8 Ocak 2011 - 20:30

Ayetullah Mekarim Şirazi, tarihi olay ve gerçeklerin unutulamayacağını dile getirerek şunları söyledi: “Bazı ehli sünnet alimleri İran İslam Cumhuriyetinin televizyon yayınlarının (imam Hüseyin’in intikamını alan Muhtar’ın hayatını konu alan Muhtar name adlı dizi film) Peygamber efendimizin (s.a.a) sahabelerine dil uzattığı düşüncesi doğru bir yaklaşım tarzı değildir.”

Ehl-i Beyt Haber Ajansı ABNA- Ayetullah uzma Mekarim Şirazi Azam Camisinde öğrenci ve din adamlarına verdiği hariç dersin başlangıcında İran İslam Cumhuriyeti televizyon yayınlarının bazı ehli sünnet alimlerini rahatsız ettiğine değinerek şunları vurguladı: Bazı Mısır uleması ile güney bölgemizde yaşayan ehli sünnet alimlerinin İran televizyon kanallarında tarihi olayları anlatan programların yayınlanması, Peygamberin (s.a.a) sahabelerine hakaret içerdiği algısını olmuştur. Bu kardeşler bilmelidir ki hakaret etmekle tarihi gerçekler farklı şeylerdir. Bu ikisinin bir birinden esaslı olarak farkları vardır.

Acaba tarihte “Cemel” savaşı diye bir savaşın olduğun da şek eden kimse var mı? Acaba Talha ve Zübeyr’in imamına olan biatlerini kırdıklarında kimsenin şekki var mı? Acaba bir çok Müslüman’ın Cemel savaşında kanlarının döküldüğüne şüphesi olan var mı? Bunların hepsi tarihi gerçeklerdir ve halk bunlara hüküm vermelidir.

Acaba tarihte “Sıffın” savaşı diye bir savaşın olduğuna kimsenin şekki var mı? Bazı sahabelerin zamanının imamına biat etmedikleri ve ona karşı savaşa kalkıştıklarını ve bir çokların kanlarının aktığın da şüphesi olan var mı? Tarihi olayları nakletmememizi mi istiyorsunuz?

Yüksek öğrenim üstadı olan Büyük Ayetullah Mekarim Şirazi şöyle devam etti: tarihi olaylara gözlerimizi kapatamayız. Tahkik etmek bir şey tahkir etmek başka bir şeydir, bunları hiçbir zaman birbirine karıştırmamak gerekir.

Bu kardeşlerin tarihi konulara teveccüh etmeleri gerekmektedir, bu tarihi olaylar unutulamaz. Tüm İslam tarihi kitapları bu hakikatlerle doludur, hatta ehli sünnetin tarih kitapları da çok net bir biçimde Talha, Zubeyr ve Abdullah ibni Zübeyr hakkında tarihi gerçekleri belirtmiştir.

Eğer tarihi olduğu gibi araştırırsak bir çok hakikat ve konu aydınlanacaktır.

Tarih boyunca bir grup sahabe devamlı olarak sonuna kadar Hz. Peygamberin (s.a.a) yanında yer almıştır. Bir grup sahabe ise bu yolda sabit kalmamıştır. Eğer bizler taassupsuz olarak tarihi gerçeklere bakarsak, görevimizin ne olduğu ortaya çıkacaktır. Bu konular tarihi gerçeklerdir ve kesinlikle sahabelere ihanet içermemektedir.

 Ayetullah Mekarim Şirazi, Müslüman bir kişiye hakaret etmenin kınanmış bir şey olduğuna değinen hadise işaret ederek şöyle devam etti: Eğer mümin bir kimse başka bir Müslüman’a en küçük bir hakarette bulunursa veya delilsiz olarak ona inkar ve mürtetlik damgası vurursa bu kişi İslam kardeşliğinden dışarı çıkmıştır.

Bir grup Vahhabi ve Selefi, bazılarının en küçük hareketinde onlara küfür ve mürtetlik damgası vurmaktadırlar, bu hadise binaen kendileri kafir ve mürtet sayılırlar.

Ayetullah Mekarim Şirazi, son olarak Peygamberin (s.a.a) Müslümanların tekfir edilmesini caiz bilmediğine değinerek şunları söyledi: Hiç kimseye kötü bir bakışla bakmamak gerekir, elbette amellerin sıhhatti ve onların kabul olması başka bir konudur.

Hatırlanacağı üzere bazı ehli sünnet alimleri şu anda İran’da yayınlanmakta olan “Muhtar Name” adlı dizi filmin Peygamber efendimizin sahabelerine hakaret içerdiği iddiasında bulunmuşlardı.