Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Sanaa güçlerinin sınır hatlarında ve stratejik bölgelerde sergilediği direnç, Suudi koalisyonunun konvansiyonel askerî üstünlük iddialarını ve bölgeyi tek taraflı domine etme planlarını yerle bir etti. Sahada karşılaşılan bu sertleşen direnç, Riyad yönetimini askerî hedefleri vurma kapasitesinden uzaklaştırarak sivil halkı sindirme stratejisine yöneltti.
Son dönemde çocukların ve ailelerin yoğunlukta olduğu yerleşim merkezlerine düzenlenen hava saldırıları, rastgele şiddet eylemlerinden ziyade, askerî başarısızlığın yarattığı psikolojik çöküntüyü yönetme çabası taşıyor. Askerî teçhizatla sonuç alamayan koalisyon, sivil kayıpları stratejik bir baskı aracı haline getirdi.
Bu durum, koalisyonun Yemen üzerindeki operasyonel iradesinin tükendiğinin ve sahadaki askerî inisiyatifin tamamen Sanaa güçlerine geçtiğinin somut bir göstergesi. Suudi hava kuvvetlerinin operasyonları meşru askerî hedeflerden çıkarak sivil yaşam alanlarına odaklandığında, bu hamleler sahadaki askerî mağlubiyeti örtbas etmeye yönelik bir “cezalandırma operasyonuna” dönüşüyor. Savaşın geldiği bu aşama, koalisyonun askeri kapasitesinin iflas ettiğini ve sivil halkı hedef almanın bir tercih değil, çaresizlikten kaynaklanan bir yöntem olduğunu tescilliyor.
yorumunuz