Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- ABD hükümetinin Özgür Suriye Ordusu(ÖSO)’yu kucaklaması Suriye’deki iç savaşta kritik bir zamanda gerçekleşti. Şu anda moment dış hükümetlerden aktif olarak finansal ve askeri destek alan ÖSO lehine dönmüş görünüyor. Onların mesajı, Esad’ın gitmesini istedikleri fakat kendileri askeri bir müdahaleye hazır olmadıklarından bu işi onlar adına yapması için, ÖSO’yu cesaretlendiriyorlar.
Batı medyası ÖSO üzerinde sempatik bir eğilim yarattı ancak onun yükselişiyle aynı anda ortaya çıkan tüm tatsız ayrıntıları da görmezden geldi. Gerçekten ÖSO’nun, batı medyasının ve ona destek veren yönetimlerin görmemeyi tercih ettikleri çirkin bir yüzü mevcut. ÖSO’nun Esad’ı devirmek için gerçekleştirdiği çok sayıda insan hakları ihlali ve savundukları şeylerle ters düşen birçok eylemi söz konusu olduğunda bu yönetimlerin gözleri kör oluyor.
Suriye’deki politik değişimi çevreleyen sorunlar batı medyasının ilettiğinin aksine çok boyutlu ve karmaşık. Buna rağmen durum yalnızca aklardan ve karalardan ibaretmiş gibi resmediliyor. Sanki savaş, kendi halkına zulmeden bir diktatör ve onların düşlerini ve gelecekteki özgürlüğünü temsil eden ÖSO arasındaymış gibi.
Batı medyası 18 ay boyunca Suriye’de 40 bin insanın yaşamını yitirdiğini yazmasına rağmen, bunların 25 binin Suriye askeri olduğunu belirtmeyi, tüm bu rakamın sivillerden oluştuğu imajını oluşturmak için ihmal etti.
Yaklaşık 23 milyon Suriye vatandaşı ve bunun Hristiyanlar, Dürziler, Aleviler ve Kürtler gibi azınlıklardan oluşan 8 milyonu yalnızca hükümet tarafından temsil ediliyor. En az 3 Suriye vatandaşından biri Başbakan Esad’ı destekliyor.
ÖSO’nun Halep’e saldırmasının başlıca sebebi bölgenin hükümet destekçisi olması ve o şekilde kalmasıydı. Buna karşılık ÖSO özgürlüğü güvence altına alan bir güç olmak yerine Suriye halkının kendisine karşı bir güç olarak hareket ediyor. Örneğin, Halep halkının buğday stoklarının çalınarak Türkiye’deki tahıl tüccarlarına satılması, tıbbi ilaçlara el konularak zorla tekrar sahiplerine geri satılması, yağmalanan okullar... Tüm bunlar hiçbir biçimde “özgürleşme gücü”nün eylemlilikleri olamaz.
ÖSO aynı zamanda ülkenin altyapısını da tehdit ediyor. Şam’da yer alan ve ülkenin en önemli elektrik santrallerinden biri geçen hafta 3 günlüğüne devre dışı bırakıldı ve bu şehrin yüzde 40’ını etkiledi. Özgürlük savaşçıları normalde sıradan vatandaşı çok büyük oranda etkileyecek santrallere saldırır mı? ÖSO sadece hükümeti ve askeriyeyi hedef almayı uzun zaman önce bıraktı.
Halep’in çevresinde ÖSO, Suudi Arabistan’daki Vahabi polis gücünün bir kopyası olan polis gücünü uygulamaya soktu. Bu tarz uygulamalar ayrıca Batı’nın resmi olarak karşı olduğunu ilan ettiği El Kaide’nin bu yılın başında kontrolü ele geçirdiği Mali’de de gerçekleştirildi. Eğer Halep’te yaşananlar ÖSO’nun Suriye’nin kontrolünü ele geçirdiğinde neler olabileceğini gösteriyorsa, bu ülkenin İslami bir ülke olacağının işaretidir. Gerçekten de ABD ve diğer batılı ülkelerin örtülü desteğinin niyeti bu mudur?
El Akbar, Assafir gibi Lübnan gazeteleri ve Alex Jones’un infowars.com adlı sitesi 12 yaşında bir çocuğun ÖSO tarafından bir Suriye askerinin başını kesmeye zorlandığı rahatsız edici bir video yayınladılar. Eğer böyle canavarlıklar Batı medyasında daha fazla yer alsaydı, ÖSO’nun böyle yaygın bir desteğin tadını çıkarması ihtimal dahilinde bile olamazdı. Bu yüzden kasıtlı veya planlı bir şekilde, Batı medyası ÖSO’nun vahşetini örtülü bir biçimde destekliyor.
Batı medyasında yer almayan bir diğer şey ise Suriye hükümetinden ayrılıp taraf değiştiren birçok kişinin Katar hükümeti tarafından finanse edildiği gerçeği. Bunlar yurtdışına çıkışlarından sonra Suriye’ye dönmeyi reddederek, Katarda mülteci olmayı tercih ettiler. Onların hiçbiri ÖSO’da herhangi bir liderlik üstlenmezken, hükümete karşı orduyu ele geçirmeye de çalışmadılar. Onlar Katar’da rahat bir yaşam sürerken, savaşlarını Facebook üzerinden yürütüyorlar.
Ayrıca Katar ve Suudi Arabistan’ın ÖSO içindeki El Kaide iştirakına( Jabhat El Nusra) parasal destek verdiğine ve Türkiye’nin Nusra Cephesi'ne sığınak vererek ülke içinde askeri eğitim imkanı sağladığına yönelik kanıtlar mevcut. ABD hükümeti resmi olarak Jabhat Al Nusra’ya olan karşıtlığını açıklamasına rağmen, ÖSO’ya sağladığı finansal desteği Nusra Cephesi'nden ayırmasının etkili bir yolu yok. Bu yüzden ABD Esad’ı ortadan kaldırmak için El Kaide’ye örtülü destek vermeyi kabul etmiş durumda.
Bazı tuhaf sebeplerden ötürü Batı medyası ve Batılı hükümetler ÖSO’nun açıkça kendi savundukları politikalara ve değerlere ters düşen çirkin davranışlarını görmezden geliyorlar.