20 Ocak 2026 - 16:20
Dışarıya Demokrasi, İçeride Kriz

Trump çizgisindeki sert göç politikalarının devamı niteliğindeki operasyonlar, “kamu güvenliği” gerekçesiyle savunulsa da sahadaki görüntüler ABD’nin sık sık eleştirdiği ülkelerle arasındaki farkın hızla kapandığını gözler önüne serdi.

Uluslararası Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı -ABNA- Washington yönetimi, İran’daki olaylarda polis müdahalesi fiili şiddete dönüşmeden bile “müdahale tehdidi” üzerinden sert açıklamalar yaparken, kendi ülkesinde bir ABD vatandaşı kadının ICE polisleri tarafından vurularak öldürülmesi sessizlikle geçiştirildi.

7 Ocak’ta Minneapolis’te gerçekleşen olayda, araç içinde bekleyen bir kadının kapısının zorla açılmaya çalışıldığı, ardından kaçmaya çalışırken yakın mesafeden üç el ateş edilerek öldürüldüğü görüntüler sosyal medyada gündem oldu. Ancak Trump yanlısı güvenlik söylemi, bu görüntüleri “kamu güvenliği” başlığı altında perdelemeye çalıştı.

Trump’ın başkanlığı döneminde şekillenen “sıfır tolerans” politikası, bugün de binlerce göçmenin toplu operasyonlarla hedef alınmasına yol açıyor. Son 6 haftada 3 bin kişinin daha gözaltına alındığı açıklanırken, insan hakları örgütleri uygulamaların keyfi ve orantısız güç içerdiğini vurguluyor.

ABD yönetimi bir yandan başka ülkelerde “polis şiddeti” ve “hak ihlali” eleştirileri yaparken, diğer yandan kendi şehirlerinde silahlı müdahaleler, tartışmalı operasyonlar ve can kayıplarıyla anılıyor. Minneapolis’te yaşananlar, “demokrasi vitrini” ile “saha gerçeği” arasındaki uçurumu bir kez daha gözler önüne serdi.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha