Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Avrupa Birliği’nin 27 üyesi tarafından dün alınan karar, İran’ın nükleer çalışmalarını sürdürmesi halinde petrol ithalatını askıya almayı hedefliyor.
Birlik içinde büyük tartışmalara neden olan karar güçlükle alınabilirken Yunanistan son ana kadar ambargoya karşı çıktı:
“İran’daki durumun yarattığı sorunlar ve engeller hakkında görüşmeler yaptık. Bize göre tüm bu kararlar ortak çalışılarak ve dikkatli bir şekilde alınmalı.”
Petrolün, İran’ın mali kaynağının yüzde 60’ını oluşturduğu tahmin ediliyor. İran petrolünün yüzde 18’i Avrupa’ya ihraç ediliyor. İtalya, petrol ithalatının yüzde 40’ını, Yunanistan ise yüzde 50’sini İran’dan yapıyor. İspanya ve Belçika da İran’ın diğer önemli müşterileri. İran petrolünü veto etmek bu ülkelerin Libya ya da Suudi Arabistan gibi başka kaynaklara yönelmelerine neden olacak. Bu durum İran’ın şimdiden petrolün baril fiyatını 200 Dolar’a yükselteceğini açıklamasına neden oldu.
Ayrıca Tahran, yapılacak zamları global ekonominin kaldıramayacağını savunuyor. İran, kaybeden tarafın kendileri olmayacağından emin:
“İran’a uygulanacak petrol ambargosundan zarar görecek ilk ülkeler Batılı devletler olacaktır.”
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEP) en büyük ikinci üreticisi uzak doğu pazarına açılmak için Avrupa’ya olan bağımlılığını azaltmaya başladı. Sadece İran petrolü ithal eden bazı Asya ülkelerini vetoyu uygulamaya ikna etmek çok zor görünüyor.
İranlı yetkililer ambargonun kendilerini etkilemeyeceğini ve bu doğrultuda Hürmüz körfezini kapatma tehdidinde bulunmaktan da çekinmedi. Startejik bir öneme sahip boğazdan dünya petrolünün yüzde 40’ı taşınıyor.
Bu noktada herkesin aklındaki soru Avrupa’nın İran’ı cezalandırmaya çalışırken aynı zamanda kendisine de zarar verip veremeyeceği…