Ehl-i Beyt Haber Ajansı ABNA- Kentteki Hamza Camiinden başlayıp kent merkezindeki Nur Meydanı'na kadar süren yürüyüşe el bombası atılması üzerine, göstericilerden bazıları hayatını kaybederken bazıları da yaralanıyor. Hayatını kaybedenler arasında bir Lübnan askerinin yanı sıra Suriyeli yanlısı Demokratik Suriye partisi yetkililerinden biri de bulunuyor. Lübnan ordusunun bölgeye intikaline rağmen silah seslerinin duyulmaya devam ettiği belirtiliyor.
Bir basın toplantısı düzenleyen Lübnan Başbakanı Necip Mikati “iç barış kırmızı çizgimizdir, kimsenin bu çizgiyi aşmasına müsaade edilmeyecektir. Kendilerini kanunların üzerinde görenler yanılıyorlar. Ordu bu kışkırtıcı duruma son verecektir. Bu olaylarla ilgili soruşturma yürütmek üzere bir komiteyi görevlendirdim. Bu anda kimseyi suçlama durumunda değiliz. Suriye'de olanların bizimle bir ilgisi yok. Kimsenin Trablus'un gavenliğine zarar vermesine izin vermeyeceğiz” diyor. Mikati ayrıca olayların zamanlamasının da “kuşku verici” olduğunu belirtiyor.
Trablus'taki gelişmeler üzerine, Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Süleyman, İçişleri Bakanı Mervan Şarbel, Savunma Bakanı Fayez Ghosn özel bir oturum düzenleyerek Trablus'ta yaşanan gerginlik ve şiddetin sona erdirilmesini tartışıyor.
Çatışmalarla ilgili olarak iki taraf da birbirine suçluyor. Saad Hariri başkanlığındaki Gelecek Partisi'nin televizyonu, çatışmaların Nusayriler tarafından çıkartıldığını ileri sürerken, Suriye rejim yanlısı Arap Demokratik Partisi medya sorumlusu Abid el Latif Salih de yerel OTV televizyonuna yaptığı açıklamada, Gelecek Partisi'nin gerçeklerin üzerini örtüp Suriye yönetimine karşı insanları kışkırttığını ileri sürüyor. Salih ayrıca Gelecek Partisi'nden bazı milletvekillerinin Trablus'taki olayların kışkırtıcılığını yaptığından söz ediyor.
Başbakan Necip Mikati'nin Trablus olayları ile ilgili yaptığı basın toplantısına tepki gösteren Gelecek Partisi milletvekili Samir el Cisr Mikati'in “muhalefet barışçıl ve yapıcı olmalıdır” şeklindeki sözlerine tepki göstererek, “Mikati'nin dedikleri bize iftira atmaktır. Umarız Mikati ilk günlerinde akıllı ve ılımlı olur ve başkalarını suçlamaz. Mikati biliyor ki, Gelecek Hareketi hiçbir zaman silaha başvurmadı. Zaten biz yasa dışı silahlanmanın önünün alınmasını isteyenleriz” diyerek, daha önce Hizbullah'ın silahsızlandırılması yönündeki çağrılarına atıfta bulunuyor.
Tüm bunlardan sonra, Trablus'taki çatışma ve ölüm olaylarının Türkiye'ye aktarılış biçimi, milli hissiyati kışkırtarak -istenilen veya öngörülen- Türkiye'nin ikinci adımını atmasına katkıda bulunmaktan öte bir anlam ifade etmiyor.
Biz de istiyoruz ki, Türkiye hükümeti böylesi manipulasyonların etkisinde kalarak çok daha büyük ve diren krizlerin içine sürüklenmez.
Bakalım Sayın Erdoğan “Ey Başbakan, Seni Sevenler Kana Bulandı, Hala Duracak mısın?” anlamına gelen çağrılara nasıl karşılık verecek?