28 Aralık 2024 - 16:16
Suriye Halkı Türkiye'nin Vesayetini Kabul Etmiyor

Türk hükümeti, Suriye’de güvenlik krizinin başladığı 2011 yılından bu yana bu ülkede temel ve benzersiz bir rol oynadı ve görünen o ki bu güvenlik rolü önümüzdeki yıllarda da devam edecek. Bu 15 yıllık süreçte Türk hükümeti, eski Suriye hükümetine karşı çıkan tüm askeri gruplara askeri, istihbarat, güvenlik, siyasi ve mali destek sağlamanın yanı sıra bu ülkenin kuzeyinin büyük bir bölümünü işgal etti ve son zamanlarda bunun boyutu arttı.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Türk hükümeti, Suriye’de güvenlik krizinin başladığı 2011 yılından bu yana bu ülkede temel ve benzersiz bir rol oynadı ve görünen o ki bu güvenlik rolü önümüzdeki yıllarda da devam edecek. Bu 15 yıllık süreçte Türk hükümeti, eski Suriye hükümetine karşı çıkan tüm askeri gruplara askeri, istihbarat, güvenlik, siyasi ve mali destek sağlamanın yanı sıra bu ülkenin kuzeyinin büyük bir bölümünü işgal etti ve son zamanlarda bunun boyutu arttı.

Türkiye, Suriye’de güvenlik krizinin başlangıcından iki yıl sonra, 2013 yılından bu yana, Kürt silahlı gruplarının Türkiye'ye yönelik tehditlerine karşı koyma bahanesiyle, bu ülkeyi tehdit etme kabiliyetine sahip olmadığı halde, Suriye topraklarını ve bu ülkenin egemenliğini ihlal etti. Bu durum, Suriye ve İran'ın, Kürt silahlı gruplarının Türkiye topraklarına saldırmamasını garanti altına alacaklarını Ankara yetkililerine defalarca bildirmelerine rağmen gerçekleşti. Üstelik bu 15 yıl boyunca Suriyeli Kürtlerin Türkiye topraklarına saldırdığına, hatta tek el ateş ettiğine dair hiçbir haber yayınlanmadı. Dolayısıyla Türk hükümetinin Suriye'deki isyanları bu ülkenin topraklarının bir kısmını ele geçirmek için kullandığı açıktır.

Raporlar, Türk ordusunun Suriye'de işgal ettiği bölgelerde Türkçe dil eğitim kurslarına başladığını ve liranın Suriye'nin resmi para birimiyle değiştirildiğini gösteriyor. Bu da Türkiye'nin Suriye topraklarının kalıcı olarak işgal edilmesi ve Türkiye'ye ilhak edilmesi konusundaki niyetleri hakkında bilgi vermektedir.

Türk hükümetinin, Ceyşü’l Hür, IŞİD ve el-Nusra ve son yıllarda Tahrir-i Şam gibi Suriye hükümetine muhalif milis gruplara çok yönlü, kapsamlı ve uzun vadeli desteğini gösteren birçok belge bulunmaktadır ve bu hükümetin son 15 yılda Suriye halkına karşı işlenen suçların tamamında temel olarak payı vardır.

Bu 15 yıl boyunca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan teröristlere resmi desteğini dahi gizlemedi ve 2017 Ocak ayında başlayan Astana toplantıları da dahil olmak üzere çeşitli zamanlarda Suriye silahlı gruplarını resmi olarak temsil etti. Suriye hükümeti bölgesel dostlarıyla birlikte terörün üstesinden geldikten sonra ve teröristlerin işgal ettiği bölgelerin çoğunu kurtardıktan sonra, ateşkesin sağlanması amacıyla 29 Ocak 2017’de Türkiye'nin katılımıyla Astana toplantıları başladı. Bu arada Türk hükümeti, Suriyeli muhalif silahlı grupların tamamen çökmesini engellemeye çalıştı. Mesela Astana toplantılarında Türkiye, İdlib'deki silahlı muhalif grupları askeri çatışmaya gerek kalmadan silahsızlandıracağının ve bu vilayeti Suriye hükümetine teslim edeceğinin garantisini verdi ve bunun için 6 ay süre istedi ama bu dönemde Türk hükümeti teröristlere daha fazla askeri ve mali imkân sağladı ve art arda yaptığı işgallerle bu bölgenin Suriye hükümetine geri dönmesini engelledi. Bu yıllarda İdlib, teröristlerin ana üssü iken fiilen Türkiye yönetimindeki bir il haline geldi.