El-Bağdadi, Nasrallah'ın tanıyan herkesin onun için gözyaşı döktüğünü ve kaybının büyük bir acı olduğunu ifade etti. Ancak, Allah’ın Kur'an'da Peygamber Muhammed (s.a.v.) için belirttiği gibi, "O, önceden de peygamberler geldi ve onlar vefat ettiler," diyerek bu kaybın direnişin devam edeceği anlamına geldiğini vurguladı.
Direnişin şahıslara bağlı olmadığını, din, düşünce ve ilkelere dayandığını belirten el-Bağdadi, "Seyyid'in şehadetinden bu yana, Lübnan'daki direniş bağlantısı ve yolu değişmedi; ne sözde ne de eylemde," ifadelerini kullandı. Özellikle, şehit Seyyid Hasan Nasrallah'ın, "Kudüs'ü korumak ve düşmanın hedeflerini engellemek" için planladığı stratejilerin hâlâ geçerli olduğunu söyledi.
El-Bağdadi, "Gaza'daki savaş sona erene kadar, Lübnan'daki cephe de savaş durmayacaktır. Bu, siyasi anlaşmalarla veya diğer kararlarla değil, doğrudan savaşın seyrine bağlıdır," dedi. Hizbullah’ın anlaşmaları ihlal eden tarafın düşman Siyonistler olduğunu ve bu durumun, 2006’dan bu yana süregelen ihlallerle kanıtlandığını belirtti.
Son olarak, el-Bağdadi, "Düşman ne kadar savaşı genişletirse, biz de genişleteceğiz. Bu savaş, Gaza'daki savaş sona erene kadar devam edecektir ve düşman hiçbir hedefini gerçekleştiremeyecek," diyerek sözlerini tamamladı.