18 Mayıs 2015 - 10:34
Modern Ebu Süfyan ve Ebu Cehil'ler!

Yemen, yarım asırdan uzun bir süredir Suudilerin saklı cenneti konumundaydı...

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- İran İslami Şura Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü Hüseyin Nakavi Hüseyni, 'Bugün modern Ebu Süfyan ve Ebu Cehil'ler eliyle işlenen cinayetler, Peygamber Efendimizin (s.a.a) kalbini incitiyor' diye konuştu. Komisyon Sözcüsü, Ortadoğu'da yaşanan gelişmeleri değerlendirdiği konuşmasında şu ifadeleri kullandı;

"Bugün İslam dünyası iki taraftan muhasara altına alınmış durumda. Bir yandan İsrail rejimi Kudüs, mazlum Filistin halkı, Gazze ve Lübnan'ı kuşatmış. Müslüman çocukları ve kadınları öldürüyor. Evlerini yerle bir ederek Müslüman coğrafyayı yavaş yavaş işgal etmeye devam ediyor. Diğer taraftan Suudi rejimi başka bir Müslüman halka karşı katliam yapıyor.

Suudiler konvansiyonel olmayan silahlar ve savaş uçaklarıyla Yemen halkını hedef almış. Masum kadın ve çocukları öldürmeye hala devam ediyor. Meskûn mahalleri yerle bir etmeye, insanları en temel ihtiyacı olan su ve yemekten mahrum bırakıyor. Suudiler bugün İsrail'le aynı cephede İslam aleyhine savaşıyor. Tüm Müslümanların özellikle özgür bir iradeye sahip olan insanların sorması gereken soru; 'Yemen halkının suçu ne?' 'Yemen'de ne oldu da Suudiler vahşice Yemenlilere saldırıyor?' 'Yemenlileri ölüme mahkûm edilmeye sürükleyen şey nedir?'

Hepimiz iyi biliyoruz ki Yemen, yarım asırdan uzun bir süredir Suudilerin saklı cenneti konumundaydı. Suudiler Arabistan'da darbe yaptılar, diktatörün biri kenara itildi yerine daha zalim bir diktatör geçti. Gönüllerinin istediği her işi yapan yapmacık krallar iş başına getirildi. Suudi Arabistan'ın gizli yaşam bahçesi olan Yemen'e savaş emrini verdiler. Ancak son birkaç yılda Yemen halkı yavaş yavaş birlik ve vahdetin önemini idrak etmeye başladı. El ele vererek büyük bir millet olmayı başardılar. Özgür ve kendi kararlarını alabilecek isimleri iktidara getirmek istediler. İslami ve insani değerleri ölçü alan bir hükümet tarafından yönetilme talebinde bulundular. Yemen halkının tek suçu ve günahı budur.

Suudilerin istediği her an Yemen'i parçalamasını veya her parçasını bir bütün haline getirmelerini istemiyorlar artık. Yemenliler ülkeleri adına alınacak her kararın Yemelilere ait olmasını istiyor. Yemen halkının suçu budur. Ülkede ulusal bir inkılâp hareketi başlattılar. Her zaman Yemen'de eli ve gölgesi bulunan ABD ve Suudiler bu inkılâp hareketinden rahatsız oldu. Çünkü ABD kendisini 'müdahil olmanın mihenk taşı' olarak kabul ediyor. ABD, dünyanın neresinde olursa olsun bir ülkede şu veya bu sebepten dolayı bir sorun varsa kendisinin oraya müdahale edebileceğini zannediyor. Amerika'ya göre kendi ekseni dışında cereyan eden her olay; insanlık dışı, insanlığa aykırı, terörizm ve şiddet içeren bir harekettir! Bu nedenle ABD ve İsrail'in menfaatleri ile çakışan her eylem adalet, İslam ve insan odaklı olsa dahi bir terör eylemidir!!

Milli kimliklerini korumak ve ülkelerinin istiklalini kendi ellerinde tutmak isteyen Yemen halkına karşı Amerika, İsrail ve Suudiler tarafından şeytan üçgeni oluşturuldu. Yemenliler ülkelerindeki her kabile ve inancı temsil edenlerin olacağı bir hükümetin iktidara gelmesinden yana. ABD ve müttefiki olan İsrail ile Suudi Arabistan bu milli oluşumu engellemek için omuz omuza vererek Yemen saldırılarını başlattı. Yemen halkı kanla beslenen bir diktatörün iktidarda kalmasını istemiyordu ve nihayetin bu diktatör ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.

Özgürlük ve adalet mihverli başlatılan Yemen halk hareketinden rahatsız olan Suudiler her türlü savaş teçhizatından yaralanarak yaklaşık iki yadır devam eden hava saldırısına başladı. ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya'nın verdiği silahlar Yemen halkının üzerinde denenmeye başladı. Yemen saldırılarında kullanılan silahlar içerisinde piyasaya yeni sürülen daha önce hiçbir savaşta kullanılmayan silahlar da var. Bu silahlar kimyasal mı yoksa ısı güdümlü mü biliyoruz bile. Böylesi ölümcül silahları kullanan şeytan üçgeni, hiçbir gelişmiş silaha sahip olmayan Yemen halkına karşı cinayet işlemekle adeta gurur duyuyor.

Ben, Cuma namazında yapılan saldırıda beş evladını şehit veren bir babayla görüştüm. Çocuklarını kaybeden bu babanın tüm bedeni de yanmıştı. Buna rağmen 'Biz, ölüm pahasına dahi olsa Suudilere karşı direndik. Amerika'nın ve İsrail'i yok olduğunu görene kadar da direnmeye devam edeceğiz' diyordu. Bugüne kadar Yemen'de 900 umumi mekan yerle bir edildi. İçme suyu temin eden depolar ve sağlık hizmeti veren kuruluşlar saldırıların hedefi oldu. Bugün Yemen'de bir insanlık dramı yaşanıyor.

Ey bir kaçakçı ve katilin idam edilmesi için bildiri yayımlayan uluslararası camia!

 Ey ülkelerin güvenliğini tehdit eden saldırlar karşısında kınama yayınlayan BM Güvenlik Konseyi! Şimdi neden sessiz oturuyorsunuz?

Ey Avrupa Birliği! Ey Birleşmiş Milletler!

 Ey her daim terörizmle mücadele ettiğini iddia eden, savunmasız kadın ve çocukları koruduğunu haykıran Amerika, Fransa, Almanya ve İngiltere! Hani neredesiniz? Kınamalarınız, bildirileriniz, ambargolarınıza ne oldu? Neden sessizsiniz? Neden katliamlara göz yumuyorsunuz?

Suudiler, saklı cennetlerinde Husiler öncülüğünde başlatılan bir halk ayaklanmasına şahitlik ediyor. Suudiler Yemen'de milli iradeye dayalı bir hükümet kurulması halinde kabileciliğe dayalı olan Suudi hanedanının iktidarının temellerinin sarsılacağını çok iyi biliyor. Bu korku ve endişe, Suudilerin tüm gücüyle Yemenlilere karşı savaş başlatmasına sebep oldu. Yemen'de yaşanın hikâyenin özeti şudur; halkının kendi ülkelerinin geleceğini tayin etmelerinin önlemek ve Yemen'de bir halk ayaklanmasının önünü almak."