Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Doğal olarak iktidarı alkışlıyor. Ama yazdıklarına bakılınca Cemaate daha yakın durduğu görülüyor.
Geçtiğimiz aylar içinde Şiilerin cehennemlik olduğu yolundaki sözleri ile gündeme geldi. Sedat Laçiner’i, AKP’nin Türkiye’yi nereye götürmek istediğinin somut bir kanıtı olarak da ele alabiliriz.
AKP iktidarını ve Cemaati savunmak için her gün sergilediği bunca çabadan sonra, rektörü olduğu üniversiteyi yönetmeye ne zaman vakit bulduğu da ayrı bir merak konusu.
TEHLİKE VE TEDBİR
“Rektör” Sedat Laçiner’in 9 Eylül tarihli köşe yazısının başlığı “Hakkari’ye dikkat”. PKK’nın son günlerde yoğunlaşan eylemlerini ele almış.
“Büyük Analist” havalarında, PKK’nın amacının bir metrekarelik de olsa kontrol edebileceği alan yaratılması olduğunu iddia ediyor. Ve böylece PKK, Türkiye’nin de, Suriye ve Libya gibi olduğunu dünyaya söyleyebilecekmiş.
PKK’nın bu hedefine varmasında en büyük destekçilerinin ise, - AKP ve Cemaat basının sabah akşam tekrarladıkları üzere – İran ve Suriye olduğunu söylüyor.
“REKTÖR”ÜN ÖNERİLERİ
“İran ve Suriye’den kaynaklanan bu büyük tehlikeye karşı” iki önemli tedbir önerisi var Sedat Laçiner’in:
Çanakkale Üniversitesi Rektörü’ne göre birinci tedbir; İran’ın “ikna edilmesidir.” Bunun için, “Azerbaycanlı, Kürt ve Türkmenler gibi çok sayıda etnik gruptan oluşan, derin dini farklılıklar içeren, rejim karşıtlarının yüzde 50’yi geçtiği İran’a, Türkiye’nin düşmanlığının değil, dostluğunun tercih edilmesi gerektiği anlatılmalıdır.”
Kısacası Sedat Laçiner; “İran’ı, etnik ve dini farklılıkları kaşıyarak iç kargaşalık ve çatışma çıkarmakla tehdit edelim” diyor.
Laçiner’in ikinci önerisi ise, ABD ve İsrail’in harekete geçirilmesi üzerinedir. Seçimler nedeniyle ABD’nin adım atmakta zorlanabileceğini düşünen Laçiner’in, “kilidi açacak anahtar” olarak İsrail’i gördüğü anlaşılıyor:
“(PKK) bu şekilde devam eder ise tüm bir bölge serbest salınımda kaostan kaosa sürüklenecek. Bu ise İsrail dahil tüm bölgeye zararlar verebilecektir. Bu bağlamda İsrail ile de iletişim kanalı kurmanın gerektiği açıktır. Bu iletişim resmi yollardan olmak zorunda değildir… Çünkü İsrail de Türkiye ile kavgalı olmaktan hiç de mutlu görünmüyor.”
ABD BAŞARAMADI
Sedat Laçiner’in görüşlerini tartışalım:
1. Etnik ve dini farklılıkları kaşıyarak İran’ı iç çatışmalara sürüklemek. ABD tam 30 yıldır bu amaçla çalışıyor ve başarılı olamadı. ABD’nin Azerilere yönelik faaliyetleri hiç yankı bulmadı. PJAK aracılığı ile Kürtlere yönelik girişimin sonucu ise hatırlanacaktır. PKK’nın İran kolu, bu ülkenin Kandil’i hedef alan operasyonundan sonra, silahlı faaliyeti durdurduğunu açıklamak zorunda kaldı.
İran bütün bunları başardı çünkü bağımsızlık ipine sıkı sıkıya sarılmıştır. Yani dışarıdan gelebilecek ter türkü yıkıcı ve bölücü faaliyete karşı alınabilecek en büyük tedbiri almıştır.
Kısacası İran, bağımsızlık ve kendi kaderine hükmetme temelinde, ülkedeki farklı mezhepler ve etnik gruplardan bütün halkı birleştirmiş durumdadır.
ABD’nin elindeki devasa olanaklara rağmen başaramadığını AKP nasıl başaracak? Tam tersine AKP’nin Kürt sorunundaki akıl hocalarından Henri Barkey, Türkiye’nin Suriye politikasıyla “Pandora’nın kutusunu açmakta olduğunu” ve iç çatışma kapanına girebileceğini söylüyor.
İç çatışma tehlikesi İran’ın değil, Türkiye’nin önündedir.
LAÇİNERİN ÇARESİ: İSRAİL’İN İPİ
2. AKP iktidarının izlediği politikadan dolayı, Bölgede kalan biricik dostu İsrail’dir. Davos’ta sergilenen “van minut” şovlarının, başta Türk halkı olmak üzere bölge halklarını kandırmaya yönelik bir gösteri olduğu, Vikileaks belgeleri ile ortalığa dökülen ABD Dışişleri yazışmaları ile ortaya çıktı.
“PKK’nın eylemlerinin İsrail’i rahatsız edeceği” iddiası, en hafif deyimiyle gerçeklere sırtını dönmektir. Müslüman Dünyasının etnik ve dini ayrılıklar temelinde bölünüp birbirine düşmesi, gene Müslüman devletlerin kendi aralarında çatışmalara sürüklenmesi; İsrail’in arayıp da bulamadığı bir durumdur.
Peki, PKK’nın bütün eylemlerini, Kandil’in gerçek hakimi olan ABD’nin koruması altında yaptığı gerçeğini de hatırlayacak olursak, Rektör’ün “İsrail ile görüşelim anlaşalım” şeklindeki sözlerini nasıl okumak gerekir?
Sedat Laçiner; “İsrail ve ABD’nin istediklerini yapmak için daha fazla uğraşalım, başka çaremiz yok” diyor.
AKP’nin de bütün yaptığı bundan ibarettir.
Mehmet Bedri Gültekin