olup, 1 ağustosa kadar bu muafiyetleri uzatmaması halinde Rusya, Çin ve AB'yi nükleer anlaşma çerçevesindeki projelere katıldıkları için yaptırım listesine almak zorunda kalacağını bildirmiştir.

Ancak ABD Başkanı Donald Trump, İran'a karşı en ağır yaptırımları uygulamaya vurgu yapmak suretiyle, İran'ı yeni bir nükleer anlaşma için müzakere masasına oturtabileceğini zannediyor.

Nükleer işbirliği için muafiyetlerin kaldırılması diğer yaptırımlar gibi İran'ın barışçıl nükleer faaliyetleri üzerinde önemli bir etki bırakmayacağına rağmen, uluslararası hukuk açısından uluslararası camianın sonuçlarından zarar göreceği uluslararası anlaşmaları itibarsızlaştırma doğrultusunda bir hareket sayılıyor.

Almanya Federal Ekonomi Birliği Başkanı Dieter Kempf, Almanya haber ajansına yaptığı açıklamada, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının yeniden uygulanmasının sonuçlarının endişe verici olduğunu belirterek, ABD'nin son girişiminin istikrarsızlığa yol açabileceğini, çünkü uluslararası münasebetler ve denklemleri etkileyebileceğini kaydetti.

Rusya Dışişleri Bakanlığı da, ABD'nin bu girişimini tehlikeli ve NPT için başka bir ağır darbe olarak niteleyerek şu açıklamada bulundu: ABD tarafından ilan edilen İran karşıtı yeni tur yaptırımlar, nükleer anlaşma üyesi ülkeler tarafından yapılmakta olan çabaları baskı altına almak içindir.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'nün açıklaması da aslında, aynı konuyu içeriyor. Buna göre İran İslam Cumhuriyeti, bu girişimin teknik ve siyasi sonuçlarını yakın takibe alarak, nükleer anlaşma ve uluslararası belgeler uyarınca İran'ın nükleer hakları üzerinde olumsuz etki bırakması halinde, pratik adımları atıp gereken hukuki girişimlerde bulunacak


/129