14 Aralık 2020 - 11:09
İran’dan AB’nin tanınmış teröriste desteğine sert itiraz

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatipzade, İran İslam Cumhuriyeti’nin AB’nin tanınmış bir teröriste destek vermesine yönelik en sert itirazı, Almanya ve Fransa büyük elçilerine bildirildiğini açıkladı.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Gazetecilerin Almanya ve Fransa büyük elçilerinin Dışişleri’ne çağırılmaları ile ilgili sorularına cevap veren Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hatipzade şöyle dedi:

AB tarafından yayımlanan müdahaleci açıklamaların ardından, Pazar günü Almanya ve Fransa büyük elçileri Dışişleri Bakanlığı’na çağırıldı. Avrupalı büyük elçilerle görüşmelerde İran İslam Cumhuriyeti’nin AB ve iki üyesinin tanınmış bir teröriste ve bazı Avrupa ülkelerinin kendileri de itiraf ettikleri üzere, Batılı casusluk servisleri ve siyonist rejim casusluk örgütü ile iş birliği çerçevesinde İran milletine karşı güvenlik suçu işleyen teröristlere ve terör örgütlerine mali ve manevi desteklerine yönelik en sert itirazı bildirildi.

Sözcü Hatipzade şöyle ekledi:

Dışişleri Bakanlığı Avrupa masası Başkanı, Almanya ve Fransa büyük elçileri ile görüşmede onlara, Avrupa hangi standartlara göre ateşli bomba yapım talimatını, sokak çatışmaları için plan yapmayı, İran İslam Cumhuriyeti nizamını devirmek üzere ecnebi devletler ve casusluk örgütleri ile iş birliği yapmayı ve silahlı suç işlemeyi ortaklık etmeyi gazetecilik olarak adlandırdığını sordu.

Sözcü Hatipzade, Avrupa’nın terörü, kendi çıkarlarına iyi ve kötü olmak üzere ikiye ayırması ve bu konudan kendi amaçları doğrultusunda yararlanması tarihi bir trajedi olduğunu belirterek şöyle dedi:

Bazı Avrupa ülkelerinin yıllardır münafıklar terör örgütünden El Ahvaziye terör örgütüne kadar birçok terör örgütünün yuvası haline gelmiş olması utanç verici bir durumdur.

Sözcü Hatipzade şöyle ekledi:

Yıllardır Yemen topraklarına saldıran saldırganları kayıtsız şartsız destekleyen, bu uğurda ölümcül silahların ticaretinden kazanç sağlayan, bir milleti kıtlık ve insani facia ile karşı karşıya getiren ve toplu katliamına göz yuman ülkelerin insan hakları savunucusu konumunda olduklarını iddia etmeye hakkı yoktur.

342/