Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Ukrayna savaşında sınırlı ateşkes için dört öneri gündeme gelmiş durumda. Ancak sahadaki gelişmeler yalnızca gerilimin azaldığına işaret etmiyor; Rusya ve Ukrayna, olası müzakereler öncesinde konumlarını güçlendirmek için karşılıklı olarak kritik altyapıya yönelik baskıyı artırıyor. Moskova Kiev’deki köprüleri hedef alırken, Kiev Rusya’daki petrol rafinerilerine yönelik saldırıların arttığını bildiriyor. Aynı sırada çatışmaların bir bölümünü durdurmaya yönelik diplomatik çabalar sürüyor ve yeni bir müzakere turu olasılığı tartışılıyor.
Bu tablo ilk bakışta çelişkili görünüyor: Bir yandan ABD, Hindistan, Türkiye ve Mısır çatışmaların bir kısmının durdurulmasına yönelik öneriler sunuyor; diğer yandan karşılıklı saldırılar şiddetleniyor. Ancak son günlerdeki gelişmeler, askerî baskının artırılmasının olası müzakereler öncesinde tarafların pazarlık gücünü yükseltme çabasının parçası olabileceğini gösteriyor.
Kiev’in köprüleri merkezde
Son günlerde Ukrayna başkenti Kiev’deki köprüler, Rusya’nın operasyonlarında öne çıkan hedefler arasına girdi. Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko, Pazar günkü saldırıda bir Rus insansız hava aracının Dinyeper Nehri üzerindeki kuzey köprüsüne çarptığını ve köprünün karayolu bölümüne hasar verdiğini açıkladı. Olayda iki kişi yaralandı, sıcak su sisteminin bir bölümü de zarar gördü.
Rusya Savunma Bakanlığı, söz konusu köprünün hedef alındığını doğrulayarak köprünün asker ve askerî yük taşınmasında kullanıldığını öne sürdü. Moskova ayrıca, Odessa Limanı’na askerî teçhizat taşıdığı iddia edilen iki kargo gemisinin hedef alındığını bildirdi.
Bu saldırılar, Kiev’de daha önce üç köprünün Rus saldırıları sonucu tamamen veya kısmen kapanması ve şehir içi ulaşımın aksamasının ardından gerçekleşti.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, gelişmelere tepki göstererek “Köprüleri hedef alıyorlar; gerçekten yanıt vermeyeceğimizi mi sanıyorlar?” dedi. Zelenski, Rusya’nın amacının Ukrayna’nın direniş kapasitesini zayıflatmak olduğunu iddia etti.
Kiev’in yanıtı: Rus rafinerileri
Buna karşılık Ukrayna, son aylarda Rusya’nın enerji altyapısını baskı odağına yerleştirdi. Zelenski, Kiev’in Rus rafinerilerine yönelik saldırıları artırmayı planladığını açıkladı.
Zelenski bu adımı, Rusya’nın “yeni doktrini” olarak nitelendirdiği yaklaşıma yanıt olarak tanımladı. Ona göre Moskova, Ukrayna altyapısına yönelik baskıyı artırarak ülkenin normal hayatını ve faaliyet kapasitesini zayıflatmaya çalışıyor.
Böylece iki farklı altyapı grubu arasında karşılıklı bir mücadele ortaya çıkmış durumda: Rusya, Ukrayna’nın ulaşım ve lojistik hatlarına baskı uygularken; Kiev, Rusya’nın rafinerilerini ve enerji altyapısını hedef alıyor.
Bu karşılıklı mücadelenin yalnızca askerî boyutu yok. Enerji ve ulaşım altyapısı hem tarafların operasyonel kapasitesini etkiliyor hem de savaşın ekonomik ve toplumsal maliyetini artırıyor.
Ateşkes için dört öneri
Bu koşullarda Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha, ABD, Hindistan, Türkiye ve Mısır’dan sınırlı ateşkeslere yönelik dört öneri aldıklarını açıkladı. Sibiha’ya göre Hindistan’ın önerisi diğerlerinden daha kapsamlı. Türkiye ve Mısır, Karadeniz’de çatışmaların durdurulmasına yönelik öneriler sundu. ABD ise enerji tesislerine yönelik saldırıların durdurulmasını istiyor.
Kiev, enerji ve Karadeniz alanlarında eşzamanlı bir ateşkesi değerlendirmeye hazır olduğunu, hatta cephe hattında koşulsuz ateşkes için hazırlıklı olduğunu duyurdu.
Ukrayna Dışişleri Bakanı’nın açıklamalarına göre enerji alanındaki çatışmaların durdurulması, tüm enerji tesislerini ve hatta liman altyapısını kapsayabilir.
Öne çıkan önerilerden biri de şu: Kiev, Rusya Ukrayna’nın elektrik şebekesine yönelik saldırıları durdurursa, Ukrayna’nın da Rus rafinerilerine yönelik saldırıları durduracağını belirtti. Bu öneri, iki ülkenin kritik altyapısına yönelik karşılıklı baskının durdurulmasını öngörüyor.
Ancak Moskova şu ana kadar böyle bir takasa olumlu yanıt vermedi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçen Perşembe günü Valday Forumu’nda Rus rafinerilerine yönelik saldırıların durdurulması karşılığında gemilere yönelik saldırıların durdurulması önerisini “gülünç” olarak nitelendirdi.
Ateşkes planlarına rağmen askerî baskı neden arttı?
Son gelişmelerin önemli noktası burada yatıyor. Askerî baskının artması, diplomatik yolun zorunlu olarak terk edildiği anlamına gelmiyor. Askerî çatışmalara ilişkin birçok müzakerede taraflar, ciddi görüşmelere girmeden önce daha fazla baskı aracı elde etmeye çalışır.
Bu açıdan Rusya’nın köprüleri hedef alması, Ukrayna’nın asker ve teçhizat hareket kabiliyetini sınırlamaya yönelik bir adım olabilir. Kiev’in Rus rafinerilerine yönelik baskıyı artırması ise Moskova için ekonomik ve enerji maliyetlerini yükseltmeyi amaçlayabilir.
Başka bir ifadeyle taraflar, eğer müzakere masasına oturacaksa bunu daha güçlü baskı araçlarına sahip oldukları bir konumdan yapmak isteyebilir.
Elbette bu değerlendirme, ateşkes anlaşmasının yakın veya kesin olduğu anlamına gelmiyor. Rusya’nın bazı önerilere karşı çıkması ve karşılıklı operasyonların sürmesi, tarafların pozisyonları arasındaki mesafenin hâlâ ciddi olduğunu gösteriyor.
Yeni müzakereler yolda mı?
Bu gelişmelerin yanında Zelenski, iki ABD’li barış temsilcisinin Ekim sonuna kadar teknik düzeyde üçlü bir toplantı düzenlenmesi için zemin hazırlamaya çalıştığını açıkladı. Kiev, bu toplantının Birleşik Arap Emirlikleri’nde veya başka bir ülkede yapılmasına hazır olduğunu bildirdi.
Ancak toplantı için henüz kesin bir tarih açıklanmadı. Daha da önemlisi, sahadaki koşulların ve mevcut anlaşmazlıkların ateşkes önerilerinin diplomatik plan aşamasını geçip uygulanabilir bir anlaşmaya dönüşmesine izin verip vermeyeceği belirsizliğini koruyor.
Mevcut durumda Ukrayna, çatışmaların durdurulmasına yönelik bir dizi sınırlı öneriyle karşı karşıya; ancak askerî baskı da devam ediyor. Kiev’deki köprüler ve Rusya’daki rafineriler bu durumun simgesi haline gelmiş durumda: Diplomasi ile askerî baskı aynı anda ilerliyor.
Bu açıdan temel soru yalnızca yeni bir ateşkesin şekillenip şekillenmeyeceği değil. Asıl soru, karşılıklı baskının tırmanmasının tarafları yeni bir konumdan müzakerelere sokacak bir giriş mi olacağı, yoksa saha ile diplomasi arasındaki uçurumun Ukrayna savaşını yeni bir aşamaya taşıyıp taşımayacağıdır.
yorumunuz