20 Mayıs 2012 - 19:30

İmam Ali’nin buyurduğu gibi “Dil aklın tercümanıdır.” Bende mümkün olduğunca tercümanım aracılığıyla niçin yazamadığımdan ziyade, biz Alevilerin sorunlarını, içinde bulundukları durumu ve geldikleri noktaları irdelemeye çalışacağım. Kısaca Alevi toplumunun geleceği açısından bize ve kendini aydın olarak görenlere ne gibi sorumluluklar düşüyor, neler yapılmalı? Aydın kime denir? Alevi aydını var mı? sorularına cevap aramaya çalışacağım.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Bütün inançların merkezinde insan vardır.Bu inançların amacı bireyleri ve bunlardan oluşan toplumu yaratılış amacına uygun olarak mutlu kılmak ve refaha erdirmektir.Dikkat edilecek olursa burada asıl muhatap insandır.Acaba inancımız açısında biz Aleviler olarak,hangi noktadayız? Mektebimiz penceresinden bakarak yorumlamaya çalışalım.

Mutlaka Aleviler olarak içinde bulunduğumuz durum ve geldiğimiz nokta düşündürücüdür. Çünkü; hala kendimizi her türlü ideolojik düşünceden soyutlamadığımız gibi, Ehl-i Beyt düşüncesinden oldukça uzağız. Yine bu zararlı akımlara karşı, kendimizi savuna bilecek bilgi,donanım ve örgütlenmelerimiz yok denecek kadar azdır. Aleviliği Hz. Ali’ye, Kerbela şehidi Hz. Hüseyin’e, kısaca  oniki imamların bütününün yaptıkları ve söyledikleriyle yorumlayabilecek aydından yoksunuz. Bu mektebi bilgileri topluma ulaştıracak,buluşturacak kaynak ve yayınlar olmadığı gibi bunları yapabilecek,organize edebilecek donanıma sahip eleman bulmak da zor sanırım.

Aleviliğin Hz. Ali’nin velayetiyle başlayan bir inanç sistemi olduğunu,araştıran,bilgi toplayan,öğrendiklerini çevresinde kileriyle paylaşan,yaymaya çalışan kaç alevi aydınını,liderini tanıyor ve biliyoruz.Bu inancın olmazsa olmazı olan on iki imamların yaşamlarını bilen ve bu konuda topluma doğru yolu gösteren bir tek Alevi aydını tanıyor musunuz ? “ Ya Ali,sana mü’min muhabbet eder,münafık buğzeder.”  “Ali’ye muhabbet bana muhabbettir; bana muhabbet ise Ali’ye sevgidir.” Diye buyurur İslam Peygamberi. Buradan hareketle Hz. Ali ve diğer Ehl-i Beyt imamlarını tanımanın,bilmenin alevi olmanın mihenk taşı olduğunu,aksini iddia edenlerin Aleviliği ihanetin kadehine doldurup inkarcılara sunmak olduğunun ifadesi olduğunu bilen kaç alevi aydını sayabiliriz.Anlatmak istediğim alevi olmanın söylencelere dayalı tarafı yoktur.Ancak iblis aşkı ile yanıp tutuşanların Aleviliği öz kaynağından yani Kur’an ve Hz. Muhammet’ten uzaklaştırmak gibi bir niyetleri olduğu kanısındayım.

Sorunlarımız o kadar çok ki,saymakla bitemeyecek kadar.Ancak alevi toplumunu kendi gerçekleriyle buluşturacak aydınlar,kişiler,gençler olacaktır.Alevilik tarihiyle beraber insanlık tarihini,inancını bilen,anlayan,kendini bu bilgilerle donatan kişilerin acilen bu sorunları sahiplenmesi , anlatması ,topluma gerçekleri götürmesi gecikmiş bir çözüm olsa da önemlidir.

Biz Alevilerin aydınlara ve aydınlanmaya ihtiyacı vardır,yalakalara değil.Doğruların toplumumuza anlatılmasına, mektebi bilgilere ihtiyacı vardır,masallara değil.Alevilerin öz kaynağa gitme ihtiyacı vardır,kirlenmiş sulara değil.Doğruları her ne pahasına olursa anlatan,beynini ve yüreğini kiraya vermeyen önderlere ihtiyacımız vardır,rantçılara değil.Yüreğinde Ehli Beyt sevgisi taşıyanlara ihtiyacımız vardır,örgüt liderlerinin değil..

Rıza BAKIRLI