Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- “Öncelikle Iğdır Ehlibeyt Alimleri ve bütün Şia toplumu adına, Türkiye’de yaşayan Caferi toplumu hakkında basında duyduğumuz ve işittiğimiz bir üniversitenin rektörü olan Sedat Laçiner'in açıklaması bizleri çok derinden üzmüştür. İnsan, “acaba Sedat Laçiner rektörlük unvanını nasıl elde etmiş” diye düşünmeden edemiyor? Söylemek istediklerini; “Körfez ülkeleri açısından…” diye başlayan bir cümle ile sunması niyetini pek de gizleyemiyor… Çünkü konuşmasının diğer bölümleri “falan ülkeler açısından…” diye başladığı görüşü destekler niteliktedir… Acaba Sayın Laçiner İslam tarihini incelemiş mi? Caferiler Kuranı Kerim’e, Peygamberlere, namaza, oruca, hacca ve İslam’ın diğer buyruklarına inandığı halde -laf oyunları ile başka birinin görüşü imiş gibi yansıtılsa da- nasıl kafirden daha aşağı görülebilir? Caferi mezhebinin sapık bir mezheb olduğunu ve bir Şii’nin bir Hıristiyan’dan, bir Yahudi’den daha kötü olduğunu nasıl söyleyebilir? Bu iddiayı bir cahil bile derse herkes o cahili kınar…
Sayın rektörün İran ve Irak üzerinden Şiileri, Sünni katliamı yapmakla suçlaması da ayrı bir garabet örneğidir. Irak’ta katledilen onca insanın hatta çoğunluğu Şii olmasına rağmen, oradaki Şia önderleri hiçbir zaman bu katliamları Sünnilere mal etmemişken ve bu katliamların fitne odakları tarafından mezhep kavgası çıkarmak için yapıldığını cümle alem biliyorken, İran ve Irak devlet yönetimi üzerinden Şiileri “katil” gibi göstermek ve akan kanın sorumlusu olarak tanıtmak en azından insafsızlıktır.
Mezhep ayrımcılığının ağır bedellerini ödemiş ülkemizde, hem de bir üniversite rektörünün bir kesimi “hedef gösterir” gibi karalaması kabul edilebilir bir şey değildir…Şii toplumuna yapılan bu açık karalama karşısında özür dilemesi gerekirken, üstüne üstlük bir de özür beklemesi ise açık bir pişkinlik örneğidir.”
Ehl-i Beyt Alimleri Derneği Başkan Yardımcısı Hacı Şeyh Kurban Ulusöz de,
“Bu tür karalama ve iftiralara karşı gerekli cevaplar geçmişte de, şimdi de, gelecekte de verilmiş ve verilecektir. Ben Sayın Sedat Laçiner’e şunları söylemek istiyorum: İlim, ilmi gerektiği şekilde kullananlarla konuşulur. Onu kötü amaçları için kullananlarla tartışmak beyhudedir. Bu tiplere söylenecek şeylerin çok da faydası yoktur. Çünkü amaçları farklıdır. Birileri, Şia’nın inançlarını Sayın Laçiner’e yeniden anlatması lazım herhalde… Tabi eğer amacı farklı değilse…” şeklinde tepkisini dile getirdi.