Dünya, İslam ve Müslümanları terörle birlikte düşünüyor. Dünya insanlığı açısından Müslümanlar her tür terörü yapan ve yapabilecek kimselerdir. Dünyanın birçok yerinde Müslümanlar eliyle terör faaliyetlerinin yürütülmesinden hareketle İslam’ı terörle ilişkili görüyorlar. Genelde teröre maruz kalan da ve terör faaliyetlerini sergileyen de Müslümanlar olarak görülmektedir.
İnsanlık, İslam ve Müslümanlarla ilgili insani değerleri aklına getiremiyor. Bunun İslam karşıtı güçlerden kaynaklanan nedenleri olduğu gibi daha çok Müslümanlardan kaynaklanan nedenleri vardır. Müslümanlardan kaynaklanan nedenlerden dolayı Müslümanlar zarar gördüğü gibi, dünyada İslam’a ilgiyi de azaltmaktadır. Birçok ülkede gerçekleştirilen terör faaliyetlerini yapanların Müslümanlar olması, İslam ve Müslümanları şiddet yanlısı olarak görmeye neden oluyor.
Dünyada Müslümanlar eliyle gerçekleştirilen en vahşi terörist eylemlerini, Müslümanların çoğunluğu mahkûm etmiyor. Her gün Müslümanlar eliyle masum Müslümanlar öldürülürken Müslüman siyasetçiler, cemaatler, tarikatlar hülasa İslamcılar bir tür terörü ya görmezlikten geliyor ya da mazur görüyorlar. Bu konuda İslamcılar için asla İslami değerler devreye giremiyor. İslami ve insani değerler bu konularda harekete geçemiyor. Ancak ulusal ya da İslamcı çevrelerin çıkarları söz konusu olduğunda terör lanetlenebiliyor.
Irak’ta, Pakistan’da, Suriye’de terör her gün onlarca müslümanın kanını dökerken amerikancı İslamcıların kılı kıpırdamıyor. Türbelere, mescitlere ve pazaryerlerine yönelik saldırılarda on binlerce masum insan öldü. Bunları yapanların çoğu belli olmasına ve birçoklarının da üstlenilmesine rağmen amerikancı İslamcılar tarafından hiçbir zaman mahkûm edilmediler. Ne buralardaki zulüm ne de zalimlerden söz edildi.
İslam dünyasının en büyük sorunlarından biri hiç kuşkusuz tekfirciliktir. Tekfirciler, İslam adına insanlık dışı her tür vahşeti sergilemektedirler. Kendileri gibi düşünmeyen ve inanmayan Müslümanları öldürmeyi dini görev bilmekteler. Evrensel istikbar, tekfirci anlayıştan kendi adına çok büyük kazanımlar elde ettiğini ve edebileceğini görmektedir. Bundan dolayı tekfirci anlayışı ve tekfircilerin hareket imkânlarını desteklemektedir. İstikbar, ihtiyaç duyduğu bölgelerde tekfircileri istihdam etmektedir. Şimdilik Suriye ve Irak’ta, tekfircilere iş verilmektedir. Onlar da düşünceleri ve inançları gereği görev başındalar.
Dünyada hiçbir terör örgütünün yapmadığı vahşeti, tekfirciler yapmaktadır. Amerikancı İslamcılar, asla tekfircilerin cinayetlerine ses çıkaramıyorlar. Ülkemizdeki amerikancı İslamcılık, bir yönüyle maalesef tekfirci karakter taşımaktadır. Özellikle Resulü Ekremin Ehli Beytinin yolundan gidenlere karşı ya tekfirci olunuyor ya da tekfircilerin Şii Müslümanlara karşı terörüne ses çıkarmıyorlar. Bu, İslam ve insanlık dışı yaklaşımın mantığını anlamak gerekiyor. Tekfircilerin terörüne ses çıkarmayanlar, teröristleri inanç bakımından kendilerine yakın bulmaktadırlar. Tekfirci olmayanların birçokları da tekfircileri kendilerinden daha inançlı ve salih amel sahibi zannetmektedirler. Bazıları da tekfircilere imrenmektedirler. Hal böyle olunca tekfirci terör saldırıları sessiz bir şekilde geçiştirilmektedir.
Tekfirci gurupların vahşice saldırılarını göremeyenler, bunları eleştiremeyenler, Amerika’ya karşı direnenleri ve direnenleri savunanları zalimlere destek vermekle suçlayabilmektedirler. Amerikancı İslamcılar, amerikan emperyalizmine karşı direnmeye hiçbir anlam yükleyemediklerinden, Amerika’nın bölgeye düzen verme çabalarına karşı duranları zalimlerle birlikte olma olarak değerlendirmekteler. Öyle bir noktaya geldiler ki, amerikancı olmayı tamamıyla içselleştirdikleri için, yanlışlığı amerikan karşıtı olmakta görmekteler. Özellikle Suriye sorunu üzerinden amerikancılıklarını ortaya koyanlar, dönüşü çok zor olacak bir sapmanın içerisindeler. Artık bu kesimlerin, İslamcılık iddialarında bulunmaları zorlaşacaktır. Tevhid, Kur'an, nübüvvet… gibi konulardan bahsetmenin zorluğuyla baş başa kalacaklar.
Bu amerikancı İslamcılık, mezhepçi, ırkçı ve ulusalcı bir özelliğe sahiptir. Ulusal sınırlar içerisindeki teröre karşı olunurken sınırların öte tarafındaki teröre karşı olunamıyor. Tekfircilerin dünyanın çeşitli bölgelerindeki terör saldırılarına ses çıkarmamalarının sebepleri bu özelliklerinde aranabilir.
HÜSEYİN TAŞ