Belki de bugüne kadar ki, en sert açıklamaları yaparak İsrail’i özür dilemeye çağırdı. Kullandığı kelimeler kararlı bir lider ve komutan edasıyla seçilmişti. İsrail’e yönelik “Barbarlar, korsanlar, haysiyetsizler” dedi. Aradan geçen bu kadar zamana rağmen pratiğe yansıyan hiçbir yaptırım gerçekleşmedi. Hatta İsrail özür dilemeyeceğini açıkladı; özür de dilemedi. Neticede yaptıkları yanına kar kaldı. Psikolojik üstünlük de ellerine geçmiş oldu.
Irak’ta Türk askerinin başına çuval geçirildiği zaman Başbakan Erdoğan’a “ABD’ye nota verecek misiniz” diye sorulduğunda “Bakın, nota dediğiniz konu müzik notası değildir. Bunların bir ağırlığı vardır. Aklınıza esince nota verilmez” diyebilen AKP hükümetinin ülkemize dönük tehdit ve saldırılara karşı duruşu boyun eğmek olmuştur.
Gelelim bizimle ilgili olmadığı halde ABD’ye vekâleten Suriye’ye hükümetin verdiği nota sürecine.
Arap Baharı kapsamında Suriye’de ABD işgal projesi uygulamaya konuldu.
Suriye karıştı.
ABD sütten çıkmış ak kaşık gibi kenara çekildi. Türkiye ise bütün gelişmeleri kucağında buldu.
Türkiye yalnız başına bir şövalye görünümünde; kraldan çok kralcı konumunda.
Herkes gidecek ama Suriye ile biz baş başa kalacağız.
Peki, Suriye bize nasıl bakacak?
AKP hükümeti şaşkın bir haldedir. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Birleşmiş Milletler’in Suriye konulu toplantısında, kurumlarının Suriye konusunda beklentilerinin çok gerisinde hareket ettiklerini ülkemizi, yalnız bıraktıklarını ifade etti.
Bütün bu gelişmeler olurken burnumuzun dibinde Bağlantısızlar Bloku toplanıyor. Birliğin amacı, üye ülkelerin milli bağımsızlığını, egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve güvenliğini, (Doğu ve Batı Bloğundan) sömürgecilikten, yayılmacılıktan, ırkçılıktan ve her türlü dış baskı, istilâ, işgal ve dış müdahaleden” korumak olarak biliniyor.
16’ncısı toplanan son zirve İran’da yapıldı dönem başkanlığına İran geldi. Zirvede Amerika’nın tek kutuplu politikaları, üçüncü dünya ülkelerinin servetine tahakküm, batı tarafından enformasyon ve bilgi tekeli, uluslararası gelişmelerde ve sömürgeci politikalar karşısında ortak bir tavır takınmak gibi konular gündeme geldi.
Bütün bu gelişmelere baktığımızda dünya emperyalist ve antiemperyalist kamplara bölünüyor. AKP hükümeti ise başını kuma gömmüş ne yaptığından habersiz. Yaptıkları ile sömürgecilere taşeronluk görevi yapıyor.
Türkiye her geçen gün yalnızlaşıyor.
Unutmayalım, Türkiye’ye biçilen kefen yalnızlaştırmak. Ülkemizin eli kolu bağlanacak ve son vuruş yapılacak. Hükümet yanlışında ısrarcı, bari millet başına gelecekleri görebilse. Ey millet bari sen görmezden gelme. Bil ki onlar vekil, sen asılsın.
Dr. Ahmet H. Kepekçi
http://www.yenimesaj.com.tr/?artikel,12002886/dis-politikamiz-resmen-iflas-etti/dr-ahmet-h-kepekci