Ekonomik raporlara göre, İsrail rejiminin nüfusu yaklaşık 8 milyon kişidir ve bu sayıya rağmen, ekonomisi büyük ölçüde ihracata ve ABD’nin mali desteklerine bağımlıdır. Ekonomik gözlemciler, İsrail’in bir ülke olarak, hem ihracat hem de gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) açısından ciddi zorluklarla karşı karşıya olduğunu vurgulamaktadır.
Analistler, yaptırımların uygulanmasıyla birlikte bu rejimin, bölgedeki en zayıf unsurlardan biri haline geleceği ve ekonomik açıdan kırılgan bir yapıya bürüneceğini belirtmektedir. Ayrıca, son veriler ışığında, İsrail'in ihracatının İslam ülkeleriyle karşılaştırıldığında son derece düşük olduğu ve bu bağlamda Çin ve ABD’ye bağımlı olduğu gözlemlenmektedir.
Uzmanlar, mevcut ekonomik durgunluğun, güvenlik istikrarsızlığına yol açabileceği ve bu rejimin bölgedeki gücünü zayıflatabileceği konusunda uyarıyor. Bu nedenle, tüm bu faktörlerin toplamı, İsrail rejimi üzerinde daha fazla baskı oluşturacak ve bu rejimin özellikle İslam ülkeleri ile olan ilişkilerini etkileyecektir.
Bizim, direniş cephesi olarak, İsrail rejiminin ekonomik ve toplumsal durumunu doğru bir şekilde anlayarak etkili stratejiler geliştirmemiz önemlidir.