Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Habib b. Mezahir veya Muzahhar da denmiştir. Kerbela'nın tanınmış şehitlerindendir. Resulullah'ın (s.a.a) Kufeli sahabesiydi. Sıffın, Nehrevan ve Cemel savaşlarında İmam Ali'nin (a.s) yanında yer alan vefalı Ehlibeyt dostlarından biriydi. Kurân ilimlerinde Hz. Ali'nin özel öğrencilerindendi. İmam Ali (a.s) onu Menâyâ ve Belâyâ (gelecekte vuku bulacak olaylar) ilminden haberdar etmişti. (el-Hüseyin fi Tarikihi ile'ş-Şehade, s.6.) Habib b. Mezahir, aynı zamanda Şurtetu'l-Hamîs grubundandı. Bu grup, İmam Ali'ye (a.s) ölümüne itaat eden hücum grubuydu.( Şurtetu'l-Hamîs hakkında daha fazla bilgi için bkz: el-İhtisas, Şeyh Mufid, s.2, 3, 7, 65.) Kufe'nin önde gelen Şiîlerinden olan Habib b. Mezahir, Müslim b. Akil Kufe'ye geldiğinde onun için halktan biat toplamaya çalışanlar arasındaydı. İmam'ın Kufe'ye gelmesi için mektup yazanlardan biri de oydu. Hz. Hüseyin (a.s) Müslim'in şehit olduğunu duyunca, Habib b. Mezahir'e bir mektup yazmıştı. Zira Habib, İmam'ın (a.s) yanında değerli bir makama sahipti. Kerbela'da da İmam (a.s) onu sol kanada komutan olarak atamıştı. Habib, Benî Esed kabilesinin İmam'a yardım etmesi için çok çaba harcamış, ne var ki Emevî ordusu, onların İmam'a ulaşmalarını engellemişti. ( Ensaru'l-Hüseyin, s.66.) Aşura olayından yıllar önce, bir vakit Benî Esed meclisinden geçerken Habib ile Meysem-i Temmar arasında gerçekleşen sohbette birbirlerinin şehadetinden haber vermeleri ve o gün mecliste bulunan herkesin şaşkınlıkla onları izlemeleri, tarihte meşhurdur.( Ensaru'l-Hüseyin, s.66.) Bu olay, aynı zamanda onların, İmam Ali'den (a.s) öğrendikleri Menâyâ ilminin bir göstergesidir.Habib, Aşura günü okuduğu recezde şöyle diyordu:Ben Habib'im, babam da MuzahharAlevli savaşların vazgeçilmez süvarisiyim (el-Hüseyin fi Tarikihi ile'ş-Şehade, s.6.) Habib b. Mezahir, Aşura günü cennete gideceği için çok sevinçliydi ve bu yüzden Bureyr b. Huzayr ile şakalaşıyordu. Şehadeti, İmam Hüseyin'i (a.s) çok üzmüştü. Yetmiş beş yaşında şehit olan Habib'in kesik başı da tıpkı diğer şehitlerin başı gibi Kufe'de dolaştırılmıştı.
Turgut Atam