5 Ekim 2026 - 17:38

Filistin Merkezi İstatistik Bürosu, Dünya Konut Günü ve Arap Konut Günü vesilesiyle yayımladığı raporda, Filistin topraklarında süregelen yıkımın boyutlarını tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Açıklamada, bu yılki “Herkes için uygun konut” temasının, Filistin’deki insani krizle birleştiğinde küresel söylemler ile sahadaki acı gerçeklik arasındaki derin uçurumu somutlaştırdığı vurgulandı.

Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Filistin Merkezi İstatistik Bürosu tarafından yayımlanan kapsamlı rapor, sadece bir veri setinden öte, bölgede yaşanan insani trajedinin konut hakkı boyutunu belgeliyor. Raporda, Filistin topraklarında devam eden çatışmalar ve kuşatma politikalarının, sivillerin en temel haklarından biri olan “güvenli ve uygun barınma” imkanını tamamen ortadan kaldırdığına dikkat çekiliyor.

Bu yılki “Herkes için uygun konut” (Housing for All) mottosunun, küresel kamuoyunda bir hedef olarak sunulmasına karşın, Filistin’de yaşanan “benzeri görülmemiş” konut yıkımı karşısında tamamen etkisiz kaldığı belirtilen açıklamada; binlerce ailenin evsiz kaldığı, altyapının yerle bir olduğu ve yeniden inşa süreçlerinin imkansız hale getirildiği ifade ediliyor. Büronun verileri, barınma krizinin sadece fiziksel bir yıkım değil, aynı zamanda nesiller boyu sürecek bir sosyal ve insani felaket olduğuna işaret ediyor.

Raporda, Filistin halkının karşı karşıya olduğu durumun, uluslararası toplumun “barınma hakkı” konusundaki retoriği ile sahadaki yıkım arasındaki çelişkinin en uç örneği olduğu kaydedildi. Yetkililer, bu günün bir kutlama değil, temel yaşam haklarının sistematik olarak yok edildiği bir coğrafyadaki gerçekliği dünyaya duyurma zemini olması gerektiğini vurguluyor.

Gözlemciler, istatistiklerin ötesinde, bu raporun İsrail’in askeri politikalarının sadece fiziksel alanı değil, aynı zamanda Filistinlilerin toplumsal hafızasını ve aidiyetini de hedef aldığı yönündeki eleştirileri pekiştirdiğini belirtiyor. “Herkes için uygun konut” hedefinin Filistin topraklarında hayata geçebilmesi için öncelikle askeri saldırıların durması ve kuşatmanın sona ermesi gerektiğinin altı çiziliyor.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha