18 Mart 2026 - 22:18
Ayetullah Ramazani Anlattı: İran’da Üçüncü Devrim Liderinin Seçilme Süreci Savaş Ortamında Gerçekleşti

Dünya Ehl‑i Beyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani, şehit liderin şehadetinin ardından İran’da üçüncü İslam Devrimi Liderinin seçilme sürecine ilişkin dikkat çekici ayrıntıları paylaştı. Ramazani, savaş koşullarında gerçekleşen bu süreci “krizin zirvesinde yaşanan bir mucize” olarak nitelendirdi.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Dünya Ehl‑i Beyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani, bugün(18 Mart 202627 Esfend 1404 Çarşamba günü öğle saatlerinde Kurultay yöneticileri ve çalışanlarıyla yaptığı toplantıda, çağın suçluları tarafından şehit edilen şehit liderin şehadetinden sonra yaşanan gelişmeleri ve İran’da üçüncü İslam Devrimi Liderinin seçilme sürecini ayrıntılı biçimde anlattı.

Konuşmasının başında Ramazan ayının önemine değinen Ramazani, rivayetlerde insanların Ramazan’ın değerini bilseler yılın tamamının Ramazan olmasını isteyeceklerinin ifade edildiğini belirtti. Ramazani, insanın yıl boyunca sağlıklı kalmasının Ramazan’ı doğru değerlendirmesine bağlı olduğunu vurgulayarak, ihlasın ilahi sırların en önemlilerinden biri olduğunu söyledi. Ona göre insan ihlasın en yüksek derecesine ulaştığında şeytanın ona nüfuz etmesi mümkün olmaz.

Ayetullah Ramazani ayrıca orucun hem dünyevi hem de uhrevi birçok etkisi bulunduğunu belirtti. Ona göre orucun dünyevi etkileri hem bireysel hem toplumsal boyut taşırken, bireysel etkiler de hem fiziksel sağlık hem de manevi boyutla ilişkilidir. Manevi boyutta ise takvanın öne çıktığını ifade eden Ramazani, Allah’ın takva sahibi kullara ilim vereceğini ve bu ilmin bir nur olduğunu vurguladı.

Ramazani, İran İslam Devrimi’nin 47 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirterek devrimin hiçbir zaman tek bir kişiye dayalı olmadığını söyledi. Bununla birlikte bazı şahsiyetlerin devrimde önemli rol oynadığını hatırlattı. İmam Humeyni’nin vefatından sonra devrimin devam etmeyeceğini iddia edenlerin olduğunu ifade eden Ramazani, ancak şehit liderin seçilmesiyle devrimin farklı alanlarda büyüyerek yoluna devam ettiğini dile getirdi. Bu süreçte özellikle bilimsel alanlarda gelişme yaşandığını, bunun da ülkenin askeri caydırıcılığını artırdığını belirtti.

Ramazani, İslam Devrimi’nin dünyaya yeni bir söylem sunduğunu ve “Yeni İslami Medeniyet” fikrini ortaya koyduğunu söyledi. Bu medeniyetin adalet ve güvenlik temelleri üzerine kurulduğunu ifade eden Ramazani, şehit liderin 86 yaşında en büyük arzusuna ulaşarak şehit olduğunu ve özgür insanların önderlerinden biri olarak tarihte yerini aldığını belirtti.

Konuşmasında İmam Hamanei’nin şehadetine de değinen Ramazani, onu “ümmetin babası” olarak nitelendirdi. Ona göre şehit lider en iyi insanların temsilcisi olarak en kötü insanlar tarafından şehit edildi. Ramazani, şehit liderin kanının velisinin tüm İslam ümmeti olduğunu ve ümmetin bu kanın hesabı sorulana kadar huzur bulmayacağını vurguladı.

Ramazani ayrıca İslam tarihinde, yönetimi sırasında adaletinden dolayı şehit edilen bir lider örneğinin neredeyse yalnızca Hz. Ali (a.s) olduğunu hatırlatarak, İmam Hamanei’nin de adalet çizgisi nedeniyle hedef alındığını ifade etti. Şehit liderin Batılı gençlere yazdığı mektuplarla onları tarihin doğru yoluna davet ettiğini söyledi.

Konuşmasında mevcut dönemin İran için son derece hassas bir dönem olduğunu vurgulayan Ramazani, düşmanın yürütülen savaşta İran’ı parçalamayı ve yönetimi değiştirmeyi hedeflediğini belirtti. Bu planın arkasında İran’ın kaynaklarını geçmişte olduğu gibi yeniden yağmalama amacı bulunduğunu söyledi.

Ayetullah Ramazani daha sonra İran İslam Cumhuriyeti’nin üçüncü liderinin seçilme sürecini ayrıntılarıyla anlattı. Ona göre İmam Hamanei’nin şehadetinin ilan edildiği gün Uzmanlar Meclisi yeni lideri belirlemek için çalışmalarına başladı ve aynı gün pazar sabahı Meclis Başkanlık Divanı toplandı.

Ramazani, İran yasalarına göre lider seçim sürecinin mutlaka yüz yüze toplantıyla yapılması gerektiğini ve olağanüstü şartlar için farklı bir yöntemin yasada yer almadığını söyledi. Bu nedenle Uzmanlar Meclisi üyelerine hem toplantının yüz yüze yapılması hem de adaylar hakkında görüşleri soruldu. Ramazani kendisinin de özellikle uluslararası kamuoyunun ikna edilmesi ve oylama sürecine hiçbir şüphe düşmemesi için yüz yüze toplantı yapılmasını savunduğunu ifade etti.

Bu süreçte düşmanların Uzmanlar Meclisi’nin toplantısını engellemek için Tahran ve Kum’daki sekretarya binalarını hedef aldığını söyleyen Ramazani, Kum’daki sekretaryaya yönelik saldırıdan sonra bazı üyelerin öldürüldüğü yönünde propaganda yapıldığını aktardı. Eğer Uzmanlar Meclisi üyeleri şehit edilseydi bunun büyük bir felakete yol açacağını belirtti.

Ramazani’nin verdiği bilgilere göre Uzmanlar Meclisi üyelerinden görüş alma süreci 10 Esfend Pazar günü başlayıp 12 Esfend Salı gününe kadar sürdü. Ancak tam bu süreçte Kum’daki sekretaryanın hedef alınması sonucu görüş formlarının bir kısmı yok oldu. Ramazani o gün kendi görüş formunu teslim etmek üzereyken sağlık sorunu nedeniyle sekretaryaya gidemediğini ve Meclis üyelerinin ciddi ölüm tehditleri altında olduğunu söyledi.

Süreç 17 Esfend Pazar gününe kadar devam etti ve o gün Uzmanlar Meclisi üyeleri toplantıya çağrıldı. Üyelerin çoğu Kum’da bulunuyordu ve Uzmanlar Meclisi oturumu 17 Esfend Pazar akşamı yaklaşık bir saat sürdü. Tartışmalar daha önce yapıldığı için oylama kısa sürdü ve iki aday arasından Ayetullah Seyyid Mücteba Hamanei üçte dört çoğunluğu aşan oyla İran İslam Cumhuriyeti’nin üçüncü lideri seçildi.

Ramazani, bu seçimin hiçbir şekilde kalıtsal bir yön taşımadığını özellikle vurguladı. Uzmanlar Meclisi toplantısında şehit liderin görüşlerine vakıf olan bir kişinin liderlik konusundaki yaklaşımını aktardığını söyledi. Ramazani’ye göre şehit lider daha önce kendisine sorulan sorular karşısında bu konuda olumlu ya da olumsuz bir görüş açıklamayı reddetmiş ve “Allah o zaman geldiğinde kendi lütfunu gösterecektir” demişti.

Ramazani, Ayetullah Seyyid Mücteba Hamanei’nin özelliklerine de değinerek onun adalet, fıkıh ve siyasi konularda güçlü bir birikime sahip olduğunu söyledi. Kendisiyle 20 yılı aşkın süredir fıkhi tartışmalar yaptığını belirten Ramazani, onun kesinlikle müçtehid olduğunu ve uzun yıllardır dış ders verdiğini ifade etti.

Ramazani’ye göre savaş koşullarında Uzmanlar Meclisi’nin toplanması başlı başına bir mucizeydi. Üyelerin çoğunun “şehadet guslü alarak” toplantıya katıldığını söyleyen Ramazani, bu seçimin tamamen özgür bir iradeyle yapıldığını ve Ayetullah Seyyid Mücteba Hamanei’nin İslam Devrimi’ni İmam Humeyni ve şehit lider gibi yönlendirebileceğini belirtti.

Ramazani ayrıca Yeni İslami Medeniyet hedefinin gerçekleşmesi için şartların oluştuğunu ifade etti. Şehit liderin ümmetin kurumsallaşması çağrısı yaptığını hatırlatan Ramazani, İslam dünyasının millet inşası ve kurumlaşma sürecine yönelmesi gerektiğini vurguladı.

Bugün dünyada ırkçılık, modern kölelik ve yoksulluğun zirveye ulaştığını söyleyen Ramazani, İsrail rejimine karşı alınan kararların ise çoğu zaman uygulanmadığını ifade etti. Ona göre tarihin doğru yolu sömürgecilik ve köleliğe karşı mücadeleden geçiyor.

Konuşmasının sonunda Ramazani, İslam Devrimi’nin en büyük kazanımlarından birinin halkların iradesinin güçlenmesi olduğunu belirtti. Ona göre şehit liderin şehadetinden sonra halkın yeniden ayağa kalkması “yüzyılın mucizesi” olarak nitelendirilebilir.

Ramazani ayrıca şehit Ali Laricani’nin uluslararası siyasetin dilini iyi bilen bilge bir siyasetçi olduğunu ve bu durumun düşmanları rahatsız ettiğini söyledi. Onun şehadetinin kendisini derinden etkilediğini belirten Ramazani, İslam Devrimi’nin büyük hedeflerine ulaşmak için bu tür ağır bedeller ödediğini ifade etti.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha