29 Nisan 2026 - 14:49
Rusya BM’de İsrail’e süre verdi: İşgal güçleriniz derhal Lübnan’ı terk etsin

ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın Lübnan’a yansıması olarak İsrail’in ateşkes ihlallerini sürdürmesi üzerine Rusya, BM Güvenlik Konseyi’ne taşıdığı konuda işgal güçlerinin derhal Lübnan topraklarını terk etmesini talep etti. Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vasili Nebenzya, UNIFIL barış gücü askerlerine yönelik saldırıların da acilen soruşturulmasını ve faillerinin cezalandırılmasını istedi.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA:  Rusya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde İsrail’e sert bir çıkış yaparak işgal altındaki Lübnan topraklarından derhal çekilmesini talep etti. Moskova yönetimi ayrıca, BM Barış Gücü (UNIFIL) askerlerine yönelik saldırıların acilen soruşturulmasını ve faillerinin “mevki ve konumlarına bakılmaksızın” cezalandırılmasını istedi.

UNIFIL hedef alınıyor: “Barış güçleri vuruldu”

Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vasili Nebenzya, yaptığı açıklamada UNIFIL güçlerinin İsrail tarafından engellerle karşı karşıya bırakıldığını, hatta ateş altında kaldığını belirtti. Nebenzya, “Bu saldırılar bazı barış gücü askerlerinin ölümüne yol açtı” dedi. Rus diplomat, İsrail’in BM’nin otoritesine saygı göstermediğini ve mavi berelilerin güvenliğini doğrudan tehdit ettiğini vurguladı.

İsrail ateşkesi hiçe sayıyor: 1701 sayılı karar ne diyor?

Rusya, tüm tarafları ateşkese bağlı kalmaya ve BMGK’nin 1701 sayılı kararına uymaya çağırdı. 2006 yılında kabul edilen bu karar, İsrail’in Lübnan topraklarından tamamen çekilmesini öngörüyor. Ancak aradan geçen onlarca yıla rağmen İsrail, Lübnan’ın güneyinde asker bulundurmaya, evleri havaya uçurmaya ve altyapıyı tahrip etmeye devam ediyor.

Nebenzya, “Bu şartlar yerine getirilmeden hiçbir barış anlaşması kalıcı olmaz. Kasım 2024’te imzalanan ateşkesin bu yüzden uzun sürmediğini gördük” uyarısında bulundu.

UNIFIL: 47 ülke, 7 bin 500 asker, 48 yıllık görev

BM Lübnan Geçici Gücü (UNIFIL), İsrail’in 1978’deki ilk Lübnan işgalinin ardından kuruldu. Görev süresi her 6 ayda bir uzatılan güç, şu anda 47 farklı ülkeden yaklaşık 7 bin 500 askerden oluşuyor. UNIFIL’in temel görevi, İsrail’in güney Lübnan’dan çekildiğini teyit etmek ve bölgesel barışa katkıda bulunmak. Ancak İsrail, bugüne kadar bu kararların hiçbirine tam olarak uymadı.

Rusya’nın hamlesinin perde arkası: Emperyalist bloğa karşı denge arayışı

Rusya’nın bu çıkışı, ABD ve İsrail’in bölgedeki saldırgan politikalarına karşı uluslararası hukuku hatırlatma işlevi görüyor. Zira İsrail’in Lübnan’daki ihlalleri, ABD’nin BM Güvenlik Konseyi’ndeki veto şemsiyesi sayesinde bugüne kadar hiçbir yaptırımla karşılaşmadı. Washington, İsrail’in güney Lübnan’da sürdürdüğü ev yıkımlarını, toprak mayınlamasını ve ateşkes ihlallerini “kendini savunma” söylemiyle geçiştiriyor.

Ancak Rusya’nın bu somut adımı, emperyalist güçlerin Ortadoğu’daki keyfi yönetiminin sorgulanmaya başlandığını gösteriyor. Uzmanlara göre Moskova, hem UNIFIL askerlerinin güvenliğini hem de Lübnan’ın toprak bütünlüğünü koruyarak bölgedeki meşruiyetini pekiştirmeyi hedefliyor.

Trump’ın İsrail’e koşulsuz desteği işgal politikasını besliyor

Başkan Trump’ın Tel Aviv yönetimine verdiği sınırsız siyasi ve askeri destek, İsrail’in uluslararası hukuku hiçe saymasını teşvik ediyor. Trump’ın “İsrail’in kendini savunma hakkı vardır” söylemi, Beyaz Saray’ın Lübnan, Filistin ve İran’daki katliamlara göz yummasının resmi bahanesi haline geldi.

Ancak bu durum ABD içinde giderek artan bir muhalefetle karşı karşıya. Demokrat Partili senatörler, Trump’ın “Lübnan’daki ateşkes ihlallerine sessiz kalmasını” sert bir dille eleştirirken, New York ve Chicago’daki barış örgütleri “İsrail’e silah yardımını durdurun” çağrısı yapıyor. Eski istihbarat yetkilileri, Beyaz Saray’ın bu tutumunun ABD’yi uluslararası camiada yalnızlaştırdığını belirtiyor.

Tarihsel bağlam: İsrail’in BM kararlarına karşı sicili

İsrail, kurulduğu 1948’den bugüne BM Güvenlik Konseyi’nin onlarca kararını ihlal etti. 242 sayılı karar (1967) işgal edilen topraklardan çekilmeyi öngörüyordu; uygulanmadı. 338 sayılı karar (1973) ateşkes çağrısı yapıyordu; defalarca delindi. 1701 sayılı karar (2006) ise bugün hâlâ tam olarak uygulanmış değil. Her seferinde ABD’nin siyasi ve diplomatik koruması sayesinde yaptırımdan kurtulan İsrail, bugün Lübnan’ın güneyinde aynı hukuk tanımazlığı sergiliyor.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha