9 Şubat 2012 - 20:30

Bir okurumuz faydalı olacağını düşünerek bize Fethullah Gülen’e yazılmış bir açık mektup gönderdi. Mektubu yazan Tokmakçı Baba adında eski bir cemaat taraftarı. Tokmakçı Baba adlı bu kişi bir dönemler Fethullah Gülen cemaatinden olduğunu ve onu yirmi birinci yüzyılın yeni Ahmet Yesevi’si olarak bildiğini söylemekte… Bizde cemaat içinde olup da kafası karışık olanların olduğunu bildiğimizden mektubun yayınlanmasının yararlı olacağını düşündük.

(Mehdi) Fetullah Gülen Hocaya Açık Mektup…

Sayın Fetullah Hocam...

İlk başta isminizin başına neden Mehdi takısını eklediğimi soracak olursanız. Size hemen cevabımı vermek isterim.

Yazmış olduğunuz bütün kitapların kapağına siz isminizi M. Fetullah Gülen olarak yazdığınız ve oraya eklediğiniz (M) harfinin de Mehdi anlamında kullandığınızı bildiğim için bu şekilde yazıyorum.

Sayın Fetullah Hocam…

Bu açık mektubu size yazan bu kardeşiniz de bir dönem sizi seven sayan, hatta sizi o günlerde yirmi birinci yüzyılın yeni Ahmet Yeseviʹsi olarak gören bir kardeşinizdi.

1000 sene sonra Ahmet Yesevi Hazretlerinin ruhunun sizde dirildiğini düşünüyor ve Türk dünyasındaki yapmış olduğunuz eğitim kurumlarını cani gönülden destekliyordum.

Sizin açılmasına ön ayak olduğunuz o öğretim kurumlarında yetişen genç nesilleri de Anadoluʹyu ve Balkanları İslamlaştıran Sarı Saltuklar, Ahi Evrenler ve Derviş Gazi Alperenler olarak görüyordum.

Açmış olduğunuz okullarda yetişen gençlerin imanlı, ihlâslı, adaletli olacağını düşünüyor ve geleceğin Büyük Türkiyeʹsi adına mutluluk duyuyordum.

Yunus Emrelerin, Mevlanaların, Hacı Bektaşi Velilerin edebini, ahlakini terbiyesini taşıdıklarını düşünüyor " Vurana elsiz gerek, sövene dilsiz gerek" şiarı ile yetişeceklerini düşünüyordum...

…….

Vaazı nasihatlerinizi dinliyor sizi gerçekten takdir ediyordum.

Türk devletine, Türk Ordusuna, Türk Silahlı Kuvvetlerine sahip çıkışınız karşısında mutluluk duyuyordum.

Daha sonra 28 Şubat post modern darbe yapıldığında ruhen ve bedenen sizin yanınızdaydım.

Size karşı yapılan bu karalama kampanyalarının hiç birine itibar etmiyor, sizi bulunduğum her ortamda bir mağdur ve mazlum olarak savunuyordum.

Sayın Fetullah Hocam…

Size karşı ilk hayal kırıklığını su meşum Vatikan’daki buluşmanızdan sonra yaşıyor ama buna rağmen yinede bu buluşmayı bazı tevillerle geçiştirmeye çalışıyordum.

Bizim örnek aldığımız Fetullah Hoca 1200 yıldan beri İslam dininin baş düşmanı olan Vatikan ve onun Ruhani Lideri Papa ile el ele, kol kola girmez, giremez diyordum!

Çünkü siz bizlere, yani sizi takip eden insanlara, Yahudileri ve Hıristiyanları Dost edinmeyiniz Ayeti kerimesini, belki defalarca okuyarak uyarı görevinde bulunuyordunuz?.

Bu konuda bizlere örnek olması açısından sahip olduğunuz gazete, dergi ve Televizyon kanallarında İşçi Partisi Lideri Doğu Perinçeĝin Bekaa vadisindeki katil APO ile buluşmasını ve el ele tutuşmalarını günde 10 defa gösteren ve uyaran siz değil miydiniz?

Peki, Sayın Fetullah Hocam, şimdi size sormak istiyorum. Sizler Milyonlarca Müslüman’ın katili Vatikan’daki Papa ile sarmaş dolaş olunca bu mubah oluyor da Doğu Perinçeĝin Apo ile tokalaşması niye Haram oluyor?

Doğu Perinçeĝi hayatımın hiç bir devresinde sevmiş bir insanda değilim.

Bir ömür boyu nefret ettiğim ve 2500 e yakında Müslüman Türk gencinin de katili olarak gördüğüm bir isim. Ama buna rağmen Doğu Perinçeĝi Papa ile kıyaslamanın da Allahın adaletine sığmayacağını da siz benden daha iyi biliyorsunuz!

Sayın Fetullah Hocam…

Madem Apo ile kol kola girmek bir insanı cehennemlik yapıyorsa, sizin gazetenizin mümtaz yazarlarından Mümtazer Türköneʹnin Apoʹyu Paşa yapalım teklifiyle Cehenneme şimdiden odun hazırlamış olmuyor mu?

Ayrıca şu son 5 yıldan beri sizin fikirleriniz doğrultusunda kalem oynatan

Hasan Cemallerin, Mehmet Ali Birantların, Mehmet Altanların, Ahmet Altanların Beka vadisinde katil Apo ile görüşmek için, onun o kanlı elini sıkmak için çift takla atan şu sizi destekleyen yazarları hangi gözle görmektesiniz, gerçekten ben ve bütün Türk kamuoyu merakla beklemekte?

Umarım Doğu Perinçeĝi apo ile tokalaşmasından dolayı dinsiz imansız, komünist ilan eden sizler.

Sıra sizinkilerin ve AKP yetkililerinin hapishanedeki Apo görüşmelerine gelince sıkılmadan terlemeden bunu HELAL diye savunmaya kalkmazsınız diye umuyorum?

Bunları bir tarafa bırakıyoruz…

Sayın Fetullah Hocam...

Türkiye’den kaçmak, ya da sizin deyiminizle Hicret etmek zorunda bırakıldığınızda, niye ilk ve tek tercihinizin ABD olduğunu hassaten merak ediyorum? Oysa sizinde bildiğiniz gibi dünya üzerinde 60 a yakın Müslümanların yaşadığı, idare ettiği devletler dururken niçin Amerika? Ayni zamanda dünyanın dört bir yanında yüzlerce okulunuzun olduğu gerçeği de ortada dururken!

Sayın Fetullah Hocam…

Lütfen Müslümanları aldatmayınız, Müslümanların saf ve samimi duyguları ile oynamayınız, Müslümanları kandırmayınız, ABD nin dünyada ki en büyük İslam düşmanı, en azılı İslam karşıtı baş devlet olduğunu siz herkes den daha iyi bilmektesiniz!

Sayın Fetullah Hocam…

Siz Amerikanın Irakʹta ki, Afganistanʹda ki Müslümanlara uyguladığı zulmü, katliamı, tecavüzü, işkenceyi görmediniz mi? Yoksa o gören gözlerinizi intikam hırsı mı bürüdü, O duyan kulaklarınızı nefret mi sağır etti, Cemaatinize ve sizi dinleyen bütün müminlere "Haksızlık karşısında susan Dil Şeytandır" Hadisi şerifini siz öğretmiyor muydunuz?

Yoksa Sayın Hocam…

Allahın Resulü bu Hadisi şerifte ki “Haksızlık Karşısında susan dil Şeytandır. Sözünden sonra “ Amerika ve Israilʹin Zulümleri hariç” sözünü etti de bizler mi duymadık?

Sayın Fetullah Hocam…

İzmirʹde bir vaazınızda, Resulü Ekrem efendimizi şöyle anlatıyordunuz.

“Müşriklerle yapılan bir savaşta, Resulü Ekrem efendimizin etrafında bulunan sahabeler bir anlık efendimizi yalnız bıraktılar.

İşte tam böyle bir anda efendimizin karşısına, müşriklerin en güçlü kuvvetlisi olarak bilinen kişi elinde zağlı bir kılıçla çıkti.

Ve ey Muhammet şimdi seni benim elimden kim alıverecek?

Seni benim bu zağlı kılıcımdan kim kurtaracak” diye nara attı.

Resulü Ekrem efendimiz ise bu azılı kafir, bu korkunç kafir karşısında şöyle seslendi…

"Beni Allahhhhhhhhhhhhhhhhhhhh koruyacak"

"Beni Allahhhhhhhhhhhhhhhhhhhh koruyacak"

"Beni Allahhhhhhhhhhhhhhhhhhhh koruyacak"

Diye haykırdı diyordunuz.

Bununla biz Müslümanlara şunu demek istiyordunuz.

Ey Müslümanlar Amerika’dan, İngiltereʹden, İsrailʹden, Fransaʹdan inançsız kafirlerden, onların tanklarından, tüfeklerinden, Atomlarından korkmayın, ürkmeyin çekinmeyin inanıyorsanız galipsiniz diyordun. Düşmanın topu tüfeği varsa bizimde göğsümüzde imanımız var, Allahımız var diyordun…

Peki, Sayın Hocam ya şimdi?

Allah-u Teala hazretlerinin yerini, ne zamandan beri AMERIKA aldı?

Nevval Sevindi hanımefendinin “Fetullah Gülen ile New York Sohbeti” isimli eserinde “Amerika İstemezse dünyada kimseye is yaptırmazlar, Amerika’ya sırtını dayamayan hiç bir cemaat başarılı olamaz” diyerek Yüce Allahın yerine Amerikaʹyı koymuş olmuyor musunuz?

Sayın Hocam karar verin, Amerikaʹmı büyük yoksa Allah mı?

Sayın Hocam Amerika’dan korktuğunuz çekindiğiniz, ürktüğünüz kadar sizi Allah tan da korkmaya ben davet ediyorum…

Sayın Hocam…

Ergenekon ve Balyoz davasının sizin ve ABDʹnin projesi olduğunu bilmeyen kimse yok. Ergenekon ve Balyoz davası ile kurulacak Kürdistan’a karşı ayaklanacak muhtemel TSK mensuplarının içeri alınmaları da bu tezgâha karşı çıkacak Ordu mensuplarının pasifize edilmesi olduğunu sizde çok iyi bilmektesiniz?

Peki, Sayın Hocam TSK mensuplarına bu kalleşçe planı reva görürken

Bu toprakların belki son yüzyılda yetiştirmiş olduğu yüreği imanı bileği kavi delikanlısı Muhsin Yazıcıoĝluʹna nasıl kıydınız?

Hrant Dink Davasından içeri attıramadığınız Muhsin Yazıcıoğlu’nu bir dağ başında niye şehit ettirerek susturdunuz?

Sayın Hocam yüce Allahın 99 Sıfatından bir tanesi de "ADIL" idi.

Soruyorum siz sayın hocam, o tutuklattığınız binlerce albayın, Generalin, subayın ve o davada tutuklu insanların tutuklanmalarının hangi zerresinde adalet var, hak var hukuk var?

Sidik torbasını dahi tutamayan 60 yaşın üzerindeki emekliye ayrılmış torun torba sahip olmuş insanları Darbeci olarak karalamak, içeri düşmeleri için binlerce çakma darbe planları hazırlamak. O planları masum insanların Bilgisayarlarına virüs yolu ile yollamak Hz. Muhammed s.a.v efendimizin ahlakına edebine metoduna uyuyor mu hiç?

Bunca yıldır vatani milleti için dağlarda kırlarda ovalarda çarpışan bu kahraman Türk evlatlarını zindanlarda boğdurarak öldürtmek Islamʹın ve Kuranın hangi ayeti kerimesinde vardır Sayın Hocam?

Sayın Hocam bu mu Allah Resulünün, Peygamber efendimizin Adaleti?

Bu mu Islamaʹın ortaya koyduğu Adalet anlayışı…

Emniyet kadrolarına, yargı kadrolarına, adalet kadrolarına yerleştirdiğiniz

ALTIN NESIL bu mu?

Sayın Hocam size bu açık mektubumu şimdilik noktalıyorum.

İnşallah daha sonra mektubumun ikinci bölümünü yazacağım...

Mektubuma son verirken size bir çağrıda bulunmak istiyorum.

Bu yapmış olduğunuz melanetlerden ihanetlerden ve günahlardan dolayı Tövbe ediniz. Bilirsiniz Tövbe kapısı her zaman açıktır.

Şu ahir ömrünüzde size Rabbimden İmanlı bir ölüm diliyorum.

Hiç olmazsa öldüğünüzde yüce yaratanın huzuruna çıkacak kadar yüzünüz olsun…