23 Ocak 2012 - 05:55

İki gündür Türkiye'nin en çok konuşulan , en önemli adamı o. İlk yüz naklini ile iki kol ve bacak naklini aynı anda yaptı.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Prof. Ömer Özkan: Artık 2 önemli görevimiz var. Yüz nakli yapılan Uğur Acar'ı topluma kazandırmak ve de rahim nakli yaptığımız Derya Sert'i anne yapmak

Aynı anda yüz, çift kol ve bacak nakli yaparak dünyada bir ilki gerçekleştiren Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif ve Estetik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer Özkan ile yardımcısı eşi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi ve Estetik Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Özlenen Özkan Sabah'tan Erdoğan Öztürk'e konuştu.

2 ÖNEMLİ GÖREV DAHA VAR

Bundan sonra iki önemli görevleri olduğunu belirten Ömer-Özlenen Özkan çifti, "Bunlar, yüz nakli olan Uğur Acar'ı bir yıl sonra sağlıklı kişi olarak topluma kazandırmak ve rahim nakli yaptığımız Derya Sert'in doğum yapmasını sağlamak" diye konuştu.

'İÇİMİZE DOĞMUŞTU'

Prof. Dr. Ömer Özkan, yüz nakli yapacaklarının eşi ve yardımcısı Yrd. Doç. Özlenen Özkan ile birlikte içlerine doğduğunu da söyledi. Geçtiğimiz hafta çarşamba günü evde yemekte eşi ile yüz nakli konusunu konuştuklarını belirten Prof. Dr. Özkan, "Eşim Özlenen ile birlikte akşam yemeğinde 'Sona geldik. Önümüzdeki hafta kadavradan yüz bulunur, biz de yüz naklini yaparız' diye konuştuk. Aynen de öyle oldu. İçimize bir hafta önceden doğmuştu, başardık" dedi. Son iki yıldır her gün her saat, her dakika yüz naklini yapmayı düşündüklerini de söyleyen Özkan çifti, "Bunu başaracağımızı biliyorduk. Ancak ilginçtir hiç rüyalarımıza girmedi" dedi.

'3 GÜNDÜR UYUMUYORUM'

Asıl işlerinin bundan sonra başladığını söyleyen Prof. Dr. Ömer Özkan şöyle dedi: "Bundan sonra iki önemli görevimiz var. Yüz nakli olan Uğur Acar'ı bir yıl sonra sağlıklı kişi olarak topluma kazandırmak ve 9 Ağustos 2011'de rahim nakli yaptığımız Derya Sert'in doğum yapmasını sağlamak. Bu iki görev bizim için hayati önem taşıyor. Bunu başardığımız zaman dünyada gerçekten çığır açmış olacağız. Bunu yapacağımıza da inanıyoruz. Bunun için gece gündüz çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz."

Prof. Dr. Ömer Özkan dünyanın kendisinden bahsetmesinin kendisini gururlandırdığını belirtti. Hafta içi ortalama 3-4 saat uyuduğunu da anlatan Özkan, "Hafta içi çok çalışıyorum. Ancak hafta sonları iyi dinlenmem gerektiğinden biraz fazla uyuyorum" dedi. 3 gündür uyumadıklarını da belirten Özkan çifti, "Yüz, çift kol ve bacak naklinin ardından üç gün sonra evimize gitmenin mutluluğunu yaşıyoruz" şeklinde konuştu.

RAHİM NAKLİ DE YAPMIŞTI

Prof. Dr. Ömer Özkan ve ekibi Türkiye'nin ilk çift kol naklini ve dünyada ilk kadavradan rahim naklini de gerçekleştirmişti. Trafik kazasında hayatını kaybeden 23 yaşındaki bir kişinin kollarını, mısır silaj makinesinde geçirdiği kaza sonucu iki kolunu dirsekten kaybeden Cihan Topal'a 25 Eylül 2010 tarihinde nakleden ekip, 9 Ağustos 2011'de de 21 yaşındaki Derya Sert'e dünyanın ilk kadavradan rahim naklini yapmıştı.

VÜCUT, BACAĞI KABUL ETMEDİ

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde dünyada bir ilk olarak aynı anda çift kol ve bacak nakli yapılan Atilla Kavdır'ın nakil yapılan sağ bacağında ekimozlar (kılcal damar kanamaları), kararma ve aşırı morluklar oluşması nedeniyle bacak operasyonla alındı. Gece boyu kanamanın durdurulamaması üzerine, Atilla Kavdır dün saat 06.00 sıralarında yeniden ameliyata alındı. 6 saat süren operasyonun ardından Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi ve Estetik Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan ve yardımcıları bir gün önce taktıkları bacağı geri aldı. Operasyon boyunca Atilla Kavdır'a 50 ünite kan verildi.

Ameliyat sonrasında açıklama yapan Prof. Dr. Ömer Özkan, "Hastanın sağlığı açısından bize geldiğinden fazlasını vermeyi taahhüt ediyoruz. Ama bir dokuyu tutturalım derken hayati riske atmamak lazım. Onun için bu dönem önemli, onu feda ettik. Bir dolaşım problemi yaşandı. Bu dokuyla veya damarlarla ilgili olabilir. Hastaya daha fazla yük vermemek içi bacağını ampute etmek zorunda kaldık. Diğer sistemleri açısından bir sorunu yok" dedi.

İKİSİ DE UYUTULUYOR

Prof. Dr. Ömer Özkan şöyle devam etti: "Biz iki hastayı da uyutuyoruz. Atilla Kavdır bacağının alındığını bilmiyor. Uyumaları bizi rahatlatıyor. İnşallah yarın (bugün) her iki hastamızı da uyandırmayı planlıyoruz. 10 gün boyunca her iki hasta için çok önemli riskler bulunuyor. Atilla Kavdır'ı olası riskler karşısında geri döndürmek kolay." Atilla Kavdır'ın annesi Ayşe Kavdır, oğlunun bacağının geri alındığını duyunca gözyaşı döktü. Hastane önünden ayrılmayan Ayşe Kavdır, "Oğlum yağlı güreşe 8 yaşında başladı. 11 yaşında Edirne Kırkpınar'da Toz Koparanda Türkiye şampiyonu oldu. Ancak, 11 yaşındayken evin önündeki elektrik tellerine konan güvercinleri uçurtmak için demir sopa ile tellere vurmasının ardından elektrik akımına kapılarak 2 kolunu ve sağ bacağının kaybetti. Ancak yapılan nakil bizi ümitlendirdi" diye konuştu. Bu arada organlarının tamamını bağışlayan Ahmet Kaya için Atilla Kavdır'ın ailesi Kepez Varsak'ta, Uğur Acar'ın ailesi ise Manavgat'ta Kuran okutup, hayır dağıttı.

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, henüz 41 yaşında

Özkan, mesleğinin zirvesinde, kendisinin ‘tavan’ diye tarif ettiği ameliyatı yaptı. Ameliyattan sonraki ilk güne Atilla Kandır’a nakledilen bacağı alarak başladı. Onu, nakillerin başarıyla sonuçlanıp sonuçlanmadığını göreceği gergin günler bekliyor

Şu anki ruh haliniz nasıl?

- Çok mutluyum. Ama endişeliyim de. Bir yıl boyunca da böyle olacak. Birine faydalı olmak, bir işin ilkini yapmak istiyorsunuz ama işin başarısız olma ihtimali de var. Her basamakta ayrı bir risk. Birinci gün, onuncu gün, üçüncü ay, birinci yıl.

Sizin için yüz nakli en yüksek hedef miydi?

- Bu, tavandır! En zor ameliyat denir ya... Tabii yapılamayan da ameliyatlar var, mesela kanser vakalarında. Bu yapılabilir ama fantastik bir ameliyat. Özlenen Hanım (Özkan) ile hazırlıkları yapıyorduk. Tam yüzü aldım, göz göze geldik. İkimiz de “Çok farklı bir his” dedik. Hiçbir şeye benzemiyor. Bunu ilk yapan biz olmasak çok üzülecektim.

Nakil için dört kurum onay aldı, ilk siz oldunuz. Sizin farkınız nerede?

- Diğer üç kurum bizden sonra aldı. Biz kol naklini yaptıktan sonra çıktı zaten mevzuat, yapmasak kimse ruhsat alamayacaktı. Bir yasal, bir de medikal altyapı gerekiyordu. Onun olduğunu gösterdik. Biz sadece ameliyat için bir yıldır, bu işlem için dört yıldır hazırlanıyoruz.

Nasıl bir hazırlık bu?

- Kadavra üzerinde çalışıyoruz bir kere. Sürekli literatür tarıyoruz, yurt dışındaki hastaları takip ediyoruz. Ne gibi problemler yaşayabileceğinizi kestirmeye çalışıyorsunuz. Bu fıtık ameliyatı gibi durağan bir ameliyat değil çünkü, 10 gün sonra hasta iyileşti bitti diyemezsiniz. Bakım ameliyat dün oldu, bugün basın toplantısı yapma ihtiyacı hissettim. On gün boyunca da bilgi vermek durumundayım.

Siz şimdi uyku uyumuyor musunuz?

- Bu çok önemli değil ama bayağıdır uyumuyorum. Her telefonda biraz sıkıntıya gireceğiz bir süre.

Cuma günü nasıl bir trafik yaşadınız?

- Dört adayımız vardı; donör bulunduğunda mutlaka yapabileceğimizi biliyorduk. İlk sıralarda hazırladıklarımız iki kadın hastaydı, üç ve dördüncü sıradakiler erkek hastaydı. Uğur üçüncü hastamdı. Uğur Cuma günü rutin kontrole geldi. Bir yıldır onu takip ediyoruz, yüz nakli kabul edilirliği altı aydır. Birçok testten geçti; mental, zeka, kooperasyon, uyum ve tabii ki tıbbi nedenler. Hatta altı ay içinde sizin değerlendirmenize giren bir hasta bir hatası olursa aday olmaktan da çıkabilir. Şans Uğur’a güldü.

İlk fotoğrafını gördük. Yüz nakli başarıya ulaştığında Uğur nasıl görünecek?

- Sizin gördüğünüz ödemli bir fotoğraftı, bugün daha da ödem var. 15 gün boyunca inecek. Beklediğimden çok daha güzel oldu. Belki doku şeklinden, belki başka nedenden yüz Uğur’a çok iyi uydu. Her ameliyata güzel oldu denir, ama tahminimden de güzel oldu.

 ‘Eski sahibini andırıyor’

- Yüz nakli denince akla ilk gelen John Travolta ve Nicholas Cage’in oynadığı “Face Off” adlı film. Filmin çekildiği 1997’de hiç yüz nakli yapılmamıştı. O tarihe kadar literatüre geçen tek nakil, 9 yaşındaki Hintli Sandeep Kaur’un saçını kaptırdığı biçerdöverde ikiye bölünen ve ailesinin bir torba içinde hastaneye taşıdığı yüzünün yerine geri yerleştirilmesi. Bir başka vericiden tam yüz nakli ise ancak 2010’da İspanya’da yapıldı.

- Ahmet Kaya’nın yüzü Uğur Acar’a nakledilmeden önce, Acar’ın yüzü tamamen, yalnızca gözleri kalınacak şekilde alındı. Eğer yeni yüzü uyum sağlamazsa, eski haline dönmesi mümkün olmayacak. Çünkü o alınan yüz, artık işlevsiz.

- Eğer işler yolunda gider ve uyum sağlarsa, yepyeni bir yüzü olacak. Mimiklerini kullanacak, sakalı çıkacak, tıraş bile olabilecek.

- Yüz nakillerinde farklı kemik yapıları nedeniyle alıcının vericiye benzemesi beklenmiyor. Ancak Uğur Acar, şu anki görüntüsüyle Ahmet Kaya’yı andırıyor. Yrd. Doç. Dr. Özlenen Özkan ameliyat bittiğinde çok şaşırdıklarını belirterek, “Özellikle ağız bölgesi çok benziyor. Belki gözleri açınca ifadesiyle farklılaşır” dedi.

- Atilla Kandır’ın vücuduna uyum sağlayamayan ve alınan bacak ise şu anda saklanıyor. Yeni bir alıcıya nakledilmesi söz konusu değil, ama bazı parçalar ve dokular kullanılacak.

- Sıra dışı bir buluşma da yaşandı dün Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin içinde. Ahmet Kaya’nın kızı Uşak’tan gelip babasından alınan yüz ve kolların yeni sahiplerinin aileleriyle tanıştı. Uğur Acar’ı görmek istedi; ama yüzü çok ödemli olduğu için cerrahlar bu görüşmeyi erteledi.

Geriye dönmek imkansız!

Hastalarınızın şu anki durumu ne?

- Yüz nakli hastamızın şu ana kadar en ufak problemi olmadı. Ama kol ve bacak nakli yaptığımız hastamızda bir dolaşım problemi yaşandı. Kollarda şu an için bir sorunumuz yok. Ancak hastaya daha fazla yük vermemek için bacağını almak zorunda kaldık.

Bacağı almanız sizi hayal kırıklığına uğrattı mı?

- Hayır uğratmadı. Biz zaten başlangıçta hastaya bacağı söylememiştik. İki kol nakli yapılacaktı. Geldiğinde böyle bir alternatif olduğunu anlattık. Kol nakli olmasaydı tek başına bacak nakli yapmazdık. Olsaydı çok sevinirdim ama biliyoruz ki kolların da, yüzün de olmama ihtimali var.

Eğer dokular uymazsa nasıl bir telafi edeceksiniz?

Kolda çok problem yok, eskisine dönmemiz kolay. Ama yüzün telafisi yok. Eskiye döndürmek hemen hemen imkansız.

B planınız ne?

- Vücudun başka yerlerinden doku nakilleri yapmak ve en erken dönemde yüz nakli için yeni bir verici bulmak. O da çok zor zaten.

Dünya Türkiye’yi konuşuyor

Türkiye’nin, dünyada ilk kez aynı anda bacak ve 2 kol nakli ile yüz nakli ameliyatını gerçekleştirmesi, dünya basınında geniş yankı buldu. Gazeteler ve televizyonlar konuşla ilglii haberlerde şu başlıkları kullandı:

-The Washington Post: Türk hastanesi dünyanın ilk üçlü uzuv ve yüz naklini gerçekleştirdi.

- CBS: Türk hastanesi üçlü uzuv naklini gerçekleştirdi.

- The Guardian: Türk hastanesi üçlü uzuv naklini gerçekleştirdi.

- The Daily Telegraph: Cerrahlar ilk üçlü uzuv naklini gerçekleştirdi.

- The Independent: İlk üçlü uzuv nakli Türkiye’de.

- The Daily Mirror: Dünyanın ilk üçlü uzuv nakli Türkiye’de.

- Arap News: Cerrahlar Türkiye’nin ilk yüz naklini gerçekleştirdi.

- Al Arabiya: Türk hastanesi üçlü uzuv nakli ve yüz naklini gerçekleştirdi.

- The Taiwan News: Türk hastanesi üçlü uzuv naklini gerçekleştirdi.

‘Artık bizi evlatları bilsinler’

Donör Ahmet Kaya’nın yakınları ile organların nakledildiği hastaların yakınları biraraya geldi. Sağ bacağı alınan çift kol nakil hastası Atilla Kavdır’ın annesi, yüz nakli yapılan Uğur Acar’ın ağabeyi ve Kaya’nın kızı Leyla Kahveci’nin buluşmasında duygulu anlar yaşandı.

Uğur Acar’ın yeni yüzünün eski sahibi Ahmet Kaya’nın ailesine seslenen ağabey Mustafa Acar, “Artık akrabayız onlarla. Bizi de artık evlatları olarak bilsinler” dedi

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Organ Nakli Enstitüsü’nün yoğun bakımında iki hasta var iki gündür. Yalnızca aileleri ve doktorları değil, bütün ülke iyi haberlerini bekliyor.

Uğur Acar’ın yüzünün, Atilla Kandır’ın kollarının ve sağ bacağının vücutlarına uyum sağlaması için hep birlikte duacıyız. Yüzünü hiç tanımayan, eğer 40 günlükken yanmasaydı nasıl bir ifadesi olacağını bilmeyen 19 yaşındaki Uğur Acar, acaba ne düşünüyor yattığı yatakta? Nasıl görüneceğini mi? Aynaya bakacağı ilk anı mı? Yoksa yeni yüzüyle ilk fotoğrafını mı? Kendini üzerinde asker elbisesiyle talimde mi hayal ediyor, damatlığıyla düğününde mi? Onu yoğun bakım kapısında heyecanla bekleyen abisi Mustafa Acar’a göre üç hayali vardı çünkü: yeni bir yüz, askere gitmek ve evlenmek.

5 Haziran 1993’te doğdu Uğur Acar. Antalya Manavgat’ta Gebece Köyü’nde hamal Mehmet ile Güssün Acar’ın dokuz çocuğunun sonuncusu olarak... Zor bir hayata doğmuştu; köyde ne olsa, “Çolağın çocukları yapmıştır” derlerdi. Hem yoksullardı hem de korunmasız.

Onu “Türkiye’nin ilk yüz nakli yapılan hastası” unvanına taşıyan olay olduğunda 40 günlüktü henüz. Kendini bildi bileli, adını mahcup eden o felaketle hatırlandı. Annesi köydeki evlerinin önündeki ocakta yemek pişirirken, Uğur ocağın yanında beşikteydi. Anne bir dakikalığına eve girdi, alev parladı, beşikteki Uğur’un yüzünü alıp götürdü. “Tanınmaz hale” geldi gibi bir klişeye gerek yok; yüzünün, ifadesinin nasıl şekillendiğini hiç göremedi çünkü. 40 günlük bir bebeğin sureti kaldı annesinin hafızasında... O yüz hiç yetişkin olamadı.

Tedaviler, çabalar, uğraşıp didinmeler fayda etmedi. İlk zamanlar yemek bile yiyemiyor, ağzına hakim olamıyordu. Bu halde okula başladı. İyi de bir öğrenciydi. “Öğretmen olacağım” dediğini hatırlıyor ağabeyi.

Ne var ki çocuk acımasızlığı hayatını yaşanılmaz kıldı. Alaylar, gülüşmeler. Tez zamanda yıldı, 5. sınıfı bitirdiği yıl “Artık gitmeyeceğim” dedi. Uğur’un yüzünün derdine bir de sara hastalığı eklenmişti; sık sık bayılıyordu. Bu arada türlü hastalıktan üç evlat kaybetmişti; birinin daha acısı ağır gelirdi.

Uğur çalışmaya başladı. Kalabalıklarla iç içe olacağı bir meslek seçemezdi. Elektrikçilik yaptı önce. Sonra Hüseyin ağabeyinin mermer atölyesinde çalışmaya başladı. Aslında gizli saklı yaşamıyordu. Kaçmıyordu insanlardan. Ailesi zaten alışıktı görüntüsüne, tanıyanlar da bir süre sonra yadırgamaz oluyordu. Bir tek çocuklardı onu üzen. “Benden korkuyorlar” Ağabeyi Mustafa Acar, Uğur’un çektiği acıyı içine attığını söylüyor. Ama dayanamayıp dile getirdiği, ona korkuyla bakan küçük gözlerdi.

Bir gün başka bir yüzü olmasını hayal ediyordu. 14-15 yaşındayken bacağından alınan dokularla tamir edilmeye çalışıldıysa da fayda etmemişti. “Kafaya takmıştı” diye anlatıyor ağabeyi Mustafa, “O kadar uzun zamandır uğraşıyor ki”.

Yeni bir yüzdü Uğur’un istediği, yepyeni bir yüz. Sonra da askere gitmek ve evlenmek. Mustafa Acar, “Sevdiği bir kız olmadı şimdiye kadar” diyor, “Ya da bize hiç söylemedi. İnşallah iyi olur bundan sonra...”

Uğur hiç korkmamışsa da bu ameliyata girmekten, Mustafa Acar “Ya vücudu nakli kabul etmezse?” diye endişeleniyor. Acar, hiç görmediği, hiçbir zaman da göremeyeceği bir kardeşi daha olduğunu düşünüyor. Uğur’un yeni yüzünün ilk sahibi Ahmet Kaya’nın kardeşi olduğunu söylüyor. Artık akrabayız onlarla. Nasıl vefat etmiş üç kardeşim varsa, Ahmet Kaya da dördüncüsü oldu. Allah ailesinden razı olsun, bizi de artık evlatları bilsinler” diyor