Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Halk Mübarek rejimine göre daha az güvende hissediyor
Askeri yönetimin ‘devrimi çalmakla’ suçlandığı Mısır’da halk, Hüsnü Mübarek rejiminde olduğundan daha az güvende hissediyor, maddi olarak da daha zor durumda. ABD merkezli araştırma şirketi Gallup’un temmuz ve ağustos aylarında ülkede yaptığı ankete katılanların yüzde 38’i sokakta dolaşırken korktuğunu söyledi. Devrimin hemen öncesinde bu oran yüzde 17’ydi. Ankete göre Mısırlıların üçte birinden azı ev bütçelerini idare edebildiklerini söyledi. Bir yıl önce bu soruya olumlu cevap verenlerin oranı yüzde 43’tü. Ayrıca katılımcıların yüzde 50’si geçen bir yıl boyunca evlerine yemek götürmeye yetecek paraları olmadığı günler geçirdiklerini söyledi.
Muhalifler de Kaddafi yanlıları da silah bırakmıyor
Libya’da Muammer Kaddafi’nin geçen ay öldürülmesi ile dönemi tamamen kapansa da ülkede güvenlikten bahsetmek mümkün değil. İngiliz gazetesi Times’ın görüştüğü Libyalılar, Trablus ele geçirileli iki ay olmasına rağmen kentte halen destekçiler ve muhalifler arasında çatışmaların sürdüğünü söyledi. Akşam saat 5’ten sonra dışarı çıkmaya korkan halk, muhaliflerin de birbirlerine silah çektiğini dile getiriyor. Trablus Askeri Konseyi sözcüsü Ramadan Benelhaj, “Polis göreve dönmeye korkuyor” dedi. Askeri Konsey, çatışmaları önlemek için silahları toplamaya çalışıyor.
Seçim bitti, oylar hâlâ sayılamadı
Arap Baharı’nın doğum yeri Tunus, aynı zamanda en önce demokratik seçimlere giden ülke oldu. Ancak, 23 Ekim’de yapılan seçimlerin resmi sonuçlarının hala açıklanmamış olması nedeniyle Avrupa Birliği’nden Tunus’a uyarı geldi. Seçimi gözlemci olarak izleyen AB delegasyonu, oyların sayımında hala güçlük yaşandığını belirterek, “bir an önce açıklayın” dedi. Delegasyon ayrıca resmi olarak açıklanmadan önce sonuçların duyurulmasının da şeffaflık ilkesine zarar verdiği uyarısında bulundu. Bu arada İslamcı Ennahda partisi yeni yazılacak anayasada şeriata atıfta bulunan ya da devletin dinini belirten bir ibarenin yer almayacağını söyledi.
İlk kim ‘Arap Baharı’ dedi?
Birleşmiş Milletler Medeniyetler Birliği’nin önceki gün sitesinde yayımladığı bir yazıya göre Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da yaşanan ayaklanmalar için ‘Arap Baharı’ ifadesini ilk defa Amerikan dergisi Foreign Policy kullandı. ‘Arap Baharı’ aslında ilk defa 2005’te Ortadoğu’da kısa süren reform hareketleri için Amerikalı muhafazakarlar tarafından kullanılmıştı. Derginin yazarı Marc Lynch ise 6 Ocak’ta Tunus’ta kendini ateşe vererek isyanın fitilini yakan genç işsiz Muhammed Buazizi’nin ölümünden iki gün sonra ‘Arap Baharı’nı telafuz etti. 25 Ocak’ta Mısırlı muhalifet lideri Muhammed El Baradey, Der Spiegel’e “Belki de Arap Baharı’nın ilk işaretlerine şahit oluyoruz” deyince giderek yayıldı ve bölgede yaşanan olaylarla özdeşleşti.