24 Şubat 2026 - 23:18
İşgal Rejiminde Psikolojik Çöküş: İsrail’de Bir Psikiyatriste 3.200 Hasta

7 Ekim sonrası travma dalgasıyla baş edemeyen İsrail’de, her 3.200 hastaya yalnızca bir psikiyatristin düştüğü belirtildi.

Uluslararası Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı -ABNA- 7 Ekim sonrası derinleşen güvenlik krizi ve direnişin sarsıcı etkileri, Siyonist rejimde yalnızca askeri ve siyasi değil, aynı zamanda ciddi bir psikolojik çöküşe yol açtı. İsrail kaynaklarına yansıyan verilere göre, ülkede travma, kaygı bozukluğu ve stres temelli rahatsızlıklar hızla artarken, mevcut sağlık altyapısının bu yükü taşımaktan uzak olduğu ortaya çıktı. Son rakamlar, bir psikiyatriste ortalama 3.200 hastanın düştüğünü gösteriyor.

Uzmanlar, özellikle Gazze savaşıyla birlikte sirenler, füze tehditleri ve güvenlik korkusunun İsrail toplumunda kronik bir travmaya dönüştüğünü belirtiyor. Yerleşimci nüfus içinde yaygınlaşan panik ataklar, uyku bozuklukları ve depresyon vakaları, rejimin “güvenlik devleti” iddiasının toplumsal zeminde çöktüğüne işaret ediyor. Buna karşın, askeri harcamalar ve savaş bütçeleri artırılırken, ruh sağlığı hizmetlerine ayrılan kaynakların yetersiz kaldığı ifade ediliyor.

Direniş perspektifinden bakıldığında, bu tablo işgal rejiminin yalnızca cephede değil, iç toplum yapısında da çözülme yaşadığını ortaya koyuyor. Filistin direnişinin sürekliliği, Siyonist toplumda “kalıcı tehdit algısı”nı derinleştirirken, İsrail yönetimi bu krizi bastırmak için güvenlik söylemini daha da sertleştiriyor. Ancak bu yaklaşım, psikolojik yıkımı durdurmak bir yana, korku ve güvensizliği daha da yaygınlaştırıyor.

Sosyal hizmet uzmanları, özellikle asker aileleri, yedek askerler ve sınır bölgelerinde yaşayan yerleşimciler arasında travmanın kuşaklar arası bir probleme dönüşme riski taşıdığı uyarısında bulunuyor. Buna rağmen rejim yetkililerinin, bu krizi “savaşın kaçınılmaz yan etkisi” olarak geçiştirdiği ve yapısal bir çözüm üretmediği belirtiliyor.

Gelinen noktada, İsrail’deki psikiyatrik tablo, direnişin yalnızca askeri değil, toplumsal ve zihinsel düzlemde de işgal rejimini kuşattığını gösteriyor. Uzmanlara göre, bu psikolojik kırılma derinleştikçe, Siyonist rejimin uzun vadeli iç istikrarı daha ciddi biçimde sorgulanır hale geliyor.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha