Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Ayetullah Seyyid Mücteba Hüseyni Hamenei’nin ilmi ve idari faaliyetlerinin yanı sıra sosyal hayatında da ihtiyaç sahiplerine hizmet önemli bir yer tutuyor.
Bu yazı dizisinin ilk bölümünde Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei’nin ilmi hayatı ve sosyal faaliyetlerine ilişkin genel bir değerlendirmeye yer verilmişti. İkinci bölümde ise onun yoksullar ve ihtiyaç sahiplerine yönelik hizmetleri ele alınıyor.
İhtiyaç sahiplerine hizmet etme anlayışının Hamenei açısından yalnızca bireysel bir özellik olmadığı, ailesinde uzun yıllardır devam eden bir yaşam biçimi olduğu ifade ediliyor.
Hamenei, dokuz yaşındayken, Eylül 1978’de meydana gelen Tabas depremi sırasında babası Allame Şehit Ayetullah Hamenei’nin depremzedelere yardım amacıyla yürüttüğü çalışmalara tanıklık etti.
Daha sonraki yıllarda ise annesiyle birlikte kimliklerini açıklamadan ve tanınmadan şehirdeki yoksul ailelerin evlerine gittikleri aktarılıyor. Bu ziyaretler sırasında annesinin, genç kızların çeyiz ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kendi elleriyle diktiği ürünleri ihtiyaç sahiplerine ulaştırdığı belirtiliyor.
Bu yardımları alan genç kızların, kendilerine verilen eşyaların İslam Devrimi Lideri’nin eşinin el emeği ve dikişleri olduğunu bilmediği ifade ediliyor. Aynı el işi ürünlerden bazılarının, İslam Cumhuriyeti’nin en üst düzey liderinin kızlarının çeyizlerinde de yer aldığı aktarılıyor.
Seyyid Mücteba Hamenei’nin, annesinin ihtiyaç sahiplerinin yaşam koşullarından duyduğu üzüntüye de defalarca şahit olduğu belirtiliyor.
Hamenei’nin bir defasında öğrencilerine annesiyle ilgili şu ifadeleri kullandığı aktarılıyor:
“Annemiz bazen yoksulların evinden döndükten sonra o kadar etkilenirdi ki artık yemek yiyemezdi.”
Hamenei’nin eşi Şehide Zehra Haddad Adel’in de Tahran’ın Harandi bölgesi başta olmak üzere çeşitli bölgelerde ihtiyaç sahiplerine yönelik farklı hizmetlerde bulunduğu bildiriliyor.
Zehra Haddad Adel’in İmam Seccad Camii’nde toplantılar düzenlediği, ancak çevresindekilerin “Hüseyni Hanım” olarak tanıdığı bu kişinin Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei’nin eşi ve İslam Cumhuriyeti Lideri’nin gelini olduğunu bilmediği ifade ediliyor.
Ayetullah Seyyid Mücteba Hüseyni Hamenei’nin kendi yaşamında da “yoksulluk, borç ve maddi sıkıntı” tecrübeleri yaşadığı belirtiliyor.
1990’lı yıllarda el-Mehdi Medresesi yakınındaki küçük bakkal dükkânının sahibi “Ağa Rahman”ın, Hamenei ve kardeşinin isimlerini birçok kez borç defterine yazdığı ve söz konusu borçların daha sonraki günlerde, medrese burslarının alınmasının ardından ödendiği aktarılıyor.
Hamenei’nin “ihtiyaç sahiplerine hizmet” anlayışını sosyal faaliyetlerinin temel ilkelerinden biri hâline getirdiği ve öğrencilerine de bu konuda sık sık tavsiyelerde bulunduğu ifade ediliyor.
Öğrencilerinden biri Hamenei’nin sosyal konulara ilişkin yaklaşımını şu sözlerle anlatıyor:
“Onun sosyal konularda en fazla öne çıkardığı hususlar, cihat amaçlı yardım kampları veya sel gibi doğal afetler sırasında yardım çalışmalarıydı. Hizmetlerin sürekli hâle getirilmesi gerektiğini özellikle vurguluyordu.”
Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei’nin ihtiyaç sahiplerine hizmet amacıyla çeşitli kurumlar kurduğu ve kendi adını ön plana çıkarmadan bu kurumlar aracılığıyla on binlerce yoksul ve ihtiyaç sahibine düzenli yardım ulaştırdığı bildiriliyor.
Bu kuruluşların çalışma sisteminin temel özellikleri arasında insan onurunun korunması, ihtiyaç sahiplerinin gerçek durumlarını araştırmak üzere saha görevlilerinin bölgelere gönderilmesi ve aile reisinin kadın olduğu hanelerin durumunun araştırılması için kadın görevlilerin görevlendirilmesi bulunuyor.
Ayrıca hizmetlerin sürekliliğinin sağlanması, Hamenei’nin adının hiçbir şekilde kullanılmaması ve sunulan hizmetlerin tamamının İslam Devrimi Liderliği Ofisi’ne atfedilmesi yönünde özel hassasiyet gösterildiği ifade ediliyor.
Kum eyaletine bağlı Caferiye, Kehak, Kamerud, Kanavat, Nirugah ve Hakferac gibi bölgelerde yaşayan çok sayıda ihtiyaç sahibinin, kendilerine verilen yardım ve hizmetlerin kimliği açıklanmayan hayırseverler veya İslam Devrimi Liderliği Ofisi tarafından sağlandığını düşündüğü belirtiliyor.
Benzer şekilde sağlık merkezlerinin yöneticilerinin de bu yardımların arkasındaki organizasyondan haberdar olmadığı aktarılıyor.
Kur’an ve İtret Kliniği gibi sağlık merkezlerinde ihtiyaç sahiplerine enjeksiyon ve serum uygulamasından diş tedavisine kadar sunulan çeşitli sağlık hizmetlerinin maliyetlerinin, Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei’nin çalışmalarıyla ve halktan toplanan mali kaynaklarla karşılandığı ifade ediliyor.
Hamenei’nin sosyal yardım anlayışının yalnızca maddi desteklerle sınırlı kalmadığı belirtiliyor.
Huzistan’da meydana gelen sel felaketi sırasında medrese derslerinin durdurularak öğrencilerin selzedelere yardım amacıyla bölgeye gönderilmesi, bunun örneklerinden biri olarak gösteriliyor.
Koronavirüs salgını döneminde de Hamenei’nin yönetimi altındaki medreselerin Covid-19 hastaları için meyve suyu temin edilen merkezlere dönüştürüldüğü aktarılıyor.
Bunun yanı sıra medrese öğrencilerinin, koronavirüs nedeniyle hayatını kaybeden kişilerin cenazelerinin yıkanması ve defin işlemlerinde görev almasının teşvik edildiği ifade ediliyor.
Hamenei’nin öğrencilerinin, hocalarından şu ifadeyi defalarca duydukları belirtiliyor:
“Bir insan ne kadar zayıf ve kimsesizse, o kadar önemlidir.”
Huzistan’daki sel felaketinde öğrencilerinin gerçekleştirdiği yardım faaliyetlerine ilişkin raporu dinledikten sonra Hamenei’nin şu sözleri söylediği aktarılıyor:
“Bu işler talebenin kimliğinin bir parçasıdır. Aslında halka hizmet etmek, öğrencilerin önünde ilmin yeni kapılarını açar.”
Hamenei’nin, babasının elde ettiği bazı manevi başarıların ve kazanımların da ihtiyaç sahiplerine yaptığı hizmetlerden kaynaklandığını düşündüğü belirtiliyor.
Bu düşüncesini medrese öğrencilerinin bulunduğu bir ortamda açık şekilde dile getirdiği ve herkesin bunu duymasını istediği aktarılıyor.
İhtiyaç sahiplerine hizmet etme tavsiyesinin yalnızca medrese ortamlarıyla sınırlı olmadığı, Hamenei’nin idari ve medrese dışındaki toplantılarda da aynı konuya sık sık vurgu yaptığı ifade ediliyor.
Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei’nin, elitlerin yönetimi ve teknoloji alanında görev yapan çalışma arkadaşlarından birine şu tavsiyede bulunduğu aktarılıyor:
“İhtiyaç sahipleriyle ilgilenmeyi hafife alma. Allah onları sever. Diğer işler de elbette kendi yerinde önemlidir.”
Yazı dizisinin sonraki bölümlerinde Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei’nin sosyal ve idari hayatının diğer boyutlarının ele alınacağı bildirildi.
Kaynaklar
Fereydeddin Haddad Adel ile yapılan görüşme; Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei’nin eşinin kardeşi.
Dr. Haddad Adel’in Tahran’ın Harandi Mahallesi’ndeki İmam Hasan Mücteba Camii’nde yaptığı konuşma.
Azerbaycanlı din görevlisi ve Azerbaycan’daki Nur Vakfı Müdürü İskender Hüseynov’un açıklamaları.
Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei’nin öğrencilerinden Hüccetülislam Rıza Aliabadi ile yapılan görüşme.
Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei’nin öğrencilerinden Hüccetülislam Muhammed Cevad Ekberi ile yapılan görüşme.
yorumunuz