Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Suudiler tarafından Yemen halkına karşı başlatılan hava saldırıları iki aya ulaşırken, Batı Asya Siyasi Bilimler Uzmanları, Suudilerin Yemen saldırısında istedikleri hiçbir sonucu elde edemediğini bir kez daha yinelerken, bir sonraki aşamada kara operasyonu olup olmayacağı sorusunu değerlendirdi.
Yemen kaynaklarına dayandırılan istatistiklere göre bugüne kadar gerçekleşen saldırılarda 576'sı çocuk, 261'i kadın olmak üzere 4021 Yemenli hayatını kaybetti ve 7071 kişi de yaralandı. Yaralanan Yemenliler arasında bulunan 1121 çocuk 15 yaş altı ve yaralılardan 782'si kadın.
Suudi Arabistan'ın talebinin aksine Birleşmiş Milletler'in tarafsız bir ülkede (Cenevre) müzakere masasına oturulması çağrısı uzmanlar tarafından Suudi Arabistan adına başka bir yenilgi olarak yorumlanıyor.
Ortadoğu Uzmanı Muhammed Rıza Hacıyan:
"Yemen'in sahip olduğu coğrafi konum nedeniyle Suudilerin bir kara harekatı başlatma olasılığı uzak bir ihtimal. Özellikle geçit vermeyen kısal ve dağlık alanların Husiler ya da Zeydilerin kontrolünde olması göz önünde bulunduran Suudi Arabistan, böyle bir riski göze almaz. Bu dağlık ve kırsal alanlar, Yemen'in coğrafi yapısını fazla bilmeyen ve klasik bir orduya sahip olan Arabistan için ölümcül bir tuzak konumundadır.
Bir gerilla tekniği ile savaşan ve akılcı hamleler yapan bölgenin yerli halkı daha doğrusu Halk Komiteleri ile göğüs göğse muharebe, Arabistan'ın bir adım atmadan önce iki kez düşünmeye sevk eden etkenlerden bir diğeridir. Bölgeye hakim olan mevcut konum ve uluslararası angajman kurallarını yan yana değerlendirirsek kara operasyonu, arı yuvasına çomak sokmak gibi bir şey olur. Her ne kadar Arabistan'da iktidara gelen tecrübesiz prenslerin fitilini ateşlediği hava saldırıları istenilen sonucu vermemiş olsa da, Suudiler az da olsa ufak bir umutla savaşı sürdürmeye devam ediyor.
Yemenli gruplarının (isimlerini dikkate almadan) yapısını dikkate aldığımızda çoğu Yemenlinin yeniden Suudilerin hâkimiyeti altına girmeye muhalif olduğunu görürüz. Kendini Yemen halkından soyutlayarak Arabistan'a sığınanların artık Yemen halkının gözünde bir değeri yoktur. Arabistan'ın desteği ve finansal yardımıyla kendilerine yeniden itibar kazanmayı düşünebilir ama realitede hiçbir saygınlıkları kalmadı.
Yemen halkının istediği ve aklında kabul ettiği şey; Birleşmiş Milletler'in kontrolü altında ve Arabistan başta olmak üzere hiçbir ülkenin müdahil olmayacağı bir müzakere masasına Yemenli grupların oturmasıdır. Suudi Arabistan'ın da muhalefet etiği şey, gerçekleşecek olan bir müzakere sürecinden kendilerinin devre dışı bırakılması fikridir.
Olması gerekende hem Birleşmiş Milletler'in, hem İran'ın hem de birçok Yemenli grubun talep ettiği gibi görüşmelerin tarafsız bir yerde BM'nin gözetiminde olmasıdır."
Ortadoğu Uzmanı Rıza Mir Abiyan:
"Her ne kadar Arabistan'ın kendisi Yemen'e karşı bir kara harekâtı düşünmese de bu işi yapmaya gönüllü kukla devletler ve gruplar var. Hatta Suudiler bunu şu an Şabva ilinde yapıyor. Arabistan ordusu Yemen halkıyla karadan savaşacak bilgi ve tecrübeye sahip değil. Bu nedenle bugüne kadar Yemenli aşiretler sınırlardan sızarak birçok askeri kontrol merkezine saldırarak birçok Suudi askeri saf dışı bıraktı.
Yapılması planlanan müzakere, sunulan şartların ne kadarının kabul edileceğine bağlıdır. Yemenlilerin ilk şartı müzakere masasında Ensarullah'ın da yer alması ve hava saldırılarının tamamıyla durdurulmasıdır. Bu şartların yerine getirilmemesi halinde ateşkes ve barış ihtimali zor gözüküyor. Müzakere ancak ve ancak saldırıların durması halinde anlam kazanılır. Saldırıların gölgesinde yapılacak bir müzakerenin samimiyetine kimse inanmaz.
İran'ın Eski Yemen Büyükelçisi Murtaza Rahimi:
"Arabistan'ın kara harekatı gibi bir hataya düşeceğine ihtimal vermiyorum. Çünkü Arabistan, Yemen'i ve Yemenlileri herkesten çok tanıyor. Kara harekatının doğuracağı kötü sonuçları çok iyi biliyor.
Ağır bir bütçe isteyen böylesi saldırıların ne Arabistan ve Yemen'e ne de İslam dünyasına bir getirisi yoktur. Arabistan bu yolda kendisini bekleyen zorlukları ve engebeli yolları biliyor. Kara harekatını başlatmanın ve idare etmenin çetinliğinin farkında. Siyasi, ekonomik, güven ve askeri anlamda karşısına çıkacak çıkmaz yollara giremez.
Yemenlilerin, Yemenlilerle müzakere masasına oturması gerekir. Arabistan başta olmak üzere diğer ülkelerde bu müzakerelerde yıkıcı değil yapıcı rol üstlenmelidir. Yemenliler sorunlarını müzakere masasında milli bir uzlaşı sağlayarak çözmelidir.
Bölge ülkelerinin beklentisi Yemen'de asayiş ve huzuru sağlanmasıdır. Ancak bu yolla bölgeyi tehdit eden tehlike bertaraf edilebilir. Ve ben kendi adıma Yemen'in geleceğinden umutluyum."