2 Mayıs 2013 - 19:30
Bu kafayla müslümanca düşünülemez

Allah’ın adıyla İnsan için aklını kullanmayı bilmek çok büyük nimettir. İster fikri bir konuda olsun ister dünyada olup biten olayları doğru yorumlamak için olsun aklımızı iyi kullanmamız gerekiyor. Müslümanca düşünmek ve yaşayabilmek için aklımızı kullanmamız gerekiyor. Aklını kullanmayanların islama uygun değerlendirmeler yapamıyorlar. Özellikle islamdan dem vuranların akılsızlıklarının faturasını da yine İslam ve Müslümanlar ödemekteler.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Amerikancı İslamcılardaki izzetten ve haysiyetten uzak yaklaşımların yanında özellikle tutarsız ve anlamsız yaklaşımların her gün şahidi olmaktayız. Amerikancılık tek başına kötülük olarak yetmemiş gibi güya islama dayanarak dünyanın izzet abidelerini mahkûm etmeye kalmaları, insanı rahatsız ediyor. Özellikle yakın zamanda amerikancı olmayı keşfedenler ise kendilerinin de dünyadaki hâkim sistemle birliktelikleri ortaya koymada daha fazla gayret ortaya koymaktalar. Bu arada İslamcılıkları da zarar görmesin diye İslam inkılâbına ve inkılâpçı Müslümanlara veryansın etmekteler. Biliyorlar ki evrensel istikbar karşısında dimdik duran İslam inkılâbı, olduğu gibi görülürse,  kendilerini izah etmede zorluk çekecekler. Bundan dolayı kendilerinin uşak zihniyetlerinin anlaşılmaması için direniş cephesine saldırıyorlar.

 Özellikle Amerikancı İslamcılar, akıl almaz çelişkiler ve tutarsızlıklar ortaya konmaktadır. Bu kesimler, islamla aralarına mesafeler koydukları için ya islamın birçok hakikatinin inkârcısı oluyor ya da dünya Müslümanlarının yüz aklarını karalıyorlar. Bu kafalarla, fikirler ve olaylar anlaşılamaz. Birkaç örnek üzerinden meseleyi anlatmaya çalışalım.

Amerikancı İslamcılar Suriye konusunda söz söyleyecek olsalar İslami İran’a saldırmadan yapamıyorlar. “efendim İslami olduğunu söyleyen İran neden Suriye muhalefetini desteklemiyor ya da neden Suriye toplum ve devletinin yanında yer alıyor.”  böyle düşünen kafalara göre ne olması gerekiyordu? İslami İran’dan Suriye’nin dostları(!) ile beraber olmalıydı. Yani İslam İnkılâbı neden Büyük Şeytan Amerika ve uşaklarıyla birlikte hareket etmiyor. Ne, büyük şeytanı nede İslam inkılâbını nede bunların arasındaki mücadeleyi anlamamıştır bu kimseler. Aklını az kullanan kimseler bile neden İslam inkılâbı Suud ve Katar’la birlikte hareket etmiyor diyemez.

Büyük Şeytan Amerika ve uşaklarının Suriye’deki mücadelesini, cihada destek olarak gördükleri için İslami İran’ı cihada karşı görmüş oluyorlar. Büyük şeytanı Tağuti sisteme karşı olarak görüyorlar.  Bu kafalarla ne şeytan ne İslam’ın anlaşılması mümkün değildir.

Amerikancı İslamcıların çelişkilerine bir örnekte Irak’la ilgili verelim. Irak konusu açılmışken şunu da söyleyeyim ki bu çevreler açısından Saddam sonrası Irak’ı okuyup anlamak mümkün olmamıştır. Söz konusu çevreler hem Amerikancılar hem de Irak konu olduğunda Irak’taki hükümeti Amerikancı olarak ifade etmekteler. Amerikayla aynı kulvardalar ama ne Amerika’yı nede Irak’ı doğru anlamıyorlar. Türkiye’deki bu İslamcı çevreler Libya’daki devrimden, Mısır’daki devrimden bahsederken Irak’taki devrimden bahsedemiyorlar. Hâlbuki en büyük değişim(bunların hiçbiri devrim değildir) Irak’ta olmuştur. Seçimleri esas alıyorlarsa en demokratik seçimler Irak’ta olmaktadır.

Maliki hükümeti, bölgede Amerika’ya uşak olmuş tüm devletleri rahatsız etmektedir. Amerikancı devletleri rahatsız eden bir hükümet, nasıl amerikancı olsun? Irak hükümetini hem Amerika’ya hem İslami İran’a yakın görenlerin bu olayları anlama imkânları olamaz. Bu nasıl kafa ki bu tezatları bir araya getiriyor.

 Irak’ta çok büyük çapta terör saldırıları olmaktadır. Özellikle intihar saldırıları olmaktadır. Bu intihar saldırganlarından bir tanesi bile Şii değildir ama ölenlerin çok büyük bölümü şiidir. Bu saldırılardan dolayı da Irak hükümeti mahkûm edilmektedir. Eğer Irak’ta mezhep savaşları olmamış ve olmayacaksa tek sebebi Şii âlimlerdir. Ama suçlananlar da onlar olabilmektedir. İntihar saldırganlarının inancını hiç sorgulayamaz bu beyler. Çünkü intiharcılarla aralarında inanç farkı yoktur. Hatta intiharcılar kadar fedakâr olamadıklarından dolayı da günahkârlık psikolojisine girmekteler. İntihar saldırılarıyla ölenlerden dolayı hiç mi hiç üzülmezler. Bunların bazılarıyla konuşsanız hala intiharcıların kimler olduğunu öğrenememişlerdir. Bu kafalar, olayları anlayamaz.

Bazı İslamcılar, Amerika, Katar, Suud gibi ülkeleri şeytani planlarla ifade ederken onlarla birlikte hareket eden Türkiye’deki iktidarı ayrı bir yere koymaktadır. Hepside Suriye’de aynı yolun yolcusudur. Bunları farklı değerlendiren kafayla olaylar anlaşılamaz.

Suriye’de neticenin belirlenmesinde Amerika ve işbirlikçileri etkin olabilir veya İslam İnkılab’ı etkin olabilir. Görünen o ki etkindir de. Ülkemizdeki Amerikancı İslamcılar,  sizler bu konuda yok hükmündesiniz. Ne bugün nede gelecekte kimseler sizi adam yerine koymayacaktır. Zannetmeyin ki sizlerde Suriye’nin geleceğinde söz sahibi olursunuz. Cihad ettiğini sananlar bile Suriye’de yönetim değişikliği olsa, asla söz sahibi olmazlar. Libya’da cihat ettiklerini düşünenlerin işi Kaddafi gidene kadardı. Şimdilerde isyanları oynasalar da onları kimse kabul etmemektedir.

Akıllarını kullanamamalarına bir örnekte fikri bir konudan verelim. Amerikancı İslamcıların ortak yanlarından biride herkesten ilim alsalar da asla “ilmin kapısından” ilim almazlar. İslam’la ilgili olur olmaz her yazarı okumaya açık olan bu çevreler ilmin kapısına asla açık olamıyorlar. Her ne kadar onu da okuruz deseler de okumak nasip olmuyor. Bu kafadaki bir kimsenin islamı doğru anlaması olabilir mi?

Söz konusu İslamcı çevrelerin ortak yanlarından biride, islamın temel inançlarını hiç bilmedikleri halde, bilmediklerini de bilmiyorlar. Bilip bilmediklerinin sağlamasını yapmaya açık olmayan bu kafalarla İslam anlaşılır mı? Türbe dedi mi aklına şirk gelen bir kimse islamı nasıl anlasın? Önce kafalar değişecek ki bazı hakikatler anlaşılsın. Bunun için öncelikle temel inançların anlaşılmasına hizmet etmek gerekiyor diye düşünüyorum.

HÜSEYİN TAŞ