1 Kasım 2012 - 13:55

İslam mezhepleri arasında Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.a) masumiyetini tüm boyutlarıyla tek kabul eden, bu uğurda bir çok Ehli sünnet alimiyle münazaralara girişen, kitaplar kaleme alan, reddiyeler yazan Şiilere, Hz. Muhammed Mustafa’nın peygamberliğini kabul etmiyorlar iftirasını atmak hangi dine, hangi İslam’a, hangi şerefe sığar!! Öz Muhammedi İslam taraftarlarına böyle ucuz iftiralar atmanın artık bir inandırıcılığı kalmamıştır. İnsanlar artık araştırıyor, okuyor, gerçekleri kendi gözleriyle görüyorlar. İnsanları aptal yerine koyup göz göre göre yalan atmak, iftira atmak, bir toplumu karalamak kadar daha büyük günah ne olabilir? Sözde İslami bir çizgide hareket eden “TİMETURK” ve muhafazakar çizgideki “Yazete” siteleri, Hz. Muhammed aşkıyla canlarını feda etmiş, onun en yılmaz yaranları olan Şialara küstahça bir iftirada bulunarak Şia’nın Hz. Muhammed’in peygamberliğini kabul etmediğini, peygamber olarak Hz. Ali’nin kabul edildiği iftirasını atarak Kur’an’ın ifadesiyle: “Allah'a andolsun ki, iftira etmekte olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz!” ayetine müstahak olmuşlardır.

Yazete ve Timeturk siteleri “Dünyadaki en yaygın 10 din” başlığı adı altında Şia mezhebine çok büyük bir iftirada bulunarak başta Hz. Muhammed Mustafa (s.a.a) olmak üzere onun Ehlibeytini de yaralamışlardır. Yazete ve Timeturk sitelerinin yayınladığı haber şöyle:

“Müslümanlığın en büyük 2 mezhebi Sunnilik ve Şiiliktir. Şiilik inancında peygamber Hz. Ali olarak kabul edilir. Sunniler 4 halifeyi de kabul ederler ama peygamberlerinin Hz. Muhammed olduğuna inanırlar.”

http://www.yazete.com/foto-galeri/dunyada-en-cok-yaygin-10-din/16552/sayfa-53/ 

http://www.timeturk.com/tr/fotogaleri/din/dunyadaki-en-yaygin-10-din/53

****

İnsanlara iftira atmak hakkında Kur’an-ı Kerim’den bazı ayetlere ve bu konu hakkındaki bazı hadislere işaret ediyoruz. Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise Öz Muhammedi İslam taraftarlarına ve bir inanca iftira atılmıştır. Bunun suç ve cezası hiçbir şekilde başka bir şeyle mukayese edilemez.

 “İman eden erkek ve kadınları, yapmadıkları bir şeyden ötürü incitenler, şüphesiz iftira etmiş ve apaçık bir günah yüklenmiş olurlar. (Ahzab suresi, 58. Ayet)” 

“Kim yanılır veya suç işler de sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık bir günah yüklenmiş olur. ( Nisa suresi, 112. Ayet)” 

“Şeytanların kime indiğini size haber vereyim mi?  Onlar, günahkar iftiracıların hepsine iner. (Şuara suresi, 221-222. Ayetler)”

“Gerçeği sürekli ters yüz eden, günaha düşkün olan herkesin vay haline. (Casiye Suresi 7. Ayet)”

“Allah'a andolsun ki, iftira etmekte olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz! (Nahl Suresi, 56. Ayet)

“Bak, nasıl da Allah üzerine yalan uyduruyorlar; apaçık bir günah olarak bu (onlara) yeter! (Nisa Suresi, 50. Ayet)”

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim bir mümin erkek veya kadına bühtanda bulunursa veya onda olmayan bir şeyin var olduğunu söylerse Allah kıyamet günü sözünden dönünceye kadar onu ateşten bir tepe üzerinde ayakta tutar.”[1]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim eziyet etmek için Müslüman birinde olmayan şeylerin onda olduğunu  iddia ederse Allah kıyamet günü onu insanlar arasında hükmedinceye kadar cehennemliklerin irin bataklığında tutar.”[2]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Bir mümine eziyet eden, şüphesiz ki bana eziyet etmiştir.”[3]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim bir mümini üzer de sonra ona dünyayı verecek olursa yine de bu (günahının) kefareti olamaz.”[4]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah Tebarek ve Teala şöyle buyurmuştur: “Her kim dostlarımdan birine hakaret ederse benimle savaşmaya hazırlanmıştır.”[5]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Hıyanet ve iftira aynı köktendir.”[6]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim mümin bir erkek veya kadına kendilerinde olmayan şeylerle bühtanda bulunursa aziz ve celil olan Allah kıyamet günü onu söylediği sözünden dönünceye kadar tinet-i hebal içinde tutar.” Ben (İbn-i Ebi Ya’fur), “tinet-u hebal nedir?” diye sorunca şöyle buyurdu: “O, fahişe kadınların cinsel organından çıkan irindir.”[7]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Bühtanda bulunmak gibi bir küstahlık yoktur.”[8]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Suçsuz insana bühtanda bulunmak sağlam dağlardan daha ağırdır.”[9]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Suçsuz insana bühtanda bulunmak gökten daha büyük bir şeydir.”[10]

****

Biz Ehlibeyt (aleyhimu’s selam) Haber Ajansı olarak, Timetürk ve Yazete sitelerinden Şia mektebinin Fahr-i Kainat Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.a) peygamberliğini kabul etmediğine dair Şiaların kitaplarından veya alimlerinin sözlerinden delil getirmelerini ve iddialarını ispatlamaya çağırıyoruz. Şia’nın hangi kitabında böyle bir iddiada bulunulmuştur?! Şia’nın hangi alimi böyle bir çirkef açıklamada bulunmuştur?! Peygamber efendimizden (s.a.a) bugüne kadar yazılmış tüm Şia kitaplarından delil getirebilirsiniz. Bunu yapamadığınız takdirde, böyle bir iftira attığınızdan ve 400 milyonluk bir Müslüman topluluğunu bilinçli bir şekilde karaladığınızdan ötürü öncelikle sitenizde Allah’a tövbe etmenizi ve Türkiye’deki Ehlibeyt (a.s) taraftarları başta olmak üzere tüm dünyadaki Şialardan özür ve af dilemenizi bir bildiriyle duyurmanızı istiyoruz. Bunu yapmadığınız takdirde İslami kimliğiniz sorgu altına girecek, sevenleriniz ve taraftarlarınız yanında güveniniz sarsılacaktır. Artık sizlerin itibarsız bir site olduğunuz konuşulacaktır. Bunlardan daha önemlisi Ahirette 400 milyon Şii, başlarında Hz. Muhammed (s.a.a) ve Hz. Ali’yle birlikte yakanıza iftiranızdan dolayı yapışacaklardır.



[1] el-Bihar, 75/194/5

[2] Kenz’ul Ummal, 7925

[3] el-Bihar, 67/72/40

[4] el-Bihar, 75/150/13

[5] el-Kafi, 2/351/3

[6] a.g.e. 738

[7] Mean’il Ahbar, 164/1

[8] Gurer’ul Hikem, 10455

[9] a. g. e. 75/194/3

[10] a. g. e. 78/31/99