Ehl-i Beyt Haber Ajansı ABNA- Irkçıları “pislik böceği”ne (bazı yorumlara göre de Ağustos böceğine) benzeten bu ağır sözler peygamberimiz Hz. Muhammed’e ait.
Kutupyıldızı Düşünce ve Bilgi Topluluğu’nda “İslamda asabiyet (ırkçılık)” konulu bir konferans veren Ankara İlahiyat Fakültesi hocalarından Prof. Dr. Muhammed Halil Çiçek, peygamberimizin ırkçılık konusunda çok aşağılayıcı, sert ifadeleri olduğunu ve bunların bazılarını ancak özel meclislerde söyleyebileceğini belirtti.
“Atalarla övünenler Cehennem kömürlerinden bir kömürdürler. Onların bu hali Allah nazarında burnuyla pislik yuvarlayan pislik böceğinden daha kötüdür." hadisinde ırkçılar için ağır bir benzetme yapıldığını söyleyen Çiçek “eğer ırkçılık Allah indinde caiz olsaydı herhalde Arap ırkçılığı meşru olurdu.” dedi. Çiçek peygamberimizin “ırkçılığa davet eden de, ırkçılık için çarpışan da, ölen de bizden değildir.” dediğini nakletti.
Irkçılık, çağımızın vebası
Irkçılığın çağımızın vebası olduğunu söyleyen Prof. Çiçek şunları söyledi:
“Irkçılık, başkasının inkarı üzerine kurulu bir zihniyettir. Bu hayatta Allah’a isyandır, başkaldırıdır.
İslam ülkelerinde ve üçüncü dünya ülkelerindeki ırkçılık fitnesini Batı yaygınlaştırmıştır. Irkçılık virüsünden kurtulmanın en önemli yolu dinimizi iyi bilmektir. Zira İslam ırkçılığı (asabiyeti) tamamen reddeder. Sevginin olduğu yerde ırkçılık, ırkçılığın olduğu yerde sevgi olmaz. Cahiliye adeti olan ırkçılık, hikmetin unutulması yüzünden yine hortlamıştır”
Modern insanın dinin hükümlerine kayıtsız kaldığına ve çok zor kabul ettiğine dikkat çeken Çiçek özelliklerini de şöyle sıraladı:
“Hikmetten habersiz olan günümüz insanı hem çok problemli, hem şımarık, hem de her şeyi bildiğini sanıyor. Bu yüzden de İslamın hükümlerine karşı tereddütlü.”
İslam tarihinden çarpıcı örnekler
Konuşmasında ashab-ı kiram arasındaki ırkçı yaklaşımlardan örnekler veren ve bunlara karşı Peygamberimiz Hz. Muhammed’in gösterdiği şiddetli tepkileri anlatan Çiçek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bilal-i Habeşi’ye ‘ey, siyah kadının oğlu’ denmesinden rahatsız olmuş ve böyle hitap edilmesini yasaklamıştır. Bir savaş öncesi bir kuyunun başında ensar ve muhacirin gençlerinin kavga ettiğini görünce ‘ben sizin aranızda olduğum halde nasıl cahili bir söylemle ortaya çıkarsınız. Bu çok pis kokulu ırkçılığı bırakınız’ demiştir. ‘Arapçılık’ yapılması konusunda da ‘Arapçılık ne annenizdir, ne babanızdır. Arapça sadece bir dildir. Kim Arapça konuşursa o Araptır.’ şeklinde ırkçılığı sadece dile indirgeyen tespitlerde bulunmuştur.”
Cemaat ırkçılığı
Prof. Dr. Muhammed Halil Çiçek, ırkçılığın çok çeşitli türleri olduğunu belirterek, özellikle ülkemizde bazı cemaatlerin de taassupla hareket edip bir nevi “ırkçılık” yaptıklarını üzülerek ifade etti.