Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Yıllar önce ilk kez Ceviz Kabuğu’nda yaptığı bu tespitin yüzde 100 doğru olduğunu yaşanan gelişmelerin kanıtladığını vurgulayan Kongar, “28 Şubat, AKP’yi başa getirmek için yapılmadı ama ortaya koyduğu sonuç budur. Amerikancı bir parti iktidara getirilmek istendi. Bütün emperyalist ülkeler yerel işbirlikçi hainler bulur. Medya da tek taraflı yayın yaparak intihar ediyor” dedi.
28 Şubat AKP’nin önünü açtı!..
ABD’ye yakın emperyalizmle barışık bir iktidar getirmek amacıyla mevcut hükümetin devrilip 28 Şubat’ın yapıldığını belirten Prof. Dr. Emre Kongar, “28 Şubat, AKP’yi başa getirmek için yapılmadı ama ortaya koyduğu sonuç budur” dedi.
Herkesin korktuğu bir dönemde korkusuz açıklamalar yapan Prof. Dr. Emre Kongar, “28 Şubat’la birlikte AKP’nin önünün açıldığını” belirtti. Türkiye’nin en önemli sosyologlarından Prof. Dr. Emre Kongar, yıllar önce ilk kez Ceviz Kabuğu’nda yaptığı bu tespiti yineleyerek, tespitinin yüzde yüz doğru olduğunun yaşanan gelişmelerden görülebileceğini savundu. Kongar, “28 Şubat, AKP’yi başa getirmek için yapılmadı ama ortaya koyduğu sonuç budur. Amaç mevcut hükümeti devirip, yerine ABD’ye yakın emperyalizmle barışık bir iktidar getirmekti” diye konuştu. Duayen Gazeteci Hulki Cevizoğlu’nun Karadeniz TV’de (KRT) hazırlayıp sunduğu Ceviz Kabuğu’nda konuşan ünlü toplumbilimci ve yazar Prof. Dr. Emre Kongar, 28 Şubat soruşturması, 12 Eylül ve diğer askeri darbeler gibi Türkiye’nin yakın tarihine ilişkin konularda önemli açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“28 Şubat AKP için yapıldı demiyorum ama Erbakancıların tasfiye edilip Amerikancı bir partinin oluşması için yapıldığı açık. Sovyetler çöktükten sonra 6 yıl geçti, 1997’de komünizmi tehdit olmaktan çıkarıp yerine irticayı koydu. ’Bizimkilerin aklı başına yeni geldi’dedim ben hatta... Amerikan çizgisinde ve emperyalizmle uzlaşmış bir iktidar olduğu ortada. Objektif gerçekler bunlar... Obama’nın en sevdiği beş liderden biri Erdoğan, fotoğraflar yayınlandı falan... ABD çizgisinde olmanın dış politikada faydası da var zararı da. 28 Şubat bunun için yapılmadı ama ortaya koyduğu sonuç bu. Temel hak ve özgürlüklerde birtakım sıkıntılar vardı. Bu tıkanmaların önünü açtı 28 Şubat... Andıç, falan büyük skandal tabii kabul edilemez.”
“Türkiye’deki darbelerin hepsi Amerika’dan onaylı”
“Türkiye’de bütün darbeler dış desteklidir. Ki; bir bölümü birbirine karşı yapılmıştır. Amerikan desteklidir hepsi. En azından onaylıdır” diyen Emre Kongar, insan hak ve özgürlüklerinin her şeyden önce geldiğini söyledi. “Milli iradenin sadece iktidardan ibaret olmadığını da vurgulayan Kongar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tek başıma ben milli iradeyim diyemez bir iktidar. Muhalefet de milli iradedir. Seçime katılan bütün partiler eşit propaganda hakkı ile periyodik, adil ve şeffaf bir sandıktan çıkan sonuç milli iradedir. Milli irade sınırsız değildir. Hiçbir milli irade gerekçesi temel hak ve özgürlükleri sınırlayamaz.
Emre Kongar, 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinin 27 Mayıs’a karşı yapıldığını belirtti. Askerin de sürekli aynı çizgide olmadığını ifade eden Prof. Dr. Kongar, “Öyle olunca da abuk subuk bir durum ortaya çıkıyor. Üç üç diye bağırıyorlardı Deniz Gezmişler idam edilirken... İntikam için astılar onları. Menderes’in yaptıkları tartışılır ama idamları yanlıştı. İki idam da yanlıştı. Darbe başlı başına kötü bir olay zaten” diye konuştu.
Hulki Cevizoğlu da, darbelerde sadece askerin değil sivillerin de sorumlulukları olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Darbeye destek olan sivil politikacıların da araştırılması gerek. Ve sorgulamak gerekiyor. Politikacılara yaptıklarının hesabı sorulmalı. Mahkemede cezaevinde değil, demokratik olarak da sorulsun. Siz ülkeyi zarara uğratıyorsunuz, başkası geliyor, unutuluyor yaptıklarınız. Bir şirkette genel müdür başarılı olamayınca hesabı kesiliyor. Politikacıya da hesap sorulsun. Politika sorumsuzluğa dayalı bir meslek olursa o zaman herkes yapar. Seçilememesi ceza değil sadece ama olmalı.”
“27 Nisan e-muhtıra değil gaz alma bildirisidir”
Prof. Dr. Kongar, 27 Nisan e-muhtırasının da bir muhtıra değil, bildiri olarak nitelenmesi gerektiğini söyledi. Kongar “Muhtıra olması için bir muhatabının olması lazım. O dönemde biraz basıncı azaltmak için, gaz almak için yapılmış bir bildiridir bence” dedi.
Kongar, demokratik sistemlerde demokrasinin iyi işlemesi için “kahramanlara değil bilinçli normal vatandaşlara ihtiyaç” olduğunu vurguladı.
“Bunun için de okuyacaklar ve bu kurallar içinde mücadele edecekler. Bunun bir sihirli formülü yok. Amerika kadar milliyetçi olalım yeter. Komşumuz Yunanistan ya da komşumuz Ermenistan kadar milliyetçiliğe izin verilmesini istiyorum. Milliyetçilik de dindarlık da hiç kötü bir şey değil. Her insanın elinde olmayan doğuştan gelen kimlikleri var. Kötü olan şey bunun kötüye kullanılması” diyen Kongar bu sözleriyle milliyetçiliğe karşı çıkanlara seslendiğini belirtti.
Atatürk Türkiyesi’ne “iğrenç tırtıl” benzetmesi
Hulki Cevizoğlu, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in, bir TV kanalındaki “Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yılları bürokratik cumhuriyetti. Tırtıla benziyordu, bizimki demokratik cumhuriyet oluyor, yani kelebek oluyor. Tırtıl iğrençtir” sözlerini hatırlattı.
“Şimdi siz Atatürk’ün Cumhuriyeti’ne iğrenç mi diyorsunuz desek ’hayır öyle demedim’diyecek, ama öyle anlaşılıyor” diyen Cevizoğlu, konuğu Emre Kongar’a bu konudaki görüşlerini sordu.
“Hüseyin Çelik’in açıklaması doğru bir açıklamadır ama, benzetmedeki niyete kesinlikle karşıyım” diyen Kongar, “Mustafa Kemal’in kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin Osmanlı’nın cesedinden çıkan bir tırtıl olduğunu” söyledi. “Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı’nın enkazı üzerine kuruldu ve bu 20. yüzyılın en önemli olayıdır. Mucizevî bir olaydır” diyen Kongar şöyle devam etti:
“Mustafa Kemal ve arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet’in hemen hemen hiçbir alt yapısı yok. Türkiye Cumhuriyeti 20. yüzyılın en büyük olayıdır. Mucizevîdir de. Din toplumundan bir ulus toplumu oluşturuldu. Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı enkazı üzerine kuruldu. Mars’tan mı getirdiniz Türkiye Cumhuriyeti’ni? Yıllardır savaşan nüfusu yok olan bir ülke... Osmanlı, gübre olmuş, ceset bir ülke. Ekonomik olarak batmış, toprakları işgal edilmiş. Bitmiş... O cesedi Atatürk, Lozan’da bir tırtıl haline getirmiş. İyimser görüşle bakıyorum. Tırtılın iğrenç bir şey olduğuna katılmıyorum. Hele hele bununla bir şeyler ima edilmişse hiç katılmıyorum. Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet, içinde bir kelebek barındıran ama hiçbir şeyi olmayan bir tırtıldır. Osmanlının o cesedinden AB’ye aday bir ülke çıkması çok önemli bir şeydir. O dönemi eleştirenler bunu iyi bilmelidir.”
“Bütün emperyalist ülkeler yerel işbirlikçi hainler bulur”
Bu açıklamalarının Osmanlı’yı reddetmek için olmadığını ifade eden Kongar, Osmanlı’nın iftihar edilecek kadar büyük bir uygarlık olduğunu söyledi. “Tarihte Sümer, Roma, Bizans ve ardından Osmanlı gelir” diyen Kongar, Osmanlı’nın dünyaya olan aşırı egemenliğin verdiği rahatlığın yanında, emperyalist olmadığı için yıkıldığını söyledi. Dünyada en hafif emperyalizmi Osmanlı’nın uyguladığını belirten Emre Kongar, “Bütün emperyalist ülkeler yerel işbirlikçi hainler bulur” dedi.
NTV’deki programı niçin kaldırıldı?
Emre Kongar NTV’deki yorum farkı programından neden ayrıldığı sorularına da Ceviz Kabuğu’nda yanıt verdi:
“Ben ayrılmadım. Program yayından kaldırıldı. NTV’nin yöneticilerine sormak lazım nedenini. Programların kaldırılması değiştirilmesi vs. televizyonun yöneticilerinin kararı. ‘Bütün tartışma programlarını kaldırdık format değiştirdik’ diyorlar. Kanalın iki katına yakın rating alıyordu kaldırıldığı dönemde. Ama kurumlar bireylerden daha sürekli ve güçlüdür... Barlas’ın yeni programını seyredemedim. Ben iyi bir televizyon izleyicisi değilim.”
“Yandaş yayıncılık medyanın intiharıdır”
Emre Kongar, medyanın tek taraflı yayın yaparak intihar ettiğini söyledi. Gazete tirajlarının bu nedenle düştüğünü ve daha da düşeceğini ifade eden Kongar, 28 Şubat’la ilgili olarak Müslüm Gündüz’ün açıklamalarına yer veren medyanın doğru yaptığını vurguladı.
Hulki Cevizoğlu’nun “İktidara yakın medya çok güçlendi ama kendileri de sıkıldı bundan ve reyting yapamıyorlar” sözlerini destekleyerek “Medyanın görevi, olayları belli ideolojik kalıplara göre yansıtmak ya da yansıtmamak değil” diyen Kongar şöyle devam etti:
“Tek taraflı yayın yapmak hem televizyonların hem gazetelerin intiharıdır. İnternet bütün haberleri bundan önce veriyor. Gazeteler farklı bir yorum görüş vermiyorsa insanlar neden gazete alsın. Tirajlar düşüyor düşecek de... Televizyonda da öyle. Medyanın intiharıdır bu.”
Emre Kongar muhalefet eden basına yönelik yaptırımlara Türkiye gibi ekonomisi olan bir ülkede hiçbir patronun direnemeyeceğini de vurguladı. “Hepsi en sonunda pes eder ve çekilir” diyen Kongar, iktidarın sadece bastıracak değil o patronu yok edecek güce sahip olduğunu söyledi.