23 Ekim 2011 - 20:30

İsrail, Şalit Anlaşması’nda Filistinli esirleri kandırdı. Salınan esirler baskı ve tehditle imza atmak zorunda kaldıkları sözleşme uyarınca en ufak suçtan eski hüküm sürelerini tamamlamak üzere hapse döndürülecek.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Hamas Hareketi ve İsrail arasında yapılan esir değişimi anlaşmasında İsrail’in esirlere salınmadan önce zorla sözleşme imzalattığı ortaya çıktı.

Özellikle 48 topraklarında yaşayan Filistinli esirlerin imza etmeyi kabul ettiği bu anlaşmaya göre cezası üç ayı geçen bir suç işledikleri takdirde hemen hapse geri döndürülecek ve önceki hüküm sürelerini tamamlayacaklar. Yani müebbet yedikten sonra salınan müebbet hapse, 100 yıllık hapis cezası almış olan yüz yılını tamamlamaya dönecek. Salınan esirlerden birinin ifadesine göre Mısırlı bir temsilci bu sözleşmeyi imzalamaları için Filistinlileri iknaya zorladı. Mısır tarafı ise suçlamayı reddediyor.

Şalit Anlaşması kapsamında salınan 48 topraklarından olan Filistinli esirler, Mısırlı temsilcinin kendilerine, çok basit sebeplerle uzun yıllarca tekrar hapse dönmelerine neden olabilecek türden bir taahhüt imzalattırmasının Mısırlı yetkililerce soruşturulmasını talep etti.

48 topraklarında yaşayan salınmış Filistinli esirler, salınmadan önce önlerine İsrail kuruluşu tarafından bir sözleşme konduğunu ve esir düşmelerine sebep olmuş türden eylemlere bir daha kalkışmamalarını öngören bu sözleşmede garip başka bir şart daha bulunduğunu açıkladı. Sözleşmede yer alan bu garip maddeye göre salınan Filistinliler, trafik cezası ya da herhangi basit bir suç işledikleri veya ruhsatsız bina yaptıkları takdirde hemen geri tutuklanacak.

Mısır’a devreye gir çağrısı

Salınan esirlerden Muhammed Cebbarin’in avukatlığını yapan Tevfik Cebbarin El-Arabiya.net’e yaptığı açıklamalarda, 48 topraklarındaki yetkililerden Mısır’ın ve Tel Aviv’deki büyükelçiliğinin bu sözleşmelerin iptali hususunda devreye girip İsrail’e baskı yapması için talepte bulunduğunu belirtti.

Avukat, hapishane yetkililerinin esir değişimi anlaşmasının uygulanmasının hemen öncesinde esirlere baskı yaparak ve imzalamadıkları takdirde çıkmalarını engelleyecekleri tehditleriyle zorla bu sözleşmeyi imzalatmaya kalktığını, bazı esirlerin de baskılara boyun eğerek imzaladığını ifade etti.

Avukat Cebbarin, sözleşmede çok geniş kapsamlı bir madde yer aldığını, İsrailli yetkililerin bu maddeyi istedikleri zaman istedikleri yöne çekebileceklerini vurguladı. Bu maddeye göre İsrail, basit bir gösteri ya da greve katılmayı ‘İsrail karşıtı teşvik’ olarak yorumlayabilecek. Aynı şekilde salınan esir bu sözleşmeye göre cezası üç ayı geçen hiçbir suçu işlemeyeceğini de vaat ediyor. Yani trafik cezası da işlemeyecek, ruhsatsız bina da inşa etmeyecek. Ancak burada asıl sorun; bu suçları işleyen salınmış esirlerin hapse tekrar girdikleri takdirde trafik cezası ya da ruhsatsız bina cezası olan üç ya da beş ay hapis cezasına çarptırılmak yerine daha

önce hapsedildikleri cezalarının süresini tamamlayacak olmaları! Örneğin daha önce müebbet hapis cezasına çarptırılmış ve esir değişimi anlaşmasıyla salınmış bir esir cezası üç aydan fazla bir suç işleyip hapse döndüğü takdirde müebbet hapis yatacak!

Mısırlı temsilci zorladı

Filistinli esirin avukatı ayrıca Mısırlı bir temsilcinin esirleri bu sözleşmeye imza atmaya ikna etmek için uğraştığına işaret etti. Salınan esirin ifadesine göre bu Mısırlı temsilci esirlere, İsrail ve Hamas arasındaki anlaşmanın bunu gerektirdiğini (gerçekte öyle bir şey olmadığı halde) iddia etti.

Avukat Cebbarin ise salınan müvekkilinin söylediklerinin doğru çıkması halinde Mısır Hükümeti’nin bu sözleşmenin iptali için üzerine düşeni yapması gerektiğini, Mısırlı vekilin de kim olduğunun tespit edilerek gerçekten böyle bir işe kalkışmışsa cezalandırılmasının şart olduğunu vurguladı.

Avukat şöyle konuştu: ‘Bu demek oluyor ki salınan esir hayatı boyunca ev hapsine mahkumdur. Çünkü en ufak bir faaliyeti kendisini hapse döndürecektir. Bu krizin yasal değil siyasi yollarla çözülebilir. Bu noktada Mısır’ın sözleşmenin iptali için müdahale etmesi ve kimliği belirsiz Mısırlı temsilciyi tespit edip cezalandırması gerekir.’

Öte yandan Mısır’ın Tel Aviv’de bulunan konsolosu Samih Nebil, böyle bir sözleşme imzalanmasını talep etmiş Mısırlı bir temsilcinin var olabileceği iddiasını reddetti. Nebil, salınacak esirlerin isimlerini tekit etmek ve anlaşmanın yolunda olduğundan emin olmak için hapishanelere yöneldiklerinde bazı esirlerin bir sözleşmeye imza attıklarını duyduklarını, kendilerinin bu sözleşmenin kapsamından hiç haberlerinin olmadığını söyledi. Ardından Mısır tarafından eksiksiz ve katıksız bu anlaşmanın başarıya ulaşması için aracılık ettiğini ve bu sözleşmelerin anlaşmanın bir parçası olmadığını vurguladı.