Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Zehra Ana Derneğinin düzenlediği Dünya Müslüman kadınlar günü programı, İstanbul Bahçeşehir'de kutlandı. Program, şeyh Muhammet Karadağ hocanın Kur-an’ı Kerim tilavetiyle başladı.
Zehra Ana Derneğinin düzenlediği Dünya Müslüman kadınlar günü programı, İstanbul Başakşehirde kutlandı. Program, şeyh Muhammet Karadağ hocanın Kur-an’ı Kerim tilavetiyle başladı. Cem TV’nin canlı yayınladığı, kanal On4’ün çekimlerini yaptığı programa katılım oldukça geniş oldu.
Kur-an tilavetinden sonra şehitler için bir dakikalık saygı duruşu ve istiklal marşı okundu. İstiklal marşının ardında çocuk korosu Hz Fatıma (s.a) için yazılan eserlerini seslendirdi.
Programın hoş geldin konuşması yapmak üzere Zehra Ana Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Meftune Atam kürsüye davet edildi. Atam dünyanın dört bir yanında bizleri bir araya getiren gücün Hz Fatıma sevgisi olduğunu belirtti. Atam’ın konuşmasından sonra kürsüye İran İslam Cumhuriyeti İstanbul baş konsolosu Mahmut Heydari davet edildi. Heydari’nin Farsça yaptığı konuşmasında Hz. Fatıma (s.a) nın faziletlerinden bahsederken böyle bir programın İstanbul da yapılamasından iftihar ediyorum dedi.
Bu yılki Hz. Fatıma (s.a) nın doğum gününün İran İslam cumhuriyetinin kurucusu İmam Humeyni (r.a) nın doğum gününe denk geldiğini, ve ikisinin aynı anda kutlanmasının ayrıca bir mutluluk olduğunu belirtti. Haydari’nin kısa konuşmasından sonra kürsüye CABİR Başkanı Hamit Turan davet edildi. Turan Zehra Ana Derneğine teşekkür konuşmasından sonra, Zehra Ana Derneğine her kesimden yardımları beklediklerini belirtti. Turan, konuşmasına şöyle devam etti, Hz. Fatıma öyle bir zikirdir ki Hz Ali (a.s) şöyle buyurmuştur, Allah katında en büyük zikir Fatıma’dır. "Eğer en büyük zikir Fatıma’dan başka bir şey olsaydı yine Allah o zikri Fatıma'ya armağan ederdi" Dedi. Turan’nın konuşmasından sonra, kısa bir sine vizyon gösterisi yapıldı. Sine vizyondan sonra Zeynebiye camiası alimlerinden şeyh Selahattin Özgündüz hoca konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet edildi. Özgündüz Hz. Fatıma (s.a) yı övmek için özel bir gayrete gerek olmadığını, ve uyduruk hadislere ihtiyaç duyulmadığını belirtti. Özgündüz kısa süren konuşmasında Hz. Fatıma'nın bu alemin çiçeği olduğunu, zaten hiç kimsenin onunla üstünlük yarışına giremeyeceğini, bizlerinde o mu büyük? Bu mu büyük? Gibi yanlış bir savunma içinde olmamamız gerektiğini, böyle bir mukayesenin bile çok yanlış birşey olduğunu özellikle vurguladı. Hz. Fatıma’nın (s.a) Hz. Ali'nin (a.s) ve evlatlarının (a.s) hiç kimseyle kıyaslanamayacağını söyledi. Burada toplanmamızın manası fatıma’yı (s.a) anlamak, Hz. fatıma'yı (s.a) yaşamak ve onun yaşantısından biraz olsun örnek alınması içindir diyerek sözlerini bitirdi.
Daha sonra günün anlam ve önemine göre hazırlanmışı cam üzerine kumla yapılan sanat gösterisi, sine vizyon aracılığı gösterildi, tüm izleyenlerden büyük ilgi gördü. Gösteriyi izleyenler müzik eşliğinde duygu dolu anlar yaşadı. Yapılan tüm resimler tüm izleyicileri Hz Fatıma dönemine götürürcesine duygulandırdı. gösterinin bitiminde seyircilerden uzunca alkış aldı.
Bu gösteriden sonra İngiltere eski başbakanı Tony Blair’in önümüzdeki yıl İran gezisi sırasında İslam’ı seçen baldızı Lauren Booth kürsüye davet edildi.
Konuşmasında bu muhteşem toplantıya İslami selamla başlamak istiyorum diyerek, tüm misafirleri esselamunaleykum diyerek selamladıktan sonra konuşmasına şöyle devam etti. 2010 yılında Müslüman olmayan bir kadındım, ve İslam’la tanışmadan önce her gün alkol alan biriydim, İran’ın Kum kentinde maneviyat dolu havadan etkilenerek Müslümanlığı seçtiğini, hiçbir şeyin hiçbir şekilde insanı mutlu edemeyeceğini, tüm dünyalıkların insanları tatmin etmediğini anlatan Booth, cennet kadınlarının efendisini Fatıma’yı ele aldığımızda onda tartışılmaz özellikler olduğunu görüyoruz dedi, babasının sırtına deve işkembesini attıklarında hiç kimse kılını kıpırdatamazken, tek bir kişi ileriye atıldı o da 7 yaşındaki fatıma’ydı leş gibi kokan şeyi babasının sırtından ağlayarak ve ona inanmayanları azarlayarak aldı ve babasının üzerini temizledi.
Bu günün çocuklarını o günün fatıma’sıyla karşılaştırdığımızda bu karşılaştırma onu sıra dışı yapıyor dedi.
Fatımay’ı düşündüğümüzde onun annesi çok varlıklı, bu günün ithalat ihracatçısı ve çok zengin kadınıydı, ama o tüm varlığını İslam yolunda verdi, biz ise modanın mı? Yoksa Allah’ın mı takipçileriyiz? Diye sordu.
Birkaç hafta önce bir Amerikan dizisi seyrettiğini, bundan hiçbir zaman memnun olmadığını, ve bizlerin bir an önce bu Amerikan kuşatmasından kurtulmamız gerektiğini söyledi. Amerika’nın bizlere İslam adı altında başka şeyler empoze ettiğini söyleyen Lauren Booth şöyle devam etti, İran’ın Kum şehrinde sadece Allah’a Filistin’e yardım etmesi için dua ettim. Ve dua ederken dilini anlamadığım bir kadın geldi, ve bana seni seviyorum dedi,dilini anlamadığım halde hissettim, bende ona bende seni seviyorum dedim, ve o kadar duygulandım ki o gece otelime dönmedim. Ve orada oturup kaldım, 15 saat boyunca hiçbir şey yapmadan camide oturdum, ve Allah’ım ne olur İslamiyet dedim, ben Allahın varlığından habersizken, Ehlibeytten habersizken bir anda kendimi bunların içinde buldum. Abartmıyorum arkadaşımla İsfahan’dan ayrıldıktan sonra her 3 saatte bir namaz kılmak istiyordum. Ve hep Sübahanallah demek istiyordum. Ben arkadaşlarıma hadi namaz kılalım dediğimde, onlar biraz sonra kılarız derken, ben tedirginlik üzereydim ve hep namaz kılmak istiyordum dedi.
Tahranda uçağın kalkması için anons oldu, ve uçağa bindik, uçak Londra’ya indiğinde bazı İranlı kadınların eşarplarını açtığını gördüm, ve bende onlara bakarak eşarbımı çıkarmaya çalıştım, ama üç defa denememe rağmen açamadım bir el beni sanki engelledi, ondan sonra ki günlerde de çocuklarımı da okula götürdüğümde eşarbımı açmadım ve artık hicabımı ne kadar sevdiğimi kelimelerle ifade edemem dedi.
Başımdaki başörtü Allah’ın bana verdiği bir armağan, bu örtü beni kötülüklerden koruyan bir şeydir dedi ve duygulandı.
Çocuklarıma ilk döndüğümde Müslüman olduğumu söyledim. Bana, sana soru sormak için bir liste hazırlamamız gerektiğini söylediler. Tamam dedim, ve bana üç tane soru hazırladılar.
Birinci soru: Müslüman olduğun için bizim annemiz olmaya devam edecek misin?
Ben cevap olarak, Müslüman olduğum için daha iyi anne olacağım dedim.
İkinci soru: Müslüman olduğun için alkol almaya devam edecek misin? Ben cevap olarak hayır deyince onlar oleeeeeyyyyy diye çığlık attılar.
Üçüncü soru en ilginç olanıydı Müslüman olduğun için artık gerdanını gösterecek misin?
Ben hayır baştan aşağı kapanacağım dediğimde çocuklarımın tekrar çığlık attığını, aldıkları bu cevaplardan sonra çocuklarının da artık bir Müslüman olduğunu belirtti. İslamiyetin sadece laftan ibaret olmadığını belirterek Filistin de bir aileyi ziyaret ettiğini, fosfor bombalarından sakat kalan çocukları gördüğünü, çok zor şartlarına gördükleri zulme ağlamak için başka bir odaya geçtiğini, çokça ağladığını, bu sırada çocukların annesini yanına geldiğini, ve kendisine onlar için ağlamamamı, ve kendilerinin Elhamdülillah iyi olduklarını söyleyince, Elhamdülillahın ne demek olduğunu daha iyi anladığını belirtti.
Konuşmasının son bölümünde teşekkür ederek tüm misafirlerden de dua istedi.
Daha sonra İran’dan gelen misafir Tuğba Kirmani hanım konuşma yaptı Kirmani bir Emperyalizme bir de İslam’a bakılmasını, Emperyalist Amerika’nın Vietnam’da ne yaptığını, neler yaptığını sordu. Ve işlediği cinayetleri iyi göstermek için stüdyolarda film yaptıklarını Rambo 1, rambo2 filmleri dünyadaki insanlara kendilerini iyi, Vietnam’daki mazlumları ise kötü göstermek için yaptıklarını söyledi.
Filistin’in Gazze’nin İslam’ın kalbi olduğunu belirtti. Müslüman milletinin sadece Allaha güvendiğini, Amerika’nın, İsrail’in, Avrupa’nın hiçbir şey olamadığını, izzetin sadece Allaha ait olduğunu, ve bu toplantılarla bizim İslam’ı dünyaya tanıtmamız gerektiğini söyledi. Allahtan başka hiçbir güçten korkulmaması gerektiğini belirtti Kirman inin konuşmasından sonra
Günün anlam ve önemiyle alakalı tiyatro gösterisi düzenlendi program son olarak çocuk korosunun okuduğu ilahilerden sonra son buldu