15 Mart 2013 - 20:30

Avusturya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Başkanı, yaptığı açıklamalarda şunları söyledi: “Ehlibeyt (a.s) takipçileri uzun yıllardır Avusturya’da çalışmalarda bulunmaktadır. Şia mezhebi, 1979 yılında Avusturya’da beş İslam mezhebi çerçevesinde resmen bu ülkede yasal olmuştur. Şiaların, 2011 yılında kurulan Avusturya Müslümanları Fetva Konseyi’nde üyelikleri bulunmaktadır.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Geçtiğimiz günlerde Irak’tan yayın yapan El Fırat kanalında çıkan, Avusturya Şiilerinin çabaları sonucu bu ülkede Şia mezhebinin resmen tanındığı yönündeki haber, gerekli özen ve dikkatten uzaktır. Bu habere binaen bir çok haber ajansı bu haberi yayınladı. Ancak haber tam olarak gerçekleri yansıtmamaktadır.

Haberin doğruluğu ve ayrıntıları için ABNA olarak Avusturya Ehlibeyt Kurultayı Başkanı “Hüccetü’l İslam ve’l Müslim’in Muhammed Arisch Waldmann” ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Hüccetülislam Waldmann, İslam ve Şia’nın bu ülkedeki geçmişine işaret ederek şunları söyledi: “Avusturya, Avrupa Birliğine üye ülkelerin içinde İslam dinini resmi olarak tanıyan ilk ülke. Avusturya 1912 yılında İslam dinini resmi olarak tanıdı. Ve geçtiğimiz yıl görkemli bir törenle Şia aktivistleri, bu önemli gelişmenin yüzüncü yılını kutladılar.”  

Hüccetülislam konuşmalarını şöyle sürdürdü: “Avusturya devleti, 1979 yılında Müslümanların okul, medrese, cami, hicaba riayet, pasaport işlemleri, hac…vb. gibi işlemlerinin yapılması için ‘Avusturya İslam Cemaati’ unvanıyla bir örgüt kurdu. Bu örgütün yapısında açık bir şekilde tüm İslam mezhepleri –Ehli sünnetin dört asli mezhebi ve İsna Aşeri (On iki imam) Şia - Caferi mezhebi- resmi olarak tanındı.”

Hüccetülislam Waldmann, ABNA muhabirine şunları söyledi: “Şu anda Ehlibeyt (a.s) mektebi takipçileri öteki din ve mezheplerden olan Avusturya vatandaşları ile aynı hukuka sahiptir.”

Avusturya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Başkanı Hüccetülislam Muhammed Arisch Waldmann, Şiaların vatandaşlık haklarından bazılarına değinerek şunları söyledi: “Örneğin 2002 yılında Şialara ait ilk İslami ilköğretim okulu Avusturya İslam Cemaati’nin onayı ile tesis edildi. Bu okulda İslami Şia dersleri öğrencilere verilmektedir. Yıllardır Avusturya Müslümanları Öğretmen yetiştirme merkezinde Şia fıkhı ve Şia mezhebinin öğretileri tedris edilmekte ve hatta Ehlibeyt (a.s) mezhebi marifetleri konusunda bilgi sahibi olmaları için ehli sünnet üstatları da bu derslere katılmaktadır.”

Hüccetülislam Waldmann, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Avusturya İslam Cemaati, bu ülkenin dokuz kentinde bölge konseyi teşkil etmektedir. Bu konseylerden her biri liderlik heyeti ve dört kişilik bir üye ekibini Avusturya İslam Cemaati Genel Konseyi’ne seçilmeleri için önermektedir. Şu anda Şia uleması, hem “Viyana İli Konseyi”nde üye bulundurmakta hem de “Avusturya İslam Cemaati Genel Konseyi”nde üye bulundurmaktadır. Şiaların ayrıca, 2011 yılında kurulan “Avusturya Müslümanları Fetva Konseyi”nde temsilcisi bulunmaktadır.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Konsey üyesi de olan Waldmann, Avusturya’da yaşayan Şiaların 70 ila 100 bin kişi arasında olduğunu belirterek şunları söyledi: “Viyana İmam Ali (a.s) Merkezi, Türkiye Şiaları Ehlibeyt (a.s) Camisi, Pakistan Şiaları El Asr Merkezi, Afganistan Şialarına bağlı Ez Zehra (s.a) Kültür Merkezi, Irak ve Lübnan Şiaları Ehlibeyt (a.s) Kültür Merkezi, yerli Avusturyalı Şiaların kültür merkezi, İmam Ali İslam Merkezi mihverinde çalışan Salzburg Ehlibeyt (a.s) Camisi dini ve kültür işlerinde faaliyetlerde bulunmaktadır. Avusturya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı ise bu ülke Şialarının resmi temsilcisidir.    

Son yıllarda Şialara ait cemiyetler ve kültür merkezlerinin düzenlediği etkinliklere çeşitli milliyetlerden katılımlarda artış gözlendiği gibi Şialar, başta Avusturya İslam Cemaati üyesi Sünni alimler olmak üzere ehli sünnet İslam merkezleriyle samimi ve dostça ilişkilere sahiptirler.

Müslümanların kardeşçe ve vahdet içinde yaşamaları, her türlü ifrat ve tefrikadan uzak durmaları, Avusturya Cumhurbaşkanı ve Sadrazamı başta olmak üzere Avusturya devlet adamlarının Şia ve Sünni Müslümanlara karşı saygınlıklarını kazandırdı.  

Başka ülkelerde yaşayan Şia azınlıklarının hakları hakkında gösterilen aşırı hassasiyete binaen, haber ajansları ve medya yayın organlarının onlar hakkındaki haberleri daha dikkatli bir biçimde ele almalarını ve imkan ölçüsünde onlara ait haberleri konunun uzmanı haber ajansları ve kuruluşlardan takip etmelerini gerekli kılmaktadır.  

……………………….