Bu bağlamda Siyonist rejimin
askeri uzmanlarından Urbar Yusuf, İbranice Haaretz gazetesine verdiği
bir notta, bir sonraki savaşın hedefinin iç cephe Siyonist rejim
olduğunu, ancak bu cephenin bu savaşa hazırlığı olmadığını itiraf etti.
Urbar Yusuf, İbranice Haaretz gazetesine gönderdiği bu yazısında ırkçı
rejimin yaklaşan savaşını bundan 50 yıl önce yaşanan Yom Kippur Savaşı
ile karşılaştırmaya çalışmış ve hep Kippur Savaşı'nın sonuçlarına
değinmiştir ancak aynı zamanda yaklaşan savaşta iç cephede verilecek
kayıpların Kippur savaşından daha çetin ve sancılı olacağının da altını
önemle çiziyor.
Yom Kippur Savaşı, olarak isimlendirilen 1973 Arap–Siyonist rejim
Savaşı, 6 ila 25 Ekim 1973 tarihleri arasında Mısır ve Suriye
liderliğindeki Arap devletlerinin İsrail rejimine karşı başlattığı bir
savaştı. Savaş, Yahudi dinî bayramı Yom Kippur'un kutlandığı tarihlerde
ilk defa Mısır'ın sürpriz saldırı hamlesiyle başladı. Savaşın büyük bir
bölümü, 1967'de korsan rejim İsrail tarafından işgal edilmiş Sina
Yarımadası ve Golan Tepeleri'nde gerçekleşti.
Haaretz'e göre, Urbar Yusuf, Hayfa Üniversitesi'nde uluslararası
ilişkiler fahri profesörüdür; Notunun bir başka bölümünde savaşın
çıkması halinde Yom Kippur savaşından çok daha büyük olacağına ve bazı
nedenlerden dolayı İsrail için daha zor ve sancılı geçeceğine değindi.
Aynı Siyonist rejimin bakış açısına göre birinci sebep, bu sefer
İsrail'in iç cephesinin askeri güçlerini hedef almak yerine tehdidin
türü ve gücüdür; dolayısıyla kayıplar bu kadarla sınırlı kalmayacak
çünkü bir sonraki savaşta füzeler sadece Gazze çevresindeki kasabaları
veya Celil bölgesini hedef almayacak. Daha ziyade El-Hadira'dan Tel
Aviv'e kadar, daha birçok bölge bu füzelerin hedefleri arasındadır ve bu
şehirlerde yaygın tahribatlara neden olacak ve kesinlikle binlerce
ölüme neden olurken elektrik, su, iletişim ve gaz altyapısını yok
edecektir.
Bu konuda Siyonist uzman Urbar Yusuf, “Ukrayna'da gördüğünüz her şeyin
İsrail'de bizi beklediğini, zayiatımızın ise çok daha fazla olacağını”
söylüyor.
İkinci neden, kendi bakış açısından, iç cephenin hazırlıksızlığıdır, bu
nedenle şöyle yazıyor: "Bugün iç cephe savaşa hazır değil, bu
hazırlıksızlık hem sahada hem pratikte hem de psikolojik ve zihinsel
olarak aşikar ve bu durumda, savaş sırasında çılgın ve histerik bir
psikolojik atmosfer beklemeliyiz ve bu, ordunun ve iç cephe
komutanlarının savaşı yönetmesini zorlaştıracaktır."
Hayfa Üniversitesi'nin bu eski profesörünün bakış açısına göre üçüncü
neden, rejim ordusunun son zamanlarda ve bu orduya yapılan büyük
yatırımlara rağmen maruz kaldığı ciddi zayıflıktır; Ancak bugüne kadar
füzelere karşı hava savunması için etkin bir çözüm sunamamıştır.
Ordunun yapısı, ne personel ne de yedek güçleri, yeteri kadar eğitim ve
öğretim faaliyetinde bulunmamıştır ve genel olarak, ordunun zamanı ve
enerjisi şu anda Filistin bölgelerinde Filistinlilerle karşı karşıya
gelmek ve onlarla savaşmak için harcanıyor ve ordunun çeşitli safları
gerçek bir savaş deneyimine sahip değil.
Yusuf, en azından rejim ordusunun zırhlı birimlerinin ve 2006 savaşından
daha iyi durumda olmasını umduğunu ifade ederek, en iyi durumda olsalar
bile, yine Lübnan'ın bazı kısımlarını veya roket atılan bölgeleri ele
geçirmenin birkaç gün süreceğini ve bunun da iç cephede ciddi tahribata
neden olmak için yeterli olduğunu belirtiyor.
Siyonist rejimdeki komuta ve liderliğin zayıflığı, bu yazarın bakış
açısına göre yaklaşan savaşı daha da zorlaştıracak ve rejiminin iç
cephesinde kayıpları artıracak dördüncü nedendir.
Yusuf mevcut kabinenin bulunduğu dönemde savaş çıkarsa, bu kabinenin bu
savaşta görevlerini etkin bir şekilde yerine getirebileceğini tahmin
etmenin çok zor olduğuna inanıyor, çünkü bu yapı şu anda Siyonist
toplumla eşi görülmemiş bir güvensizlik krizi içinde ve toplum
başbakanın ağzından çıkan hiçbir söze güvenmiyor, inanmıyor ve
Netanyahu'nun savaş sırasında bile tüm eylemlerinin yargıdan kurtulmak
amacıyla yapıldığına inanılıyor.
Başbakan ile birlikte güvenlik kabinesi üyelerine toplum güvenmiyor, bu
nedenle felaket Tel Aviv'e ilk füze düştüğünde gerçekleşecek.
Bu endişelerin gölgesinde, Siyonist Ordu Genelkurmay Başkanı Salı günü
iç cephe komuta birimlerinden birini incelemesi sırasında en son savunma
planlarını ve operasyonel zorluklarla etkileşimi ele aldı./