Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- İslam’ın en tepe noktasındaki halife yeri gelmiş hakimin karşısında bir gayri Müslim'le diz dize oturup yargılandığında bazen aleyhinde kararlar bile verilmiştir. Neden çünkü tatmin edici delilleri muarızına karşı getirememiştir. Adil hakimler de onların aleyhine karar vermiştir. Şunu anlıyoruz ki bir şey hakkında hüküm vermemiz ve adil kararla vermemiz gerekirken asla tek bir kişiyi, kaynağı dinleyip diğerine savunma hakkı vermeden ya da onun delillerini peşinen reddederekten hüküm verirsek İslam’ın ADALET ilkesinden çıkmış oluruz. Hiçbir Müslümana muarızını şikayet eden kişiyle beraber muarızını da (şikayetçi olduğu kişi ya da kurum) dinlemeden hüküm vermek yakışmaz. Buna en güzel örnek gayri Müslim'i İslam halifesine karşı haklı bulup halife aleyhinde hüküm vermesidir. Evet şanlı İslam tarihi bu adil karar vermelerle doludur.
Şimdi malumdur ki Suriye büyük bir zulüm altında ve taraflar birbirlerini suçlamakta ve her gün – günümüz teknolojisini de göz önünde bulundurarak- yeni videolarla fotoğraflarla bilgi ve belgelerle karşılaşmaktayız. Müslümanın görevi bu haberlerin kaynağına dikkat ederek iki tarafı da dinleyerek hüküm vermesidir. Aksi takdirde "adalet"ini yitirir. Dün medyaya sadece ve tek bir kaynak olarak muxalif basın ajansları tarafından vahşet ve kabul edilemez dehşet görüntüler servis edildi. Bu vahşet hiçbir vicdan tarafından kabullenilemeyecek kadar ağırdır. Bunlar gerçek de olabilir montaj da. Bunu Esad da yapmış olabilir muxalifler de. Bize düşen “adil hüküm” vermek istiyorsak sadece muxaliflerin iddiasına dayanarak hüküm vermeden uzak durmamız gerek. Hele hele işin içinde Müslümanlığından ve müminliğinden şüphe olmayan İran ve Hizbullah da hedefe koyulacaksa hakarete uğrayacaksa bin düşünüp öyle karar vermek gerek. Çünkü bu zulme sessiz kalma vebali nasıl büyükse bunu başka müslümanlar aleyhinde sadece mezhebinden ya da başka endişelerinden dolayı kullanmak daha ağır ve telafi edilemez bir vebal getirir. Muxalifler bu iddiayı ortaya attı. Karşı taraf da reddetmekte hem de kendilerince deliller de getirmekte. Bizim ise bir tarafa olan meyil ve sevgimiz bir tarafa da olan mezhepsel ya da vs. kin ve adavetimiz sadece birinin iddiası veya delili üzerinden diğerini suçlamamız gerek. Hele bu kişiler bir de toplumda öncü, örnek alınan ağızlarına bakılan şahsiyetlerse yüz bin düşünüp bir konuşmalıdır. Çünkü verdiği hükümle büyük bir kitleyi bir kitleye karşı düşmanlaştırabilir. Bunun vebali zulme karşı sessiz kalmadan daha büyük olabilir.
Bu yüzden şöyle diyorum; eğer ki bu katliam haberleri gerçekse ve bu vahşeti Esad yapmışsa –çünkü onun yaptığı konusunda kesin delilim yok - Allah ona bildiğimiz veya bilmediğimiz bütün varlıklar adedince lanet etsin, onu cehennemin en kötü yerinde ebedi kılsın. Yok eğer bunlar montaj, yalan veya doğru olup muxalifler tarafından yapılmışsa o zaman Allah’u Teala da yine bildiğimiz veya bilmediğimiz varlıklar adedince bunlara da bunların destekçilerine de bunların duacılarına da vs vs. lanet etsin onları KAHHAR ismiyle kahretsin. Biri bana montajsız, hilesiz ve tarafsız, adil haber kaynakları aracılığıyla Esad'ın bu zulümlerini ispat etsin Wallahi söz veriyorum ben sizden daha fazla oturup kalkıp Esad’a da destekçilerine de lanet ve beddua edeceğim. Çünkü masum bebelerin bu vahşete kurban gitmesine hiçbir vicdan ve iman sahibi göz yumamaz. Destekte bulunamaz. Eğer yapamıyorsanız o zaman sizler şu mezhepsel kinlerinizden ve satılmış medyaya esir oluş akıllarınızın yanlış hüküm vermesinden artık vazgeçin. Aksi takdirde Kudüs'ün hamisi ve ümmetin medarı iftixarı olan direnişi Müslümanlar nazarında mahkum etme karalamanın ve düşman haline getirmenin vebalini de kaldıramayacaksınız. Hesabını Allaha da ve kandırdığınız Müslümanlara veremeyeceksiniz. Son olarak yine bir duayla yazıma son vereyim;
Ya Rabbim eğer bu kimyasal vahşet doğruysa ve bunu Esad yapmışsa sen ona senin bildiğin bütün varlıklar adedince lanet et. Azab et. Onu da destekçilerini de kahret. Yok eğer bu bir yalansa montajsa üzerinden Hizbullah ve İran yok edilme hedefi güdülerek ortaya atılmışsa ya da failleri muxaliflerse sen onları da aynı şekilde kahret, onlara da lanet et onların yalanlarına aldanan bütün beyinsizleri de onların duacılarını da destekçilerini de aynı akibete uğrat. Onları bu dünyada da axirette de rezil et. Onlara merhamet etme.
Ahmet Bayram