Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Çünkü Rumların yaptığına karşı Türkiye de derhal Akdeniz’e kıyısı olan “dost ve İslam” ülkelerle Münhasır Ekonomik Bölge Anlaşması imzalayarak arama ve sondaj faaliyetine başlamalıydı; ama ortada “dost ve İslam” ülke kalmadı!
Tayip Bey hepsini bize düşman etti.
Mesela Suriye: Rejimini yıkmakla meşgulüz. Amerika’nın emri ile Suriye’yi düşman ilan edip Akdeniz’de haklarımızı aramak için bize kayıtsız şartsız destek verecek olan bu ülkeyi gereksiz yere saf dışı bıraktık.
Mesela Lübnan: Doğu Akdeniz’e kıyısı olan Lübnan da böyle bir anlaşma için Türkiye’ye asla yaklaşmaz. Çünkü Lübnan, en büyük düşmanı olan İsrail’e karşı yegâne koruyucu olarak gördüğü Suriye’nin Türkiye tarafından böylesine hırpalanmasına son derece öfkeli. Doğu Akdeniz’de asla ve kat’a Türkiye’nin yanında yer almaz.
Mesela Mısır: Türkiye, başbakanın sözüm ona kahraman olarak karşılandığı Mısır’ı da böyle bir ittifakın içine katamaz. Zaten katamadı da! Zira Mısır, Amerika’nın dümen suyunda. Rumların Bir ABD gemisi ile Doğu Akdeniz’de petrol araması karşısında Türkiye ile Münhasır Ekonomik Bölge Anlaşması imzalamayı aklının ucundan bile geçirmez Mısır.
Yani Türkiye sözde İslam dünyasının lideri, kahramanı olarak esti gürledi ama Doğu Akdeniz’de yapayalnız kaldı.
Son çare olarak AKP iktidarı döneminde aşağılanan, ülkeye yük olarak görülen, şamar oğlanına çevrilen KKTC ile apar topar bir anlaşma imzalayarak Akdeniz’e açılmayı deniyor.
Türkiye bu yanlış politikaların faturasını çok acı ödeyecek…
Muharrem Bayraktar