İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami, ABD’nin İran politikasını eleştirerek; “İran'ın nükleer programını barışçıl olmadığını göstermeye çalışan ABD’liler, ‘İran atom bombası üretmek istiyor’ dedi ve aynı bahane ile 20 yıl boyunca İran’a yönelik acımasız ve illegal yaptırımlar uyguladılar.” dedi.
ABD'nin suçlamalarına rağmen İran İslam Cumhuriyeti, şimdiye kadar UAEA ile yapıcı işbirliği içinde en şeffaf şekilde nükleer faaliyetlerini Ajans ile koordineli şekilde yürütmüştür.
İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı'nın ifade ettiği gibi geçen bu süre zarfında Ajans müfettişleri incelemeler yaparak çeşitli örnekler ve numuneler aldılar. Onlar ayrıca önceden ilan edilmemiş alanların nükleer tesis olmadığını ve iddia edilen içeriklerin de suçlamalardan başka bir şey olmadığını tespit ettiler.
Her halükarda İran İslam Cumhuriyeti nükleer faaliyetlerini sınırlama karşılığında Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olarak adlandırılan nükleer anlaşmayı imzaladı. İran İslam cumhuriyeti, yaptırımların kaldırılması ve güvenin inşa edilmesi için anlaşmaya imza attı.
İran ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimi 5 üyesi olan Fransa, İngiltere, Rusya, Amerika ve Çin ile birlikte Almanya'dan oluşan 5+1 Grubu arasında imzalanan anlaşmanın ardından İran İslam Cumhuriyeti tüm yükümlülüklerini yerine getirerek anlaşmaya tamamen uydu. Bu mesele Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından yayınlanan raporlarda ve yapılan denetlemelerde tamamen doğrulandı.
Ancak birkaç ay sonra ABD yönetimi KOEP anlaşmasından çekildi ve yükümlülüklerini yerine getirmemekle kalmadı üstelik hiçbir ülkenin İran'la işbirliği yapmasına izin vermeyerek yaptırımları uygulamaya başladı. ABD’liler barışçıl faaliyetlerin yürütülmesine izin vermediler, hatta gıda ve tıbbi ilaç konusunda baskı kurdular. Bu mesele COVID 19 pandemisinin en şiddetli yaşandığı döneminde bile en ağır şekilde devam etti.
Şimdi ise ABD liderleri, KOEP anlaşmasına geri dönmeye karar verdiklerini iddia ediyorlar ve devam eden müzakereler aynı yönde; ancak nükleer koruma konularının KOEP nükleer anlaşmadan ayrı olduğunu iddia ediyorlar, halbuki ikisi de bir tartışma konusu.
Aslında, ABD’nin kötü emellerine ulaşmak için İran halkına yönelik yaptırımları yoğunlaştırma gayretindedir.
Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinin 5 daimi üyesi (İngiltere, ABD, Çin, Fransa, Rusya) ve Almanya ile İran arasında 2015 yılında 'Kapsamlı Ortak Eylem Planı' adı verilen ve İran nükleer faaliyetlerinin denetlenmesini içeren anlaşma imzalanmıştı. Eski ABD Başkanı Donald Trump 2018 yılında tek taraflı olarak anlaşmadan çekilmiş, İran yönetimi de nükleer faaliyetlerini anlaşma öncesindeki seviyeye döndürmüştü.
Bunun üzerine ABD yönetimi, İran'ı ağır ekonomik yaptırımlarla hedef almıştı. Nükleer anlaşmaya dönüş için Avusturya’nın başkenti Viyana’da Nisan 2021'de İran, Fransa, Rusya, Çin, İngiltere ve Almanya arasında müzakerelere başlanmıştı. ABD Başkanı Joe Biden'ın Kasım 2021'de göreve başlamasıyla ABD'nin de anlaşmaya dönmesi için görüşmeler yürütüldü.
İran ile 2015'te imzalanan nükleer anlaşmanın yeniden tam anlamıyla uygulanmasını sağlama ve ABD'nin anlaşmaya dönüşünün ele alındığı nükleer görüşmeler, Nisan 2021'den bu yana aralıklarla Viyana'da yapılıyor./
342/