Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- DEBKAfile'da 19 Mayıs tarihinde yayınlanan bir analizde Kusayr'daki savaşın aslında çok önceden kaderinin belli olduğu belirtiliyor ve sonrasında yaşanacak gelişmelere ilişkin bilgiler yer alıyor. Haberi olduğu gibi aktarıyoruz:
İsrail başbakanı Benyamin Netenyahu'nun Suriye'de İran'ın Lübnan'a silah transferlerini engellemek için çalışmalara devam edeceğini duyurmasının hemen ardından Hizbullah Suriyeli muhaliflere müdahale etme kararı aldı ve Suriye ordusu ile birlikte Kusayr’a ortak bir operasyon başlattılar.
Kusayr, Suriye’den Lübnan'a uzanan yolları kontrol altında tutmaya yarayan stratejik bir bölge.
Bu büyük bir zaferdi, Artık İran'ın Hizbullah'a uzanan kolları Suriye üzerinden kesintisiz olarak hedefine ulaşabilecekti.
Esed'e karşı yürütülen 2 yılı aşkın savaşta bu şimdiye kadar isyancıların 3 hafta boyunca savaşıp yenilgiye uğradığı en büyük kaybıydı ve son günlerde yaşadıkları aksiliklerin de sonuncusuydu.
DEBKA haberin raporlarına göre Esed rejimiyse el-Kusayr zaferinden birçok avantaj elde etti;
1. Suriyeli muhaliflerin Lübnan üzerinden Suudi Arabistan, Katar Ve Birleşik Arap Emirliklerinden aldığı yardımların önü kesildi.
2. Suriye ordusu Şam, Hama ve Halep arasındaki bağlantı yollarını de ele geçirdiğinden dolay isyancıların Humus'a yakın yerlerdeki durumu oldukça kritik bir hal aldı.
3. İsyancıların el-Kusayr'den çıkarıldıktan sonra yardım alabilecekleri tek kaynak Türkiye haline geldi.
Fakat Başbakan Tayyip Erdoğan genel tavrında tam bir “U” dönüşü yaptı. Erdoğan önceleri yaptığı açıklamalarda İsyancı güçlerin ülkenin farklı bölgelerinde korunmalarını sağlamak için uçuşa kapalı bölge oluşturulabileceği sözünü vermişti. Fakat 17 Mayıs’ta Beyaz Saray'da Obama ile görüşmesinden sonra ise Suriye meselesini çözmek için Moskova ve Washington'un birlikte düzenleyeceği uluslararası konferansın daha anlamlı olacağı kararını dile getirdi.
Bunun isyancılara yardım eden hükümetin desteğini çekmesi anlamına geldiği söyleniyor.
Konferans konusunda da aşikar olan bir şey var ki Esed masaya oturduğunda yönetimi tamamen muhaliflere bırakmayı kabul etmeyecek. Dolayısıyla bir sonuç alınabilmesi için ABD'nin Rusya-İran-Hizbullah üzerinde ciddi baskı kurması gerekiyor.
Konferans için henüz net bir tarih belirlenmedi. Fakat, Türkiye'nin isyancılara yaptığı yardımı kademeli olarak azaltmasıyla birlikte isyancıların anlaşmaya mecbur bırakması bekleniyor.
4. İsrail için el-Kuseyr'in düşmesi muhaliflere giden yardımların yolunun kesilmesi anlamına geliyorken, aynı zamanda İran'ın Lübnan Hizbullah'ına gönderdiği yardımların yolunun açılması demek oluyor. Gelişen yeni durum Hizbullah'ın Esed ordusuna yaptığı yardımlardan aldığı ödül olabilir.
Eğer Başbakan Netenyahu, Hizbullah'a giden yardımları kesme konusunda yaptığı konuşmada ciddi ise, bu durumda önünde 3 seçenek var demektir:
a) Suriye ve Hizbullah orduları Kusayr bölgesinde hakimiyetini tam anlamıyla kurmadan önce bölgeye askeri operasyon düzenlemek. Bu seçenek İsrail için Suriye ve Hizbullah'la direk savaşa girmek demek olduğundan çok mantıklı bir seçenek değil.
b) Suriye'den Lübnan'a giden konvoyları bombalamak.
Bu çok iyi sonuçlar vermeyecektir çünkü bu yıl İsrail'in cephane konvoylarına düzenlediği 3 saldırıda görüldüğü üzere Suriye teçhizatları parçalara ayırıp onları da kaçakçıların kullandığı yollarla Lübnan'a gönderebilir.
c) Teslimat yapıldıktan sonra silahların taşındığı hedefleri, yani Hizbullah'ın Hermel'deki depolarını bombalamak. Bu da nerdeyse kesinlikle Hizbullah'ın İsrail'e savaş açmasına sebep olacaktır.
8 Haziran 2013 - 05:42
News ID: 427358
Kusayr gelişmelerini haftalar öncesinden istihbari bilgiler üzerinden yayınlayan DEBKA,her halükarda ciddi bir savaşın kapıda olduğunu yazdı