Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Minneapolis’te 24 Ocak’ta Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) ve federal sınır polisi tarafından açılan ateş sonucu 37 yaşındaki yoğun bakım hemşiresi Alex Pretti’nin öldürülmesi, ABD’de yeni bir toplumsal krizin fitilini ateşledi. Pretti’nin federal operasyonlar sırasında, bir kadını korumaya çalışırken vurulduğuna dair görgü tanıkları ve video kayıtları kamuoyunda sert tartışmalara neden oldu.
Pretti, Minneapolis VA sağlık sisteminde hemşire olarak çalışan ve hem meslektaşları hem de ailesi tarafından yardımsever, “insan hakları savunucusu” olarak tanımlanıyordu. Ailesi, federal yetkililerin ölümle ilgili açıklamalarını reddederek, olayın barışçıl protestoculara yönelik orantısız güç kullanımının bir örneği olduğunu söyledi.
Bu olay, sadece Minneapolis’te değil, New York, Boston, San Francisco ve Los Angeles gibi büyük kentlerde de federal göçmenlik politikalarına karşı protestoları tetikledi. Göstericiler Trump yönetimini ve ICE’i kentlerden çekilmekle, göçmenlere ve barışçıl eylemcilere yönelik baskı politikalarını sonlandırmakla suçluyor.
Direniş taraftarı çevreler, Pretti’nin ölümünü ülke genelindeki göçmen karşıtı operasyonların simgesi olarak görüyor ve bu tür uygulamaların sistematik baskı ve devlet şiddeti biçimine dönüştüğünü vurguluyor. Aktivistler, federal ajansların şeffaflığını ve hesap verebilirliğini talep eden çağrıları yükseltiyor.
Protestolar soğuk kış şartlarına rağmen devam ederken, Minnesota Valisi ve yerel yetkililer de federal güçlere karşı eleştirilerini sürdürüyor; bazı eyalet yetkilileri Ulusal Muhafız birliklerini aktivite alanlarına yönlendirmek zorunda kaldı. Tartışmalar, federal göç politikalarının toplum sağlığı ve güvenlik üzerindeki etkilerini yeniden gözler önüne seriyor.
yorumunuz