Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Yetmedi, devlet erkanımız “gerekirse İsrail ile savaşırız” diye açıklamalar yapıyor.
Yetmedi, ısınan Doğu Akdeniz’de her an Rumlarla çatışmaya girebiliriz.
Aaaa bir de ne görelim!
Bu defa stratejik müttefikimiz konuştu.
Hem de ne konuşma.
Haberi Wall Street’den Journal’dan aldık.
Gazetenin haberine göre ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın kapalı kapılar ardında Türk yetkilileri, petrol ve doğalgaz tartışması konusunda Kıbrıs’a yönelik tehditlerinden geri adım atmaları yönünde uyarmış.
Clinton ayrıca Kıbrıs Rum kesimine ait olarak, Akdeniz’de petrol arama çalışmaları yapan Noble Energy adlı şirketin bir Amerikan firması olduğunu hatırlatmış.
Asıl bomba bundan sonra patlıyor. ABD’li üst düzey yetkililer Türkiye’nin Filistin’e donanma eşliğinde gemi yollaması halinde iki müttefik arasında silahlı karşılaşma riskinin bulunduğunu söylemiş.
Yani, Amerika “Doğu Akdeniz’de benim firmam petrol arıyor. Sakın bir yanlış hareket yapmayın. Yoksa kan çıkar!” diye tehdit ediyor.
Şu işe bakın.
Suriye ile İsrail ile İran ile Rum Kesimi ile Yunanistan ile sıcak “sıcak günler” yaşayan Türkiye birden bire Amerika’yı da karşısında buldu.
Amerikan yönetimi ‘basın yoluyla’ yolladığı haberde “Ey Türkiye ayağını denk al! Bir anda yeni bir Muavenet faciası yaşarsın” diye uyarıyor.
Türkiye ağzını bile açmıyor.
Amerika ‘aç’ dediği zaman ağzını açıp ‘kapa’ dediği zaman ağzını kapatan devletlerin geleceği nokta budur.
YERİN DİBİNE BATIRILAN DEVLET
Gemlik’te Öcalan’a destek için yasadışı yürüyüş yapmak isteyen BDP ve PKK’lılarla polis arasında arbede çıktı. Polis, aldığı talimatı yerine getirmekle mükellef. Yasaları uygulamakla mükellef. BDP’lileri biliyoruz, onlar yasalara uymamakla mahir!
Bu iki güç bir araya gelince doğal olarak ‘olay’ kaçınılmaz oluyor. Zira BDP’nin amacı mutlaka olay çıkarmak. Gemlik’te de öyle oldu. BDP milletvekili İdris Baluken kendisine “Sen kimsin?” diyen polise, “Ben milletvekiliyim” diye karşılık veriyor.
Polis ise “Ben de devletim” diyor.
Ne yapsın garibim polis.
Kanun hukuk dinmeyen bu eşkıya yanlılarının ikide bir “Ben milletvekiliyim” zırhına bürünmesi karşısında “Ben devletim” diye tepki doğal bir tepki vermesi çok normal.
Ama yazın bir kenara “Bu polis yakında görevden alınır!”
Polisin bu sözlerine cevabı bir başka BDP’li vekil Özdal Uçar Diyarbakır’dan cevap verdi:
“Kim olduğu belli olmayan soytarı kılıklı biri, bir milletvekilinin yakasına yapışarak ‘devlet benim’ diyor. Eğer devlet senin gibi soytarılarsa, yerin dibine batsın bu devlet. Eğer senin gibi faşistlerse bu devlet, asla Kürt halkı bu devleti bu şekliyle kabul etmeyecektir.”
Bir milletvekili dağdaki eşkıyayı savunursa normal oluyor ama bir polis yasadışı eylem karşısında “Ben devletim” derse faşist!
Göreceksiniz AKP hükümetinin ibresi polisten yana değil polise ‘faşist, soytarı’ diyenlerden yana olacak.
Muharrem Bayraktar