Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- ABD'nin Hillary Clinton tarafından takip edilen Suriye planı başarısız oldu ve ABD bunun için yeni bir taktik geliştirmeye başladı.
İşte Esad'ın Suriye'de kalmasının sırrı:
1-ABD eski dışişleri Bakanı zamanında yürütülen siyasete göre, artık Esad'ın kalmasına karar verilmişti. Yani hükümete yapılan baskıların ve muhaliflere yapılan silah yardımının azalması gerekiyordu.
Ama John Kerry'nin gelmesiyle, muhaliflere yapılan silah yardımı arttı, 5 aydır Suriye hakkında tek kelime etmeyen Arabistan, muhaliflere tekrar destek vermeye başladı. Tam da bu zamanda muhalifler, başta Şam olmak üzere Suriye'deki bombalı saldırılarını artırdılar. Bütün bunların amacı şudur:
ABD, Esad'ı deviremeyeceğini anlayınca, sessizce çekilmek yerine, son kozlarını oynayıp muhaliflerin Esad tarafından tanınması için hükümete baskı yapmak.
2-Türkiye'nin sınır bölgelere Patriot Füzelerini yerleştirmesini bazıları: "Erdoğan her şeyi göze alarak Suriye'de savaşa gidecek"; bazıları da: "Türkiye ABD ile beraber Libya olayını tekrarlayacak" şeklinde yorumladı.
Ama gerçekler bunlardan çok uzaktı. Çünkü AKP Suriye ile savaşa giremez.
Antalya, İstanbul, Ankara gibi şehirlere füze atılması, AKP'nin 10 yıldır iktidarda kalmasını sağlayan "sorunsuz siyaset" sloganını yerle bir edecek ve rahat ve huzur sağladığı için tekrar başa gelmek isteyen AKP'yi bitirecektir.
Patriot füzeleri, Suriye uçaklarının Türkiye hava sahasında uçmasını engelleyebilir. Ama füzeleri engelleyemez.
Ayrıca Arabistan artık Suriye'ye doğrudan müdahale etmek ve muhalifler için daha çok para harcamama kararı almış bulunuyor.
3-ABD Suriye konusunda tamamen çıkmaza girdi. Biz bunu ABD'nin, Suriye'ye askeri müdahalenin mümkün olmadığını, Türkiye, Arabistan ve diğer ülkelerden daha önce ilan etmesinden anlıyoruz.
ABD, muhalifler ve bazı ülkelerin desteğiyle Esad'ı devirebileceğini sanıyordu. Ama bir yıl sonra elindeki bu güçlerle Esad'ı deviremeyeceğini anladı. Nusret Cephesi ortaya çıkınca güvensizliğine bir de endişe eklendi.
ABD bu tehlikeli oyunun tüm sorumluluğunu sırtına almak istemediği için olayları yönetmekten kaçıyor. Türkiye, Katar, Arabistan ve muhalifler de ABD'yi kendilerini Suriye savaşında yalnız bırakmakla suçluyor.
Diğer bir taraftan, Türkiye olayların kendi topraklarına sıçramasından endişe duyuyor.
Bu da Türkiye'nin ABD'ye yaptığı itirazları arttırıyor.
4-Suriye'deki muhalif guruplar arasında büyük fark ve derin görüş ayrılıkları mevcuttur. Türkiye, Katar ve Arabistan tarafından desteklenen ÖSO, çatışmaların %20’inden fazlasına katılamadı ve diğer muhalif gruplarla çatışmalara girdi.
Arabistanlı Vahhabiler tarafından organize edilen Nusret Cephesi, çatışmalarda ÖSO’ ya göre daha başarılı olsa da, siyasi açıdan çok zayıf kaldı. Çok sayıda cinayet işlemesine rağmen, hiçbir şey elde edemedi.
Bazı muhalifler ise silahlı mücadeleye karşı çıktılar. Ama Esad'ın da gitmesini de istiyorlar.
Yani Suriye'deki muhalifler arasında birlik ve beraberlik yoktur. Esad hükümetine karşı olmadan önce, birbirlerine muhalifler.
Muhaliflerin kendi hesaplarına göre, Suriye'de seçim olursa, % 30'den fazla oy toplayamayacaklar. Diğer taraftan savaş meydanında da artık çıkmaza girdiler.
Görünüşe göre, serbest ortamda yapılırsa 2014 seçimlerinden de Esad çıkacaktır.